İŞİD bahane Oyun şahane

0

Ortadoğu'yu iyi okuyabilenlerin son zamanlarda piyasaya sürülen oyunların gizli ellerce yürütülmekte olduğunu anlaması hiç de zor olmaz.

Özellikle bugünlerde ferasetle düşünülüp sağduyu ile hareket edilmeye çok ihtiyaç var. Gündelik okumalarla ne İŞİD gerçeği ne de Ortadoğu'da kurulmakta olan düzenlerin arkaplanı tam anlamıyla anlaşılabilir. Saddam'ı Kuveyt'e girmeye ikna eden akıl ile Saddam'ı darağacına gönderen elin hiç de farklı aktörler olmadığını çok kısa zaman içinde öğrenmek zorunda kalmıştık. Arap Baharı derken, Arap uyanışının, demokrasi söylemleriyle süslenip körüklenen senaryonun aslında oyun kurucularınca yükselmekte olan ümmet bilincini baltalamaya yönelik olduğu kısa sürede Mısır gerçeği ile anlaşılıverdi.

Batılı devletlerin onca yıldır ortaya koydukları akıl, tükettikleri enerji, harcadıkları devasa bütçeler bir İŞİD'e feda edilebilecek kadar değersiz olabilir mi? Kısa sürede petrol bölgesinin merkezine oturabilecek bir güce Batı'nın ses çıkarmaması mümkün olabilir mi? Nasıl olur da Batı dünyası hayatlarını ortaya koydukları Irak oyununda sessiz davranabiliyorlar ve müdahil olmaktan geri durabiliyorlar? Bunca cinayetlere karşı göstermelik bir ittifakla "İŞİD'i bitireceğiz" sloganının arkasında hangi kanlı hesaplar saklı?

Suriye konusunda nasıl ki Türkiye'yi yalnız bıraktılar, şimdi de İŞİD konusunda yalnız bırakacaklarından hiç şüphemiz olmasın. Petrol kuyuları ve yükselmekte olan güçlü Yeni Türkiye basit bir yalanla kontrol edilebilir mi acaba?

Aylardır piyasaya sürülen haberler karşısında afallamış, kaynağını farkedemeyecek kadar basiretimiz bağlanmış olabilir. Doğru kaynaklardan istihbarat bilgilerimizin sağlanması için milli ve ümmetik kafa ve gönül yapısına sahip erlerin devreye sokulmasına ihtiyaç vardır. Milli değerlerinden uzak, devletçi ve ümmetçi olmayan hiç bir kaynak güven veremez. Petrol manyağı bir dünya'nın gözü dönmüş materyalist ruhlu kafaların, tarihte olduğu gibi, yapamayacağı hiçbir cinayet yoktur. Eğer şu anda halkın tepkisi olarak ortaya çıkmış yanlış bir hareket varsa onun sorumlusu da yine bu akıldır. Yıllarca işgale karşı direnen Sünni yapı içinde İŞİD'in baskı ve zulümlere karşı bir tepki olarak doğmuş olabileceği de unutulmamalıdır. Dünyanın dörtbir yanında buna benzer tepkisel oluşumlar mevcuttur. Bu oluşumları radikalize eden de yine aynı akıl olduğu göz ardı edilmemelidir. Ortadoğu'da ellerinden yavaş yavaş çıkmakta olan iplerin yeniden kontrol edilebilmesi için kurgulanmaya çalışılan bir oyun ile karşı karşıyayız. İŞİD bahane asıl oyunun farkında olmak zorundayız. Bir yolunu bulup Türkiye'yi bu çatışmanın ortasına çekip kenarda dört köşe olma senaryosundan başka bir şey değildir bu.

İki kardeş milleti yıllarca birbirine düşman haline getirip kırdırtanlar, şu anda İŞİD'i piyasaya sürerek Şii-Sünni çatışmasını çıkartmak ve Türkiye'nin belkemiğini kırmak istiyorlar. Kürt meselesini nasıl ki kendi yöntemlerimizle "çözüm süreci" ile kansız ve ölümsüz çözmeyi başarabildiysek, Ortadoğu'daki bütün meseleleri kendi öz yöntemlerimizle çözebiliriz. Bu Coğrafya'yı bizden daha iyi kimse bilemez.

Bütün bu oyunların tezgahlanmasının arkasında yatan gizli etken artık eski bir Türkiye'nin olmadığı; yep yeni bir Türkiye'nin, ayakları üzerinde sapa sağlam durabilen, Cumhurbaşkanı ile, Başbakanı ile, Parlamentosu ile ve bütün bunlara güç veren halkı ile özgüveni yeniden kazanmış, varlık şuurunu yeşertmiş tarihi sorumluluğunun farkında, ulvi değerleri ile bütünleşen güçlü bir devlet ve ninamik bir hükümetin varoluşudur.

Her ne sebeple olursa olsun Türkiye bu oyuna düşmemelidir. Mesele İŞİD meselesi değildir. Asıl meselenin Türkiye olduğunu görmek zorundayız. Şimdi NATO'yu da devreye sokacaklar. Velev ki Türkiye sonu başından belli olan böylesi bir operasyona dahil olmak zorunda kalsa bile "insani yardım" boyutundan öteye geçmemelidir. Hertürlü bahaneye rağmen Türkiye'nin içine çekilmeye çalışılan tehlikeli oyunun farkında olmasını ümit ediyor ve sağduyu sahiplerine ferasetle yaklaşmalarını salık veriyoruz.

Doç Dr. Saim KAYADİBİ

skayadibi@yahoo.com