Genel

İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısı İsveç'te protesto edildi

İsveç'in başkenti Stockholm'de, İsrail ordusunun Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na saldırısı protesto edildi.

Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı'nda bir araya gelen yüzlerce kişi, İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarının derhal durdurulmasını talep ederken İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısı ve aktivistlere kötü muamelesine tepki gösterildi.

Gösteriye katılan İsveçli aktivist Sigyn Meder, AA muhabirine, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını ve Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yapılan işkenceleri Batı dünyasının seyrettiğini söyledi.

İsrail hapishanelerinden salıverilen filo üyelerinin durumuna işaret eden Meder, yaşananların insanlık dışı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

'İsrail hapishanelerinden salıverilenlerin durumunu görmek çok korkunç. Onlar, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan filonun üyeleriydi ancak İsrail onları uluslararası sularda durdurdu. İsrail hapishanelerinden çıkıp başlarından geçenleri anlatmaya başladıklarında uğradıkları işkenceleri, elleri arkadan bağlı şekilde nasıl diz çökmeye zorlandıklarını ve ne kadar korkunç muameleler gördüklerini söylüyorlar.'

'Eğer bunu yapan Rusya olsaydı, kıyamet kopardı'

Batılı devletlerin uluslararası hukuku çiğneyen İsrail'e karşı sessiz kalmasını eleştiren Meder, 'Dünya, İsrail'in bunları yapmasını nasıl kabul edebiliyor? Eğer bunu yapan Rusya olsaydı, kıyamet kopardı ve peş peşe yeni yaptırım paketleri uygulanırdı ama söz konusu İsrail olunca her şey serbestmiş gibi görünüyor ve bu, tamamen yanlış. Bu durum uluslararası hukuka tamamen aykırı.' ifadelerini kullandı.

İsrail'in bölgedeki genişleme planlarına ve bu planların komşu ülkelere olan etkilerine değinen Meder, tehlikenin boyutuna dikkati çekerek şunları söyledi:

'Bu etnik temizlik yaşanırken İsrail, bunu 'Büyük İsrail' lehine yapacağını açıkça ifade etti. Bu plan, Lübnan'ın bir kısmını, Suriye'nin bir kısmını, Ürdün ve Irak'ın bir kısmını kapsayacak şekilde komşu ülkelerin topraklarını almayı içeriyor. Nitekim şu an Lübnan'ın güneyini yerle bir ediyorlar, çok sayıda Lübnanlı mülteci durumuna düştü ve Irak'a kaçıyorlar. Yani aslında tüm Orta Doğu'yu mültecilerin yaşadığı, kendi ülkelerini kaybettikleri bir bölge haline getiriyorlar.'