Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin 9 Ağustos’tan bu yana 13 kişinin yaşadığı üç Filistinli aileye ait evleri kuşatma altında tutmasıyla bölgede gerilimin artmasının ardından Filistinli Fevzi, saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fevzi, yıllar süren inşaatın ardından yaklaşık bir yıl önce yeni evine taşındığını ancak son aylarda Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının tekrarladığını belirtti.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, evin çatısına çıkarak aydınlatma lambalarını ve projektörleri kırdığını, bunun ailesini korkutarak bölgeden ayrılmaya zorlama girişimi olduğunu ifade eden Fevzi, şöyle konuştu:
"En tehlikeli saldırılardan biri, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin açık bırakılmış bir pencereden eve sızmasıyla gerçekleşti. Evimin içinde bana saldırdılar ve boğazımı sıktılar. Saldırganlar eşim ve çocuklarını odalardan birinde ablukaya aldılar. Ayrıca evdeki eşyalara zarar verdiler, dış duvarın bir bölümünü yıkarak, su depolarına hasar verdiler."
Fevzi, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ayrıca ailenin hareketlerini izlemek amacıyla evin çevresine kameralar yerleştirdiğini, bu durumun ailenin saldırıların tekrarlanacağı yönündeki endişelerini daha da artırdığını aktardı.
Ailenin büyük oğlu İsrail hapishanelerinde
Büyük oğlunun da yaklaşık 4 aydır İsrail hapishanelerinde tutulduğunu söyleyen Fevzi, oğlunun gözaltına alınmasının, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskınlarına karşı koymaya çalışması ve evlerini korumaya çalışmasıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Saldırılarla ilgili İsrailli yetkililere şikayetlerde bulunduğunu ancak İsraillilerin saldırıların tekrarlanmasını önleyecek herhangi bir koruma sağlamadığını kaydeden Fevzi, İsrailli soruşturma görevlilerinin kendisine, görevlerinin yalnızca "Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri korumak" ve taraflar arasındaki gerilimi önlemekle sınırlı olduğunu söylediğini aktardı.
Fevzi, "Bana veya ailemden birinin yeni bir saldırıya maruz kalmasından korktuğum için düzenli olarak evde yaşamıyoruz." dedi.
Kusra'da 16 ev İsrail ordusunun kontrolünde
Kusra Köy Meclisi Başkanı Abdulazim el-Vadi, İsrail güçlerinin belde ve çevresinde 16 eve el koyarak bunları askeri karargaha dönüştürdüğünü söylemişti.
Askerlerin bazı evlerin sakinlerini evlerini terk etmeye zorladığını belirten Vadi, İsrail ordusunun cuma sabahı belde içinden çekildiğini ancak çevredeki askeri varlığın sürdüğünü aktarmıştı.
Kusra'da yaşananlar, Filistinlilerin evlerinden ve topraklarından zorla çıkarılabilecekleri yönündeki endişeleri artırırken, bölgedeki baskının, ailelerin zorla yerinden edilmesi riskini beraberinde getirdiği uyarısında bulunuluyor.
Birleşmiş Milletler'e (BM) göre, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları 2026'nın başından bu yana benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı. BM, yılbaşından bu yana İsraillilerin saldırıları ile yıkım ve tahliye uygulamaları nedeniyle yaklaşık 3 bin 800 Filistinlinin yerinden edildiğini bildirdi.
BM, işgal altındaki Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerini ve yerleşim noktalarını uluslararası hukuk uyarınca yasa dışı kabul ediyor.