İnsanlık Suçu

0

Tarih, 8 Ağustos 1915 Kurmay Albay Mustafa Kemal Bey Anafartalar Grup Komutanlığına atanmıştır ve tam bu sıralarda siperlerde bir haber dilden dile yayılmaktadır "Düşman zehirli gaz atacakmış". Gerisini Mustafa Kemalin Karlsbad hatıralarından dinleyelim:

''Ben düşündüm, buna karşı koyacak herhangi bir tedbire ve vasıtaya o zaman Türk ordusu malik değildi. Derhal şu fikri ileri sürdüm. Düşman zehirli gazı kullansa da bize tesir etmez, çünkü onlar deniz kenarındaki düzlük ovada, biz ise daha yükseklerdeyiz. Bu haber ordu birlikleri arasında yayıldı. Hakikaten düşman ufak bir deneme yaptı ise de, o sırada rüzgar istikametinin değişmesi de bize yardım ederek, bu gaz belasından kurtulmuş olduk, böylece de erlerimizin maneviyatı, bize inançları kuvvetlendi.''

Mustafa Kemalin tabiriyle bu "gaz belası" bilinmedik bir silah değildi. Zira daha 7 ay önce Ocak 1915 te Almanlar Polonyada Ruslara, iki ay sonra da Nisan 1915 te Flandrea'da Fransız ve İngilizlere karşı klor gazı kullanmışlardı. Diğer cephenin ülkeleri de bu zehirli gazları üretmeye başlayınca tam bir kimyasal silah yarışı da başlamış oldu. 1917 ve 1918 yıllarında üretilen hardal gazı ile her iki taraftan da binlerce insanın öldürülmesi bu gazların ne denli tehlikeli olduğunu göstermiş, 1925 yılında Cenevre Protokolü ile geniş çaplı yasaklar taraf ülkelerce kabul edilmişti.

Amerika Birleşik Devletleri 1918 yılında kimyasal silah üretimine, Japonya 1937 yılında biyolojik silah programına resmi olarak başlar. Hatta Japonya biyolojik silah programında onbin suçluyu kobay olarak kullanır. Üç yıl sonra Japonya 1940 ta Çin ve Mançuryaya dünyanın ilk biyolojik silah saldırısında bulunur: veba mikrobu taşıyan pirelerle dolu pirinç ve buğday çuvallarını bu ülkeye atar.

1961-70 yılları Amerikanın Vietnamı kimyasal silahlar deneme tahtası olarak kullandığı yıllardır, her türlü kimyasal silah bu ülkede denenir.

16 Mart 1988'de zehirli gaz bombalarını taşıyan sekiz MiG-23 uçağı tarafından Halepçe kasabasına bombardıman düzenlenir. Yalnız bu bombalar kimyasal madde bombalarıdır: sülfür, hardal ve sarin gazından müteşekkil bombalamada dakikalar içinde beşbinden fazla insan ölür.

Sadece Birinci Dünya savaşında kimyasal silah saldırıları sonucu ölen insanların sayısı yaklaşık yüzbin kişidir. Birinci Dünya savaşını müteakiben kabul edilen Cenevre Protokolü ile kısmi bir başarı sağlansa da Dünya genelinde kabul "Kimyasal Silahlar Sözleşmesi" ile mümkün oldu. Bu sözleşme ile üye ülkelere stoklarındaki kimyasal silahları açıklamaları ve Nisan 2007 sonuna kadar da sahip oldukları bütün kimyasalları yok etmeleri zorunluluğu getirildi. Sözleşmeye taraf ülkeler tüm dünyada 70.000 ton kimyasal silah stoğu bildirdiler. Ancak şu ana kadar bu miktarın yalnızca %11'i imha edilebilmiştir.

İnsanın derunundaki kıyıcılık arz-ı endam edince anlaşma, protokol, söz gibi mevhumların hiç bir manası kalmıyor. Tüm bu katliamlar ardından çıkarılan dersler sonucu yapılan anlaşmalar, imzalanan sözleşmeler İdlibde yaşanan katliam sonrası birer paçavraya dönmüştür. Aslında paçavraya dönen, hükmü kalmayan şey insanın şeref ve haysiyetidir. Tekrar anlaşılmıştır ki insan denen yaratık evrenin en zalim ve kıyıcı hayvanıdır.