Eski eşkıyaların kendine has kuralları vardı, istisnalar hariç... Kadına çocuğa, onun bunun namusuna alçaklık etmeden kafasına taktığı bir mevzu ile ya sevdiği elinden alındığı için, veya despot ağanın zulmüne uğradığı için, ya da bir intikam yemini ile bir cahillik yapıp dağa çıkar sadece birtakım suçlar işlermiş… Yeri geldiğinde de husumetini bir kenara bırakıp, düşmanla vatan savunması için çarpışıp, destan yazarmış... Şimdi asıl amaçlarını saklayıp, güya Kürdün hakkını korumak için, Kürdü katlediyor… Asıl niyeti gizli PKK göstermelik ve süslü püslü yalanlarla, düşünmek istemeyen bazı Kürt gençlerini, dağa kaldırarak, sapık tarikatına mürit ediyor... Neden tarikat dedim? Çünkü ancak sapık tarikatlar gözü kapalı katliam işleyip, suç makinesine dönüştürürler; Hasan Sabbah'ın sapık tarikatı gibi… Eline geçirdiğinde ne vatan sevgisi ne millet sevgisi bırakır... Düşündüm ve ancak böyle bir tanımlama gerekir dedim. Gelelim asıl meseleye:
Çözüm istemeyen HDP, Kandil tarikatına mensup olarak, icazeti hep oradan alıyor... Şimdi devleti yönetenler ise, icazeti Allah korkusundan alıyor, vicdandan alıyor... Bir tarafta sapık sadist tarikat Kandil, diğer tarafta memleket sevdalısı hizmet delisi ve Allahın emirlerine dikkat etmeye çalışan devlet. HDP ise rüştünü ispat edememiş, kişiliksiz, millet düşmanı siyaseti ile sadece ölüm ve yıkım emri veriyor… Geçmişte bazı yanlışlardan dolayı gönlü kırılmış Kürt kardeşime sözde sözcülük yapıyor, hak arıyor… Haksız adamlar hak arayamazlar…
Devlet, şimdi şefkati ile hizmeti ile Türkiye'nin her yerinde… Elbette bazı eksiklikler var, ama bu eksikler birazda bazı çevreler ile HDP'nin eskiye özleminden kaynaklanıyor... Kobani olayları zaten bu özlemin dışarı yansımasıdır…
Kan üzerine kurulu kandil tarikatı, dağlarda Kürt'e Türk'e düşmanlık besleyip, kara çevrelerin istek ve arzularını yerine getiriyor... Başka dağlardan bizim dağlarımıza öfke kusuyor... Bediüzzaman imanlı Müslüman olduğu için, dağlarda bu milletin uhuvveti için, huzuru için, sancılar çekti ve her türlü işkence ve mahrumiyete katlandı. Kafir PKK ise dağlarda bir eli yağda bir eli balda ne kendi gelecek endişesi var, nede vatan millet endişesi...Uzaklardan takmışlar onlara serumu, veriyorlar her türlü gıdayı; içine de ihanet şırınga ederek… Ekstradan çekiyor kafayı, gözüne gözüne vuruyor uyuşturucunun... Artık ne kafa kalıyor, ne de ulvi gaye. Karanlık planların karanlık uşağı olarak, dağlarda yerin göğün tiksindiği iğrenç varlıklar olarak hayat sürüyorlar…
Ah benim dedesi dedemle kahpe düşmana karşı, omuz omuza çarpışmış, aynı Allaha inandığımız Kürt kardeşim, şu kafir PKK'yı tam olarak anlasan, tanısan evladına sahip çıksan; Anadolu'nun şahlanışı yatırımlar biran evvel gerçekleşse... Derler ya : " Kızı serbest bırakırsan; ya davulcuya, ya da zurnacıya." Evet, çocuklar ve gençlik serbest bırakılmamalı; ya dağdaki zurnacıya, ya da içerdeki davulcu HDP' ya yem olacak... İkisi de güzel şeyler çalmıyor... İkisi de heyecan vermiyor, umut vermiyor… Sadece kanı hareketlendiriyor; çaldıkları kan akıtıyor... Ama asırlarca, inanan Türk olsun, Kürt olsun, çaldıkları milleti şevke getirmiş, kardeşçe oynatmış; halaylar türküler gibi... Hele birde mehterin sesini duydu mu içinde şahadet arzusu uyanıp, i'la-yı kelimetullahı yaymak için dağları aşardı… Türk, Kürdün ağıtıyla ağlar, Kürt, Türkün gurbet, sevda türküsü ile hüzünlenirdi… Ezanı duydu mu birlikte kul olma heyecanı yaşardı... Bediüzzaman'ın dediği gibi: "Hem görmüyor musun ki, zarurî kuttan ziyade Müslümanların elinde bırakılmıyor. Ya Avrupa kafir zalimleri veya Asya münafıkları, desiseleriyle ya çalar veya gasp ediyor." Evet, çaldılar ama şimdi hep beraber geri alacağız tüm değerlerimizi; kardeşliği ve maddi manevi huzuru. Neden olmasın ki? Geçmişte kardeşliği hakkıyla yerine getirdik. Tek çare kulakları münafıklara tıkayıp, aklımıza gusül abdesti yaptırıp, temiz akılla vicdana kulak vermek... Vicdanlar Kandile değil, Siyonistlere değil Allah'a bağlıdır... Ve fıtrat yalan söylemez. Ama birileri yalanı göze bakarak değil, ciğere bakarak söylüyor… Mevla'm ise HDP'nin asıl niyeti ne olduğunu biliyor. Uyuşturucu çeken vicdan, vicdan olmaz; ölmemiş ise, ateist değilse… Allah sapık tarikatlardan cümle insanlığı korusun… Son söz: Bu meydana getirilen karışıklıkta, sarf edilen efor ve yapılan masrafla, Türkiye'de ne işsiz nede evsiz kalmazdı…