İstanbul’un ilk telefon aboneleri: 1916 rehberi tarihe ışık tutuyor

Sultan II. Abdülhamid’in bir dönem güvenlik kaygılarıyla yasakladığı telefon, 1916-1917 yıllarında İstanbul’un vazgeçilmez iletişim aracı haline geldi. Dönemin 426 sayfalık telefon rehberi ise yalnızca numaraları değil, sosyal hayatı, ticareti ve gündelik yaşamı da kayıt altına aldı.

1916-1917 yıllarında yayımlanan İstanbul’un 5. Telefon Rehberi, Osmanlı iletişim tarihinin en önemli belgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

426 SAYFALIK BİR DÖNEM BELGESİ

Osmanlı Türkçesi ve Fransızca hazırlanan 426 sayfalık rehberde 5.220 kayıtlı abone yer alırken, yeni abonelerle birlikte telefon kullanıcılarının sayısı 5.500’ü aşıyordu. Kırmızı kapak üzerindeki ay yıldızlı çan figürü ve İstanbul telefon şebekesini gösteren harita, dönemin modernleşme anlayışını simgeliyordu.

TÜRKÇE VURGUSU VE “ALO” YASAĞI

Rehberin en dikkat çekici bölümlerinden biri, aboneler için hazırlanan 24 maddelik kullanım kılavuzuydu. Talimata göre görüşmeye “Halo” ya da “Alo” diye başlanmamalı, ahize kaldırılır kaldırılmaz önce santral adı, ardından telefon numarası söylenmeliydi. Ahizenin ağızdan en fazla üç santimetre uzakta tutulması, yüksek sesle konuşulmaması ve konuşma tamamlanmadan ahizenin yerine bırakılmaması da kurallar arasındaydı. Giriş bölümündeki “İhtar-ı Mühim” başlığında ise, telefon görüşmelerinde Fransızca yerine yalnızca Türkçe kullanılacağı duyuruluyor, bunun milli esasların gereği olduğu vurgulanıyordu.,

TELEFONUN SOSYAL HARİTASI

Rehber, dönemin İstanbul’unun toplumsal yapısını da gözler önüne seriyor. Telefon aboneleri arasında 55 hanedan mensubu, 562 resmi daire, yüzlerce tüccar, doktor ve avukat bulunuyordu. Bankalar, fabrikalar, eczaneler, oteller ve hatta tek bir sinema da telefon aboneleri arasındaydı. Bu tablo, telefonun özellikle şehirli ve ekonomik gücü yüksek kesimler tarafından benimsendiğini gösteriyordu.

REKLAMLARDA DÖNEMİN TİCARİ HAYATI

Rehber yalnızca bir iletişim dizini değildi. Sayfalarında diş sağlığı ürünlerinden güzellik salonlarına, Deutsche Bank’tan Cine-Palace Sineması’na kadar pek çok reklam yer alıyordu. Telefon şirketinin “Evinizde hasta mı var? Doktora telefon ediniz” ve “Vapura ne hacet? Telefon kullanınız” sloganları ise teknolojinin günlük yaşamın merkezine yerleşmeye başladığını gösteriyordu.

DÜNDEN BUGÜNE TELEFONUN VAZGEÇİLMEZ OLMASI

1915-1917 arasında günlük telefon görüşmelerinin 11 bin 773’ten 32 bin 536’ya yükselmesi, telefonun İstanbul’da kısa sürede vazgeçilmez hale geldiğini ortaya koyuyor. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı’nda korunan bu rehber, iletişim tarihinin yanı sıra kentin sosyal, ekonomik ve kültürel hafızasını yansıtan eşsiz bir kaynak niteliği taşıyor.