15 Temmuz darbe girişiminin ardından, sivil ve askeri bürokraside tasfiyeler olağanca hızıyla devam ediyor. İnsan sormadan edemiyor, ''FETÖ tasfiyesini gerçekleştirmek için darbe olmasını mı bekliyordunuz?'' diye. Haliyle bundan sonra ki bazı FETÖ tasfiyelerini, bakanlıklar ve güvenlik teşkilatında ,birazda tribünlere yönelik olduğunu vurgulamak gerek. Zira görevden alınanları belirleyen müsteşar veya genel müdürün evveliyatlarına bakılıyor mu? Kanaatimce göz ardı ediliyordur. Haliyle önemli görevlerdeki FETÖ'cülere dokunulmuyor.
Çünkü, siyaset 17/25 Aralık'ta bir tavır almış ama bürokrasi bu tavrı alamıyorsa; demek ki ya bürokrasi FETÖ ile ete kemiğe bürünmüş veya R.Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen arasında bir tercih yapılıyor demektir.
Bu bağlamda bakanlıklar, belediyeler, ordu, emniyet ve Ak Parti, FETÖ'ye karşı 'akrabalık' ilişkileri yüzünden mesafe al(a)madı. Bu aralar FETÖ ile ilgili gündemde, gözaltına alınan işadamları var.
Topbaş, Milleti göz ardı ediyor; Erdoğan'a göz kırpıyor
Kamuoyunda FETÖ ile ilişkilendirilen isimlerin başında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı Ömer F. Kavurmacı gelmektedir. Şu sıralar belediye başkanı, damadını televizyon kanallarında aklamakla meşgul. Oysa, 15-16 Temmuz'da Kadir Bey'i, ortalıkta gör(e)medik. Zaten başkanlığı sürecinde de halkın arasında pek göremezdik.
Üç dönem üst üste, Recep Tayyip Erdoğan'ın hatırına hürmeten -İstanbullular olarak- seçtiğimiz, milletin değil; belediyenin başkanıdır kendileri. Özellikle damadı yüzünden ve kritik zamanlarda ortadan kaybolmasıyla sosyal medya başta olmak üzere çeşitli platformlarda istifası istenilmektedir. Açıkçası haklı bir talepte bulunuyor.
Topbaş, özrü kabahatinden büyük bir tavırla İBB sitesinden, Cumhurbaşkanı'na yönelik bildiri açıklıyor. http://www.ibb.istanbul/tr-TR/Pages/Haber.aspx?NewsID=23321#.V7bFmVuLTcu Pardon, İstanbullular nolcak? Halka tatminkar bir açıklamaya gerek yok galiba. Topbaş'a Tayyip Bey'in hatırı olmasa, değil oy vermek; selam bile verilmez. Seçkinci duruşu, oldu olası halktan kabul görmedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin halkına tepeden bakan ve ulaşılmaz başkanı, ne hikmetse 15 Temmuz'da da ortalıkta yoktu.
Kadir Topbaş, daha önce de kamuoyunda birçok kez tartılışmış, özellikle 2013 Gezi olayları ve topçu kışlasının yeniden inşası tartışmalarında, Recep Tayyip Erdoğan'ı yalnız bırakmış. 17/25 Aralık darbe süreçlerinde sorululuk almamıştır. Ama 15 Temmuz darbesini tertipleyen FETÖ'nün üyesi/destekçisi iddiasıyla gözaltına alınan damadını, televizyon televizyon gezerek, ballandıra ballandıra savunmuştur.
Kadir Topbaş, seçim dönemlerinde bile, belki bu kadar halkın arasında gezmemiştir. Kendileri Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için ABD'deymiş. Keşke gelmeseymiş. Nasıl olsa Erdoğan var demi. Canını, bacağını, kolunu bırakan halk var.
İBB sitesindeki açıklamasında tek kelime etmediği İstanbullular, İBB önünde Topbaş'ın adamlarınca içeriye alınmış darbeciler tarafından onlarca şehit verdi.
Kadir Topbaş, şimdilerde topçu kışlasını yapacağına yönelik de sözler veriyor. Zaten İstanbul'un silüetini bozduğun için şehrin ırzına geçmişsin. 'Allah aşkına, topçu kışlasını sen yapma.' Elini sürme bu işe.
Kadir Topbaş bu kadar sosyal medyada kendisine yönelik birçok şüpheli bağlantısı ve Paralel yapıya kaynak aktarımı, iddiaları söz konusu. Açıkçası elimde somut delil olmadığı için bu iddiaları yazamayacağım.
Buradan Kadir Topbaş'a sesleniyorum. Koltuğunuzdan yavaşça kalkın ve istifanızı kameraların önünde yapınız. Zira üç dönemdir İstanbullular sizi var etti. Bari son bir kez, sizi seçen bizlere, bir vefa da bulunun. Zira, başkanlığınız döneminde size hiiiçç halkın arasında görememiştik. Oysa Cumhurbaşkanımıza sokakta bile ulaşılabiliyorduk.
Size bu yazıyı damadınız veya dünürünüzün gelinin FETÖ ile ilgili iddialarından ötürü yazmıyorum. Bilakis ülkenin ve hareketinin liderinin(Erdoğan) içine düştüğü zor zamanlarda ''Kapı gözetleme deliğinden bakar'' misali, yangın zamanı ortalıktan kaybolmanızdan ötürü kaleme alıyoruz. Lütfen istifa edin