CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, yaptığı açıklamayla kendini rezil etti.
Başörtüsü karşıtlığında sınır tanımayan, ikna odalarıyla herkesin yakından tanıdığı Serter, ofsayta düştü.
Olay şöyle gelişti: Milli Eğitime bağlı okulların tamamına yakını Anadolu statüsünde idi. Buna karşın Kız Meslek Liseleri, Ticaret, Endüstri ve İmam Hatip gibi liselerin ise bazıları düz lise, bir kısmı da Anadolu statüsündeydi. Bu durum kayıt esnasında iki temel sonucu getiriyordu.
Birincisi; tercih edilerek girilen Anadolu Liseleri ve yukarıda adı geçen liselerin Anadolu bölümlerinin dışında kalan düz bölümlere, tercihsiz olarak öğrenci akışı sağlanıyor, bu öğrencilerin gideceği başka okul da kalmıyordu. Dolayısıyla gerek meslek liselerinde gerekse imam hatip liselerinde öğrenci yığılmasının bir sebebi bu idi.
İkinci sonuç ise; gelen bu öğrencilerin, deyim yerindeyse elekten geçmeyen, başarı durumu düşük seviyede olmasıydı.
Hem meslek liseleri hem de imam hatip liseleri, aslında bu durumdan rahatsız olup, kendilerine gelen öğrencilerin de tercihle kaydolmasını haklı olarak istediler. İşte Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ve ardından Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'nün yaptığı çalışma sonucu, Bakanlığın onayladığı karar, bütün okullar arasında adaletli bir sonuç doğuruyor, dolayısıyla tüm okulları Anadolu yapıyordu. Artık Türkiye genelinde düz lise kalmamış, bütün liseler "Anadolu" statüsü kazanmış oluyordu.
Yaşanan durum bu iken, Nur Serter, Meslek Liselerinin Anadolu olmasından hemen sonra sabırsızlık göstererek talihsiz bir açıklama ve yersiz suçlamalarda bulundu:
"Bu Türkiye'de çok ciddi bir dönüşümün işaretidir. Öğrenciler tek bir seçenek ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bu laik eğitim sistemi ile uyumlu bir düzenleme olmadığı gibi Anayasa'nın din ve vicdan hürriyeti başlığı altındaki hükme de karşıdır. Bu çok ciddi bir suçtur, eğitim hakkının engellenmesi, laik eğitimin sonlandırılması, bireyin eğitimi seçme özgürlüğünün ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Bu hem ulusal hem uluslararası düzeyde çok sayıda dava açılmasına neden olacak bir girişimdir. Bu hatadan Milli Eğitim Bakanlığının dönmesi gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'nı uyarıyor geri adım atılmadığı takdirde bu konunun yasal mercilerde de takipçisi olduğumuzu duyuruyorum."
Ne kadar ön yargılı, haksız, aceleci, yersiz ve aşırı ideolojik bir tutum.
Meslek Liselerinin Anadolu olmasıyla birlikte aslında Nur Serter'in zil takıp oynaması gerekirdi. Hiçbir Anadolu Lisesine giremeyen öğrenciler İmam Hatip Liselerine girer ve başarı seviyesi de çok düşük olurdu. Ama bunu göremedi. Heyecanlandı, korktu, zihninde kurguladığı üzere, tüm öğrencilerin mecburi istikamet, imam hatiplere yöneleceğini zannetti.
Oysa biraz sabretseydi, İmam Hatip Liselerinin de Anadolu olduğunu görecekti. Şimdi yaptığı bu açıklamalardan dolayı bakanlıktan ve kamuoyundan özür dileyecek mi?
Hem kendisi, İmam Hatip Liselerinin bu ülkenin okulları olduğunu ne zaman kabullenecek?
Bu okulların gerçekte laikliğin teminatı olduğunu ne zaman benimseyecek?
Buradan yetişenlerin ülkeye hizmetten başka bir gayelerinin olmadığını ne zaman anlayacak?
Sözü İmam Hatip camiasının önemli isimlerinden merhum Celal Hoca bağlasın:
"İmam Hatip talebesi; asrın ihtiyaçlarını müdrik, Doğuyu ve Batıyı bilen münevver, aydın desinler diye dinden taviz vermeyen, dindar desinler diye de dinden taviz vermeyen, tavizsiz fakat müsamahakar bir gençliktir."
Böylesi bir gençten kimse rahatsız olmamalı, değil mi?