İzmir'de meyve buldum

Hani bazen ümitsizliğe düştüğünüzde, yeisin sizi kulağınızdan tutup "bak ve gör" dediği anlar olur. Ummadığınız bir yer ve zamanda öyle bir güzellik ruhunuza tebessüm eder ki, şaşırıp kalırsınız. Sert bir kayanın bağrından fışkıran bir çiçek, o taşın katılığına dair ne varsa unutturuverir. Bir vaha, uçsuz bucaksız çölün kasvetini dağıtır; zifiri bir gecede parlayan tek bir yıldız, seyyaha en sadık yol arkadaşı olur.

İnsan genellikle sadece kendisine hoş gelen ya da işine yarayan şeyleri görmeye ve işitmeye meyillidir. Oysa bazen, küçük bir kıvılcımın dev bir aleve dönüşmesi gibi; sıradan yahut basit görünen bir sözle, bir tavırla karşılaşırsınız ki o an bütün gün aklınızdan çıkmaz. Geçtiğimiz günlerde ben de tam olarak böyle bir şey yaşadım.

Bindiğim dolmuşta, günün yorgunluğuyla dışarıyı seyrederken otuz yaşlarında bir bey bindi. Ayakta tutunurken hapşırdı ve hemen peşinden hepimizin işitebileceği bir sesle "Elhamdülillah" dedi. O an içimi öyle saf bir sevinç kapladı ki, sanki İzmir'in ortasında nadide bir meyve bulmuş gibi oldum. Onun hamdına karşılık, ben de içimden şükrederek "Elhamdülillah" dedim. Evet, bu durum çorak bir yerde meyve veren bir ağaca rastlamak gibiydi. Bütün gün bunu düşündüm.

İstisnaları bir kenara bırakırsak; selam verildiğinde tuhaf tuhaf bakılıp karşılık verilmeden uzaklaşılan, "Bismillah" denildiğinde şaşkınlık dolu bakışlara maruz kalınan bir iklimde, birinin hapşırınca "Elhamdülillah" demesi mevsimin ilk meyvesini tatmak kadar kıymetli. Her şeye rağmen bazı minarelerden cılız da olsa yükselen ezan sesleri, manevi birer meyvedir. Arada bir de olsa verilen selamın alınması, hal hatır sorulduğunda "Allah razı olsun" denilmesi, her biri paha biçilemez birer değerdir.

İzmir'de bu tür manevi meyveleri ruhen tadabilmek çok umut verici. Mekke veya Medine’de birinin "Elhamdülillah" demesinden ziyade, İzmir’de bunun yankılanması çok daha derin bir mana taşıyor. Hayranım İzmir’in bu gizli meyvelerine: Camide tek saf da olsa kılınan namaz, bir cennet meyvesi... Hiç beklemediğiniz birinin araca binerken ya da inerken "Bismillah" demesi, oruç tutması, bir büyüğe hürmetle yol vermesi muazzam bir güzellik. Evet, İzmir’de meyve gördüm; inşallah hasılatı ve bereketi bol olur.

Kolay değil; uzun süren bir tahribat neticesinde elmaslar tuza bulanmış, cevherlerin üzerini balçık kaplamış. Fakat inanıyorum ki, az bir gayretle bu göz alıcı değerler yeniden gün yüzüne çıkacak. Hiçbir yerden ve hiçbir insandan ümidimiz kesik değil. Allah’ın verdiği tüm nimetlere karşılık bir gün hep birlikte gür bir sesle "Elhamdülillah" diyeceğiz. İnsan olmanın şükrünü, seccadeler üzerinde alınlarımızla mühürleyeceğiz. Çünkü her halükarda tüm ihtiyaçlarımıza cevap veren yalnızca Allah’tır.