Gündem

İsrail’in kaos planı önündeki en büyük engel Türkiye

İsrail’in ABD gücünü ödünç alarak Ortadoğu’da karşısında durabilecek tüm direnç odaklarını tasfiye etmeye çalıştığını belirten Uzmanlar: “İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma karşı daima sesini yükselten Türkiye İsrail’in önündeki en büyük engel! Bunu İsrail de biliyor.”

HABER: ÖZLEM DOĞAN

Ortadoğu, soykırımcı İsrail’in işgalci ABD’nin desteğiyle yürüttüğü saldırganlıkla kaos dolu bir döneminden geçiyor. Gazze’de başlayan yıkım sürecinin Lübnan ve İran’a sıçraması bölgedeki dengeleri derinden sarsarken soykırım suçları işleyen ABD ve İsrail’in yeni ve kanlı bir harita çizme hedefinde olduğunu gözler önüne seriyor. Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı Ömer Özkızılcık ile Filistinli Gazeteci Yazar Dr. Zahir Elbek son durumu Milat’a değerlendirdi.

YENİ BİR HARİTA PEŞİNDELER

İsrail'in, eşi benzeri görülmemiş bir Amerikan desteğiyle, bölgeyi kapsamlı bir bölgesel savaşa sürüklemeye çalıştığına işaret ettiğini ifade eden Filistinli Gazeteci Yazar Dr. Zahir Elbek, “Bu sadece Filistin davasını tasfiye etmek için değil, aynı zamanda Ortadoğu haritasını kendi yayılmacı gündemine göre yeniden çizmek içindir. Bu durum, İsrail'in, İran'daki rejime karşı planını hayata geçirmeyi başarması halinde hedef ve kışkırtma dairesine koyduğu Türkiye'yi de kapsamaktadır. Türkiye’nin liderliği son birkaç yıldır İsrail'in hedef ve kışkırtma dairesinde sürekli yer alıyor. Bunun nedeni, Türkiye'nin Gazze'deki soykırıma ve İran'a karşı yürütülen savaşa yönelik tutumudur” dedi.

TEPKİ DEĞİL, SİSTEMATİK STRATEJİ

İsrail’in bölgedeki direniş kapasitesine son vermek, Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'de yeni bir fiili durum dayatmak ve bölgesel olarak oyunun kurallarını değiştirmek istediğini belirten Elbek, “Gazze soykırımının ardından saldırganlığın Lübnan, Suriye ve Yemen'i kapsayacak şekilde tırmanmasından ve İran'a karşı ilan edilen savaşa kadar geçen süreçte, İsrail'deki aşırı sağ hükümet, Amerikan askeri ve diplomatik desteğini kullanarak kasıtlı bir şekilde çatışma alanlarını genişletiyor. Bu genişleme rastlantısal bir tepki değil, sistematik bir stratejidir. Uluslararası sessizlik, BM sisteminin aczi, Arap ve İslam âlemindeki bölünmüşlük; mevcut bölgesel tablo saldırgan güçleri daha ileri gitmeye teşvik ediyor. Gazze, Lübnan ve İran'da yaşananlar bunun canlı bir örneği” diye konuştu.

BÖLGESEL HEGEMONYA PEŞİNDE

İsrail’in bölgedeki yaptıklarına bakıldığında ortaya çıkan siyasi hedefin bölgesel hegemonya olduğunu kaydeden Güvenlik Uzmanı Ömer Özkızılcık, “İsrail birçok savaş suçu işlerken Ortadoğu’da da en güçlü devlet olmayı hedefliyor. Buna bağlı olarak da karşısında dayanabilecek hiçbir güç istemiyor. Ortadoğu’da tek kutuplu bir güvenlik mimarisi kurmaya çalışıyor. Bu bağlamda da komşusu olan tüm ülkeleri olabildiğince istikrarsızlaştırıp İsrail’e karşı bir güç dengesi oluşturmalarını önlemeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

ARAP DEVLETLERLE İŞBİRLİĞİ

İsrail’in tek başına bir şey yapamayacağının farkında olduğunu vurgulayan Özkızılcık, “Bu yüzden Amerika’nın gücünü ödünç alarak bu boşluğu doldurmaya çalışıyor. İsrail İran’ı zayıflatmak, Ortadoğu’daki körfez ülkeleri yanına çekmek ve Arap devletleriyle bir askeri işbirliği zemini oluşturmak istiyor. Ayrıca Türkiye’yi Ortadoğu’da sınırlandırmak amacı güdüyor çünkü Türkiye’nin Ortadoğu’da İsrail’e karşı bir güç dengesi olacağını bildiği için etki alanını kırması gerekiyor zira hegemonik güç olması bağlamında İsrail’in önündeki en büyük engel Türkiye” şeklinde konuştu.