İnsan az değildir

0

İnsanın elinden her şey gelir. İnsan olması da olmaması da…
Şefkat de şiddet de… Barış da savaş da…
Şereflilik de şerefsizlik de…

İnsan seçmektir.

Tercihtir insan.

Evine ekmek getirir. Sorumsuzun tekidir getirmez. Büyük büyük çalar. İyi giyinerek, markalı ve sükseli maskesini takarak güpegündüz çalar. Daha çok, daha çok kazanmak için sömürür. Gökdelenlerde oturur. Veya pencereden seyrederken sadece araba tekerleklerini ve ayakkabı çeşitlerini görür. Ya da akşama kadar merdiven altında, basık bir mekanda, karın tokluğuna, en fazla bir televizyon dizisine, ayda bir kilo ete, ucuzluklara maruz kalarak ama çalmadan yaşar. Veya bilmem kaçıncı, hadi üçüncü arabasının markası çabuk eskir. Veya "Eskiciii…" diye sokaklarda dolaşırken dilenciye lira uzatır. Simit satar, artanları güzelce paketleyerek komşularıyla paylaşır. Onuncu evindeki kiracısının keyfi artırdığı kirayı fazla bulması yüzünden çıkardığı huzursuzluğu haksız bulur. Tersi de var. Her şey mümkün. Küçük büyük, bir tercih izdihamıdır dünya.

Okur. Okumaz. Düşünür. Hiç düşünmez. Bir çocuğa kalemlik armağan eder. Bir çocuğu sokakta dilenciliğe zorlar. Veya çocukları bombalar. Küçücük bir kız çocuğunun yanına -yetmişindeyken üstelik- tutar kendisini damatlığa yakıştırır. Yusuf olur nadiren sevdiğine aşkını bile diyemez. Daha lisedeyken görmüş geçirmiş bir kadın gibi giyinir, süslenir; cinsel cazibelerinden ibaret bir halde safi cilve, kur, bildiğin kadın olarak çıkar sokaklara gencecik bir ağaçken, ilkbaharken daha… Pekala, aşık olacakken ve kafelerde naz kapris yapacakken ülkesi için, toplumu için bir şeyler yapmalıyım kaygısıyla oradan oraya koşar veya. Ağlar geceleri satırların içine…

Ya da "herkes" der, "ben gibi düşünecek, tıpatıp, aynı düşünecek. Yoksa yaşatmam!" der insan. Yine "herkes dilediği gibi düşünmekte ve yaşamakta hürdür, yeter ki birbirimize zarar vermeyelim" der.

Gündelik yaşamı dedikoduya, polemiğe de çevirir; huzura, sükûnete de. Dini samimiyetsizliğe, tutup kültürü saçmalığa, salt folklora, sanatı soysuzluğa, medyayı yalana dolana, siyaseti entrikaya, sesini duyurmayı talana, yıkıma çevirebilir. Tam tersi nitelikli muhabbetleri, soylu ve medeni gelenekleri, belki de Rabbine hayranlığını cezbeden sanatı, dosdoğru bir medyası (bunu düşünmekte zorlanıyorum), saygıdeğer bir siyaseti gerçekleştirebilmesi ve sesini en güzel içerik ve üsluplarla duyurması da mümkündür.


İnsanın elinden her şey gelir.

İnsan olması da olmaması da…

Önemli olan sen hangisisin?

Ben hangisiyim? Bu tercihlerden...