YAZARLAR

Tüm Yazıları İsmail Zelvi

Üç yüzler kulübü

11.09.2018 00:03

300 Spartalı filmini izlemişsinizdir. Verilen mesaj çok net. 2 milyon 600 bin kişilik bir orduya karşı 300 Spartalı savaşçı bir geçidi tam 7 gün boyunca savunuyor. Tarihte olup olmadığı bile belli olmayan bir olayın önce çizgi film sonra da film yapılması küçük tesadüflerle izah edilemez. Düşünce kuruluşu dediğimiz Tink Tank kuruluşları, sivil toplum örgütleri, Hristiyan batının hâkimiyetini, Müslüman doğunun ise işe yaramaz ve esaretini yüz yıllardır yüzümüze vurup duruyor zaten. Dünya nüfusunun yüzde 24’ünü oluşturan toplam 1,8 milyar Müslümanı silahıyla, parasıyla, hile ve hurdasıyla yıllardır 300’ler kulübü yönetiyor. Dünyayı bir ahtapot gibi saran Evangelist Siyonizm’in hizmetinde bulunan bu 300’ler kulübündekileri üç aşağı beş yukarı hepimiz tanıyoruz zaten.  Rockefeller, Rotshcild, Russel, Mitsubişhi, Simens, Rusya’daki oligarklar. Yani ABD’yi Rusya’yı, Uzakdoğu’yu, AB’yi yöneten oyun kurucu olan asıl güç Siyonizm’in emrindeki bu 300’ler kulübü.

Irak ve Suriye’de olanların ön yüzünde Trump, Putin, Ruhani, Esed’i görürsek arka yüzünde ise İsrail’in güvenliğini, bölgedeki su ve enerji kaynaklarının paylaşımını sağlamak için Müslümanlar arası suni düşmanlıklar oluşturan içimize kadar sızmış sözüm ona bize dost görünen bu güçleri bulursunuz. Saddam ile Esed aynı ideolojiyi paylaştıkları halde yıllar yılı düşman kardeşler olarak yaşadılar. “Belli düşman gizli dosttan yeğdir” sözünün tecellisinden birbirlerine pek zarar vermediler. Ama gizliden gizliye dost edindikleri 300’ler kulübündeki heybesi dolu, silah, enerji tüccarları her ikisinin de ülkesini yerle yeksan etti. Gelinen noktada Trump da, Putin de düşman kardeşleri oynuyor. Birbirlerinin ayaklarına basmıyor, menfaatlerine halel getirmiyor. Taşeron örgütler vuruşsun, ölsün, kim galip gelirse gelsin, kazanan yine kasa, yani 300’ler kulübü.

Irak’taki bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pay şeklindeki kurtların bile yapmayacağı bu taksimatın altyapısı ise yıllardır etnik temizlik hareketleriyle devam ediyor. Aynı temizlik bugün Suriye’de yaşanıyor. ABD-Rus emperyalizmine karşı Sünni başkaldırının başı ancak böyle ezilebilirdi. Irak, 13. kayıp boy olarak tarif edilen, Hristiyan ve Yahudiler arasında paylaşılamayan bir grup ile Şiiler arasında pay edildi. Suriye’de ise baştan beri bir tiyatro oynanıyor. Yine Sünni Müslümanlara etnik temizliği hedef alan bu tiyatroda İsrail, ABD, Rusya ve batı çıkarları çerçevesinde bir oluşum için her türlü alçaklık mubah görülüyor.

