İnsanların diliyle söylediklerini esas alın

0

Üsame bin Zeyd anlatıyor:

– Resûl-i Ekrem bizi Cüheyne kabilesinden Harka oğulları üzerine savaşa göndermişti. Sabah olunca düşmanın yurduna vardık. Onları yendik. İçlerinden birine, Ensar'dan bir arkadaş ile yetiştim. Tam boynuna kılıcımı vuracakken:

La ilahe illallah, dedi. Arkadaşım bunu işitince geri çekildi. Ben ise, denileni samimi olarak söylemiyor, kılıç korkusundan diyor düşüncesi ile ona vurmakta tereddüt etmedim.

Kumandan ve arkadaşlarım bana:

– Allah'a yemin olsun ki, sen buyrulmadığın kötü bir iş yaptın. La ilahe illallah diyen bir adamı öldürdün, dediler.

Bu gibi sözleri işitince yaptığıma çok pişman oldum. Üzüntüden yemeden içmeden kesildim. Resûlüllah'ın yanına varınca arkadaşlarım olayı kendisine haber verdiler. Resûlüllah beni çağırdı.

Ya Üsame! Demek sen La ilahe illallah diyen bir adamı öldürdün ha...dedi. Ve bu sözü üç kere tekrar etti.

– Ya Resûlallah, o bunu silahtan korktuğu için söyledi, dedim. Resûlüllah:

Bari adamın kalbini yaraydın da samimi olarak mı, yoksa yalandan mı söylemiş öğreneydin?buyurdu.

Bana bunu o kadar çok tekrarladı ki,

– Keşki, o gün yeni Müslüman olaydım da o olay başımdan hiç geçmemiş bulunaydı, diye gönülden arzu ettim.