Ebu Musa'dan:
– Biz, Allah'a yemin olsun ki, bu kamu görevine, (liyakati olmadığı halde) onu bizzat kendisi isteyen veya ona hırs gösteren hiç kimseyi tayin etmeyiz.
(Buhari/Ahkam 7; Müslim/İmaret 7)
* * *
Ebu Davud'un rivayetinde şu ilave vardır:
– Benim gözümde, hıyanette en ileri olanınız, (liyakatı olmadığı halde kamuda) iş taleb edeninizdir.
* * *
İşe talip olmama, hırs göstermeme yasağının temel esprisi, kamu görevlerine rant düşüncesiyle, gelir seviyesini yükseltmek niyetiyle pek çok kişinin istekli çıkacağına dikkat çekmektir.
Tayinde temel ilke, liyakat olmalıdır.
Görüldüğü gibi Peygamberimiz, kamuyu ilgilendiren bir göreve, hiçbir bilgisi, deneyimi ve uzmanlığı olmadığı halde ısrarla tayin edilmek istemeyi, göreve bir ihanet olarak değerlendirmiştir. Çünkü böyle bir istek, halka hizmetin kalite ve standardını düşürmeye yol açar.
Kişinin liyakati olmayan bir göreve talip olmasındaki temel saik, hizmet olamaz. Çünkü insanın bilmediği bir alanda ve işte başarılı ve verimli olması söz konusu değildir. Bu durumda kişi, hakkını veremiyeceği, faydalı olamayacağı bir işe ısrarla atanmayı niçin ister. Büyük ihtimalle, o işteki rantı, rüşveti, gayr-i meşru kazançları düşünerek; yapılan işlerden komisyon ve pay almayı hesap ederek, böyle bir görevi istemektedir.
Böyle bir düşünce ve niyetle, kamu ile ilgili bir göreve talip olmayı ise, Peygamberimiz ihanet olarak tanımlamıştır.
Bu, görevin sağladığı makama ihanet olduğu kadar, o görevlinin hizmet sunması gereken halkın hak ve hukukuna da ihanet sayılır.
Peygamberimiz, kamu görevlerine tayin edeceği kimseleri, bu görevi liyakatla yerine getireceğine inandığı ve güvendiği kimseler arasından titizlikle seçer, o kimseyi göreve bizzat kendisi atardı. Vazife görmeye, haddini ve liyakatini gözetmeden, kendiliğinden talip olanlara, kesinlikle vazife vermediği gibi, böyle bir talepten de onları caydırırdı.
Ashaptan Ebu Zerr Hz.leri de bunlardan biriydi.
Kendisi Efendimizden bir memuriyet talep edince, Efendimiz ona, memnuniyetin taşıdığı sorumluluğu bildirmiş; kendisinin o sorumluluğu taşıyacak kuvvette ve liyakatta olmadığını bildirerek, hiçbir kamu görevine talip olmamasını tavsiye etmişti.
Ebu Zerr, bu tavsiyeye uyarak, hayatı boyunca bir daha herhangi bir kamu görevi talebinde bulunmamıştır.