Erakçi, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen Silahsızlanma Konferansı'nda konuştu.
Uluslararası barış ve güvenlik mimarisinin, özellikle son yıllarda benzeri görülmemiş gerilimler, aşınma ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya kaldığını kaydeden Erakçi, bu durumun küresel barış ve istikrar için ciddi riskler oluşturduğunu ve silahlı çatışmaların tırmandığını söyledi.
Erakçi, uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygının giderek azaldığını belirterek şunları kaydetti:
'Çok taraflılığın zarar görmesi, yasa dışı tek taraflı zorlayıcı önlemlerin dayatılması ve nükleer silahlara politika aracı olarak yeniden güvenilmesinin son derece istikrarsız bir küresel ortam oluşturduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu, giderek artan tehditler ve zorluklar, özellikle nükleer silahların ortadan kaldırılması konusunda tek, çok taraflı müzakere forumu olan bu konferans tarafından acil kolektif eylem gerektiriyor. Nükleer silahlar, insanlık için doğrulanabilir ve geri döndürülemez en büyük tehdidi oluşturuyor.'
Nükleer silahlara olan bağımlılığın, bazı ülkelerin güvenlik doktrinlerinde giderek daha fazla yer aldığının altını çizen Erakçi, insanlığın, çoğu konuşlandırılmış veya yüksek alarmda olan 12 binden fazla nükleer savaş başlığının gölgesinde yaşamaya devam ettiğine işaret etti.
Erakçi, 'İran, nükleer programının niteliğiyle ilgili endişeleri gidermeye ve tamamen barışçıl karakterini sağlamaya hazır olduğunu gösterirken, nükleer enerjinin barışçıl kullanımını hedefleyen bir strateji izledi. İran, bu temelde nükleer müzakerelere girdi ve bugüne kadar devam etti. Bu müzakerelerin seyrine ilişkin bir inceleme, İran'ın nükleer silah üretmeyi veya edinmeyi ne amaçladığını ne de İran'ın ulusal güvenlik doktrininde hiçbir yeri olmadığını sürekli olarak teyit ettiğini ortaya koyuyor Bu pozisyon, savunma politikamızda kök saldı ve kitle imha silahlarını yasaklayan açık dini sınırlar tarafından destekleniyor.' diye konuştu.
İran'ın diplomasiye ve iyi niyetli yaklaşıma olan bağlılığını göstermesine rağmen bazı Batılı ülkeler ve özellikle de ABD'nin davranışlarının, müzakere sürecinin güvenilirliğini ciddi anlamda zedelediğine değinerek, ABD'nin Ortak Kapsamlı Eylem Planı'ndan (JCPOA) tek taraflı çekilmesinin, çok taraflı yükümlülüklerin güvenine ve istikrarına derin bir darbe vurduğunu söyledi.
'(İsrail) Sömürgeci soykırımının bir parçası olarak Gazze'de 70 binden fazla insan katledildi'
Erakçi, 'Daha da endişe verici olan, müzakerelerin ortasında olduğumuz bir dönemde, Haziran 2025'te İran'a karşı askeri saldırıya başvurulmasıydı. Bu tür bir saldırganlık, BM Şartı'nın ve uluslararası hukukun temel ilkeleriyle tam bir çelişki içinde. ABD ve bazı Avrupa ülkeleri, İsrail rejiminin nükleer silah kapasitesi dahil uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditlerine göz yumarken, İran'ın barışçıl nükleer programını uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olarak göstermeye devam ediyor.' ifadelerini kullandı.
İsrail'in, son 80 yıldır en korkunç suçları 'tam bir cezasızlıkla' işlediğini hatırlatan Erakçi, İsrail'in 2 yıldan kısa bir sürede bölgedeki 7 ülkeye saldırdığını söyledi.
Erakçi, '(İsrail) Sömürgeci soykırımının bir parçası olarak Gazze'de 70 binden fazla insan katledildi. (İsrail'in) İşlemediği suç ve aşmadığı kırmızı çizgi yok.' dedi.
İran'ın, yasal yükümlülükleri çerçevesinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğine olan bağlılığını sürekli olarak vurguladığını kaydeden Erakçi, İran'ın, IAEA'nın kurucu üyesi ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'na (NPT) taraf bir devlet olduğunu da söyledi.
'Birlikte çalışarak nükleer silahlardan arınmış bir dünya elde edebiliriz'
Erakçi, İran'ın her zaman anlamlı ve sonuç odaklı müzakerelere katılmaya hazır olduğunu kaydederek, şu değerlendirmede bulundu:
'Bugün Cenevre'de ABD ile ikinci tur müzakereleri gerçekleştirdik. Müzakerelerin, ilgili tarafların ve daha geniş bölgenin çıkarlarına hizmet edebilecek sürdürülebilir ve müzakere edilmiş bir çözüme yol açacağını umuyoruz. (İsrail tarafından) 13 Haziran 2025 saldırısı sırasında da gösterildiği gibi, İran her türlü tehdit veya saldırı eylemine karşı kendini savunmaya tamamen hazırdır. İran'a yönelik herhangi bir saldırının sonuçları sınırlarıyla sınırlı kalmayacak.' diye konuştu.
Silahsızlanma Konferansı'nın işlevsiz olduğuna da işaret eden Erakçi, acil bir gereklilik olarak kapsamlı bir nükleer silah sözleşmesi müzakerelerine başlanması gerektiği dile getirdi.
Nükleer tehditlerin, saldırganlık ve çifte standartlar karşısında önleyici bir eylemsizlik olduğunu ve uluslararası hukukun temellerini zayıflattığını belirten Erakçi, 'Önümüzdeki seçim açıktır: Ya nükleer silahları ortadan kaldırırız ya da bir gün onlar bizi ortadan kaldırır. Birlikte çalışarak nükleer silahlardan arınmış bir dünya elde edebiliriz.' ifadelerini kullandı.