İnsanlara karşı su-i zanna yol açacak

0

Peygamberimiz mü'minleri birbirleri hakkında yanlış kanaat sahibi olmaktan, kötü düşünceler beslemekten sakındırır, bu hususa kendi özel hayatında da dikkat ederdi.

Bir keresinde Ramazanda mescitte itikaf denen ibadete başlamıştı. Hanımlardan Huyey kızı Safiye, akşam üzeri ziyaretine gelmişti. Safiye'nin evi mescitten uzakta bir yerdeydi. Peygamberimiz onu yolcu etmek için mescitten dışarı çıkmıştı. Ensar'dan iki kişi oradan geçerken, Peygamberimizi görünce hızla yürüyüp geçmek istediler. Allah Resûlü onlara seslenerek:

– Yavaş olun. Yanımdaki kadın anneniz Safiye'dir, dedi.

Bu uyarıdan dolayı utanan sahabiler:

– Sübhanallah! Hakkınızda hayırdan başka ne düşünebiliriz ki ya Resûlallah, dediler. Peygamberimiz şu karşılığı verdi:

Şeytan, insanın vücudunda dolaşan kan gibidir. Sizin kalbinize de kötü bir düşünce atmasından korktum.

Görülüyor ki, insanlar hakkında kötü düşünmemek kadar, kötü düşünceye fırsat vermemek te önemlidir. İnsanlardan kötü düşünmemelerini beklemek yeterli değildir. Onların su-i zannına yol açacak, saygılarını kıracak davranışlardan uzak kalmak ta gereklidir.

GAYR-İ MÜSLİM BİLE OLSA İNSANLARA VERDİĞİ SÖZDE DURMAK PEYGAMBER SÜNNETİDİR

Peygamber Efendimiz, ahde vefaya çok dikkat eder, verilen bir sözün mutlaka yerine getirilmesini isterdi. Yapılan ahit, Müslümanın aleyhine bile olsa, o sözden dönmeye izin vermez, rıza göstermezdi.

Rivayete göre, Bedir Savaşı'nda müşrikler Huzeyfetül-Yeman'ı babası ile birlikte Bedir'e giderken yakalamışlardı.

– Siz herhalde Muhammed'in yanına gidiyorsunuz. Savaşta ona yardım etmek niyetindesiniz, demişlerdi.

Huzeyfe ile babası, canlarını kurtarmak için müşriklere:

- Bizim Medine'ye gitmekten başka bir niyetimiz yok, savaşa katılmayı düşünmüyoruz, demişlerdi.

Müşrikler onlardan Medine'ye dönmek ve Peygamberimizle birlikte çarpışmamak üzere söz aldılar, ondan sonra serbest bıraktılar.

Huzeyfe ile babası serbest kalır kalmaz, gizlice Bedir'de bulunan Peygamberimizin yanına gittiler. Başlarından geçeni ona anlattılar. Peygamberimiz kendilerine:

Sözünüze sadık kalıp Medine'ye dönünüz. Müşriklere verdiğiniz ahdi yerine getiriniz. Biz de onlara karşı Allah'ın yardımını dileriz, buyurdular.