İran'ın Ber-'KİN'i

0

Bugünkü yazımı Yemen'deki gelişmeler üzerine yazmayı düşünürken Türkiye'de iki gündür yaşanan gelişmelere değinmeden geçmek istemedim. Zira, Dünya'da yaşana(n)cak herhangi bir gelişmeyi artık Türkiye'den bağımsız düşünemeyiz. Ülkemizde sosyolojik açıdan birçok kırılmalara ve yarılmalara neden olan 'Gezi İhaneti'nin artçıları 'Yeni Türkiye'nin 31 Mart vakası' olarak Şehit Savcı Mehmet Kiraz'ın katledilmesiyle devam ediyor. Anlaşılan o ki genel seçimlere kadar benzer şekilde Türk-Kürt, Alevi-Sünni temelli birçok provokasyon ülkemizin kapısında bekliyor. Berkin Elvan, 'sözde' haklarını savunan sersemler tarafından bir kez daha istismar edilerek, Babası Sami Elvan'ın dediği gibi 'bir kez daha öldürüldü.'

Berkin Elvan, 16 Haziran 2013 tarihinde polisin attığı gaz kapsülü sonucu, uzun süre yoğun bakımda kaldıktan sonra 11 Mart 2014 tarihinde vefat etti. Elvan'ın ölümü, ölümüne neden oluşu, olayın adli problemleri hep gündemdeydi. Mesele sürekli olarak siyasi hesaplaşmanın gölgesinde kaldı. Haliyle adli çelişkiler gündeme hiç gelmedi. Çünkü beş ayrı savcı, soruşturmada ilerleme kat edememiş, son savcı ise paralelci olduğu için görevinden alınmıştı. Savı Mehmet Kiraz, göreve geleli 2 ay olmasına rağmen ciddi yol almasına karşı sözde 'görevi yapmıyor' diye öldürüldü. Meslektaşım Süleyman Işık, meseleyi güzel özetlemiş: "Berkin Elvan'ı bugüne kadar siyasiler kullandı, medya kullandı, sanatçılar kullandı. Öyle bir öfke girdabına yakalandılar ki Berkin'i terör eylemlerinde ön saflara sürüp, ölmesine vesile olan terör örgütü DHKP-C'ye bile destek verecek kadar çukurlaştılar.'' Bu olayın akılla açıklanacak bir yanı yok. Düşünün Berkin Elvan'ın vurulduğu olay günü, görev yapan polislerin adını bile bulan, neredeyse soruşturmayı çözen savcı, teröristler tarafından bir şekilde toplumun kendi dinamiklerini de (Alevi-Sünni) kullanılarak öldürülüyor. Dış Politika çalışan akademisyen veya gazeteciler iyi bilir ki, Türkiye'de mezhep temelli provokasyonu en iyi yöneten veya karıştıran ülke/ler Almanya ve İran'dır. Neredeyse Türkiye'nin ilik naklini yapabilecek bilgi seviyesine ve güce sahiptir. Öyle ki Türkiye'de Suriye özelinde yaşanan/yaşanması muhtemel vakaların arkasında bu ülkelerin desteklediği örgüt/dernek/vakıf'ların çalışmaları yatmaktadır.

Türkiye, Arap Baharı sonrası Ortadoğu'da yürüttüğü aktif politikası, Batı başta olmak üzere İran'ı ciddi şekilde rahatsız etmişti. Suriye iç savaşı bardağı taşarmış, son Yemen krizinde İran'a karşı rest çekmesiyle İran-Türkiye ilişkilerinde gerginlik tavan yapmıştı. Türkiye'nin son olarak Musul'daki Arap Aşiretlerle yaptığı görüşmeler, Yemen'de İran destekli Husilere karşı lojistik desteği, Suriye'nin İdlip şehrinin Esed zulmünden kurtarılmasına karşı olarak, İran, Türkiye'de infial yaratacak bir eyleme imza attı. (Her ne kadar Savcı Kiraz'ın 'Artık öldürün' infaz emrini, Yunanistan'ın Lavrion Kampındaki DHKP-C yöneticisinde gelse de bu tarz örgütler uluslararası destek almadan yaşayamazlar. Kamuoyunda anti-Yunanistan algısı oluşturularak hedef şaşırtılmak istenmektedir.) Berkin Elvan, Türkiye'de siyasi açıdan herkesçe kullanıldığı yetmemişçesine, bu sefer de İran tarafından Türkiye'nin Ortadoğu politikalarına karşı ÖC/KİN olarak kullanılmaktadır.

Ortadoğu özelinde Suriye ve Yemen'de yaşanan olaylarla Türkiye'deki bir terörist eylemi, yan yana getirmeyi belki hayali olarak değerlendirebilirsiniz. Lakin sahada yaşanan gelişmeler Berkin Elvan üzerinden Türkiye'nin kulağını çekmekten başka bir şey değildir. DHKP-C daha önce yaptığı en sansasyonel eylem, Sabancı Suikastiydi. Fehriye Erdal ve arkadaşları ideolojik frekanstan ötürü kamuoyunda çok tartışılsa da perde arkasında küresel bir çekişme çıkmıştı. DHKP-C bu seferde Berkin Elvan üzerinde Ortadoğu'da yaşanan çekişmenin mezhepsel ihalesini İran'dan aldı. Yemen'de Türkiye'nin müdahalesini sindiremeyen İran, dördüncü başkenti ele geçiremeden kaybetmek üzere. DHKP-C örgütü üzerinden Türkiye'de ilk kaos provasını yaptı. Sanırım Musul ve Suriye'deki yeni gelişmeler İran ve Türkiye'nin birbirlerine karşı agresif politik uygulamalarına bırakacaktır.

@HusamettinAslan

drhusamettin@hotmail.com