Rusya ve İran destekli Esed birlikleri İdlib kapılarına dayandı. Ve günlerdir İdlib bombalanıyor. Gördüğümüz kadarıyla HTŞ’nin hâkim olduğu İdlib merkez yerine güney ve batıda yüzyıllardır kurulu olan köyler ‘bunlar terörist’ diyerek imha ediliyor. Hastaneler vuruluyor, köylüler topraklarını terke zorlanıyor. Tahran zirvesinde Putin’in cümlelerini dikkatle dinledim, “Suriye’nin yüzde 94’ü teröristlerden temizlendi. Yüzde 6’sını ise bizim birliklerimize saldırı olabilir gerekçesiyle temizleyeceğiz” diyor. Putin’in coğrafya bilgisinin zayıf olduğunu düşünemeyiz. Olsa olsa Putin el altından Trump ile “Fırat’ın doğusu senin batısı benim” diye gizli bir anlaşma yapmıştır. O yüzden Suriye’nin yüzde 30’unu işgal eden PKK/PYD Terör Örgütü’nü terör grubu olarak görmüyor. İdlib’teki sivillere yönelik saldırılarına ise ABD’nin Rakka’da yaptığı katliamı emsal gösteriyor. ABD Rakka’da katliam yaptı, “Bu da bana İdlib’de sivil katliamı yapmama meşruiyet sağlar” diyor. Deyrezzor’da ABD’nin fosfor bombası kullandığını gerekçe göstererek Esed’in varil bombaları ve kimyasal bombalarına ses çıkartılmaması gerektiğini savunuyor. 10 yıl önce tek bir Şii mahallesi bulunmayan Halep’te bugün Şii mahalleleri yadırganmıyor, Putin önceki gün Ermeni Lider Paşinyan ile görüştü. Paşinyan’ın Putin’den istediği, Halep’te Ermeni göçünü sağlamak ve PKK/PYD Terör Örgütü içinde de yer alan Ermeni silahlı güçleri oluşturarak bunları güçlendirmek.

Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur, ikinci kez aldatmışsa suç sizindir. Dört tane çatışmasızlık bölgesinden üçüne saldırarak ele geçiren rejim şimdi gözünü İdlib’e dikti. Hama’dan, Halep’ten anlaşma ile İdlib’e gönderdiklerinin terörist olduğunu bu yüzden de İdlib’i imha edeceklerini, ondan sonra da Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı bölgelerini ve Hatay’ı alacaklarını söylüyorlar. Tel Rıfat ve Münbiç’te durum çok daha trajikomik. Tel Rıfat, Esed ve Şii milislerin desteğiyle hala PKK/PYD yönetiminde. Münbiç’te 40’ları aşan devriye görevine rağmen silah tahkimatı devam ediyor. Bu arada bir Fransız topçu tugayı PKK/PYD’yi korumak için Münbiç’te konuşlandı. 300’ler çetesi iyi çalışıyor. ABD-Rusya büyük savaşıyla dünyayı korkutuyor ve el altından terör gruplarını destekliyor. İsrail’den sonra kurulacak ikinci terör devleti için adım adım geri sayım devam ediyor. İran ve Şii milislerin eliyle Suriye asıl sahiplerinden temizlendikten sonra, sırada İran var. Irak’ta Şiilerin yoğun olduğu Basra’da İran büyükelçiliği yakıldı ve İran’da faaliyet gösteren terör grupları çoktan hareketlendiler. Daha sonra da sıra Türkiye’ye geliyor. Türkiye bekası için, gizli ABD-Rusya anlaşmasını da, 300’ler çetesinin hülyalarını da paçavra gibi yırtarak çöp tenekesine atmak zorunda. Bugün İdlib’i ve oradaki 4 milyon insanı koruyamazsak bombalar yarın Erzurum, Sivas ve Antep’te patlayacak. Münbiç’e girip ardından da Haseke’ye kadar fitne koridorunu temizlemezsek Urfa, Mardin, Hakkâri hattını unutmanız gerekiyor.

Irak’ta paravan terör devleti için öldürülen 2 milyon masum, Suriye’de resmi verilere göre öldürülen 400 bin kişi adına, 300’ler çetesi ve kölelerine sesleniyorum, hak yenir ama hazmedilmez. Su ve petrol için katlettiğiniz mazlumların kanında boğulacaksınız. Vesselam.

 

Çok Okunanlar

  • 1

    Erdoğan, Suudi Arabistan'a meydan okudu

  • 2

    Abdullah Gül Üniversitesi Spor Kulübü ismi değişti

  • 3

    Şeyhin 'putperestlik' suçlaması o işletmeyi kapattı!

  • 4

    'Güler yüz, tatlı kelam, aldandığımı itiraf ediyorum'

  • 5

    İtalya'nın ‘Kangal' isteğine Türkiye'den yanıt!

Son Haberler