Londra Metropolitan Polisi'nden yapılan açıklamada, teşkilat çalışanlarına getirilen 'Mason olduğunu bildirme zorunluluğu' uygulamasına karşı İngiltere Birleşik Büyük Locası'nın ihtiyati tedbir talebiyle Yüksek Mahkeme'ye yaptığı başvurunun bugün ele alındığı belirtildi.
Açıklamada, Yüksek Mahkemenin, İngiltere Birleşik Büyük Locası'nın tedbir talebini reddettiği, hakim Martin Chamberlain'in Büyük Loca'nın bu yükümlülüğün insan haklarını ihlal ve ayrımcılık olduğu yönündeki iddialarının makul olmadığına hükmettiği vurgulanarak, 'Bugüne kadar gizlilik kuralları olan organizasyonlara üye olduğunu bildiren polis sayısını da açıklayan Chamberlain, bu sayının 350 ve büyük çoğunluğunun ise mason olduğu bilgisini paylaştı.' ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Londra Polisi'nin kararı memnuniyetle karşıladığına işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
'Londra Polisi, geçmişte veya şu an, gizli üyelik kuralları olan, hiyerarşik yapısı olan, mensupları arasında destek ve korumayı önceleyen organizasyonlara üye olanların bunu bildirmesi zorunluluğunu aralık ayındaki politika güncellemesiyle getirdi. Masonlar böyle bir organizasyondur. Politikalarımızdaki değişiklik, çalışanlarımızın mason locası ya da benzeri bir organizasyonun üyesi olamayacağı anlamına gelmez.'
Açıklamada, teşkilat çalışanlarının, masonluk veya benzeri organizasyon üyeliklerinin atama ve terfi gibi alanlarda olumsuz etkisi olacağına yönelik kaygılarını dile getirdiği ve bu endişelerin istihbarat raporlarında da yer aldığı aktarıldı.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Londra Metropolitan Polisi'nin Yolsuzluk ve Görevi Kötüye Kullanma ile Mücadele Birimi Yöneticisi Simon Messinger, 'Kendimizi mahkemede güçlü şekilde savunmak için hazırdık. Bugün alınan karardan memnuniyet duyuyoruz.' dedi.
Messinger, çalışanlara getirilen üyelik bildirme zorunluluğuna gerekçe olarak tarafsızlık sorunu ve sadakat karmaşasını gösterdi.
Mağdur ve ihbarcıların polisin başka yerlere bağlı olmadığı konusunda güvenmesi gerektiğinin altını çizen Messinger, 'Gizliliği önemseyen organizasyonlara karşı duruşumuz budur.' ifadelerini kullandı.
Geçen yıl kurum içinde yapılan bir anket sonucunda Londra Metropolitan Polisi çalışanlarının yüzde 66'sı, çalışanların masonluk ve benzeri organizasyonlara üyeliğini bildirmesi gerektiği yönünde fikir beyan etmişti.
Daniel Morgan cinayeti ve masonluk tartışmaları
İngiltere'de polis teşkilatındaki masonluk ilişkilerine yönelik tartışmalar, 1987'de özel dedektif Daniel Morgan'ın öldürülmesiyle bağlantılı soruşturmalarla uzun yıllardır gündemde yer alıyor.
Cinayete ilişkin 2021'de yayımlanan raporda, olayın aydınlatılamamasında polis içindeki kurumsal hataların ve çıkar ilişkilerinin etkili olduğu belirtilmiş, polis teşkilatındaki masonluk bağlarına daha sıkı düzenleme getirilmesi tavsiye edilmişti.
Raporda, cinayet soruşturmalarında görev alan 10 polisin mason olduğu ve bu kişilerden birinin daha sonra baş şüphelilerden biriyle birlikte çalıştığı bilgisine yer verilmişti. Buna karşın, raporda masonluk kanallarının doğrudan cinayeti örtbas etmek amacıyla kullanıldığına dair kesin kanıt bulunmadığı da kaydedilmişti.
Londra Metropolitan Polisi, yıllardır masonluk bağlantılı kişisel ilişkilerin yolsuzluk riski oluşturabileceğine dair istihbarat bulunduğunu, ancak bu iddiaların hiçbirinin ceza hukuku kapsamında kanıtlanamadığını açıklamıştı.