Gündem

Kapalıçarşı iddianamesinde yeni perde! Dev aklama ağı çözüldü

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen ve kamuoyuna “Kapalıçarşı İddianamesi” olarak yansıyan dev soruşturma tamamlandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde, daha önce verilen takipsizlik kararlarının kaldırılmasıyla genişletilen soruşturmanın iddianamesi ağır ceza mahkemesine gönderildi.



504 şüphelinin yer aldığı dosyada; Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, e-pin işlemleri, paravan şirketler, ödeme kuruluşları, döviz büroları ve kripto varlık transferleri üzerinden kurulduğu değerlendirilen çok katmanlı aklama sistemi mercek altına alındı. İddianamenin 138 sayfalık kapak bölümünde şüphelilerin kimlik bilgileri, isnat edilen suçlar, suç tarihleri, sevk maddeleri ve deliller yer alırken, ana iddianame 1548 sayfadan oluştu.

CUMHURİYET TARİHİNİN EN KAPSAMLI AKLAMA DOSYALARINDAN BİRİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu, kamuoyunda “Kapalıçarşı İddianamesi” olarak bilinen kapsamlı soruşturmayı tamamladı. Soruşturma; İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Forex yatırım dolandırıcılığı dosyasında, Türker Ak liderliğinde ve Murat Dönmezoğlu yöneticiliğinde hareket ettiği değerlendirilen yapıya ilişkin MASAK raporları üzerine derinleştirildi.

MASAK raporlarında yer alan tespitler doğrultusunda, yalnızca münferit bir dolandırıcılık dosyasının değil; Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, bilişim sistemleri üzerinden işlenen suçlar ve benzeri eylemlerden elde edilen gelirlerin profesyonel bir aklama ağı içinde finansal sisteme sokulduğu değerlendirildi.

GÜRLEK'İN BAŞSAVCILIĞI DÖNEMİNDE DOSYA YENİDEN ELE ALINDI

Soruşturmanın dikkat çeken yönlerinden biri de, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde dosyanın yeniden ele alınması oldu. Daha önce haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen bazı kişi ve şirketler yönünden, yeni deliller ve MASAK raporları doğrultusunda takipsizlik kararlarının kaldırılması talep edildi.

Bu sürecin ardından soruşturma genişletildi; Kapalıçarşı merkezli döviz ve altın şirketleri, paravan şirket yapılanmaları, ödeme kuruluşları, e-pin sektörü ve kripto varlık transferleri üzerinden yürütüldüğü değerlendirilen çok katmanlı aklama organizasyonu bütün yönleriyle mercek altına alındı.

504 ŞÜPHELİDEN OLUŞAN KAPSAMLI İDDİANAME

İddianamenin 138 sayfadan oluşan kapak bölümünde 504 şüpheliye ilişkin bilgiler yer aldı. Bu bölümde şüphelilere isnat edilen suçlar, suç tarihleri, sevk maddeleri ve deliller ayrıntılı şekilde sıralandı. Ana iddianamenin ise 1548 sayfadan oluştuğu öğrenildi.

Dosyada, suç örgütü yapılanması içerisinde hareket ettiği değerlendirilen kişi ve şirketlerin finansal hareketleri, MASAK analizleri, banka kayıtları, ödeme kuruluşları üzerinden gerçekleştirilen işlemler, kripto varlık transferleri, dijital materyal incelemeleri ve şüpheli beyanları birlikte değerlendirildi.

AKLAMA AĞININ MERKEZİNDE PARAVAN ŞİRKETLER VAR

İddianamede, suç gelirlerinin aklanmasında kullanılan temel mekanizmalardan birinin paravan şirket yapılanması olduğu belirtildi. Örgüt tarafından çok sayıda kişi adına şirket kurdurulduğu, bu kişilere belirli tutarlarda ödeme yapıldığı ve şirketlerin görünürde ticari faaliyet yürütüyormuş gibi finansal sisteme entegre edildiği değerlendirildi.

Bu şirketler adına bankalarda hesaplar açıldığı, ödeme ve elektronik para kuruluşları nezdinde hesaplar oluşturulduğu, POS ve sanal POS altyapılarının kullanıldığı, yüksek hacimli para hareketlerinin sahte ticari işlem ve fatura düzenekleriyle yasal görünüm kazandırılmaya çalışıldığı ifade edildi.

İddianamede örgüt tarafından kullanılan paravan şirketler ile Kapalıçarşı’da dönüşümü sağladığı değerlendirilen şirketlerin listesinin de yer aldığı; bu kapsamda yüzlerce şirket üzerinden finansal hareketlerin incelendiği kaydedildi.

KAPALIÇARŞI ÜZERİNDEN DÖVİZ, ALTIN VE NAKİT DÖNÜŞÜMÜ

Dosyanın en dikkat çeken başlıklarından biri Kapalıçarşı merkezli finansal dönüşüm mekanizması oldu. İddianamede, suç gelirlerinin özellikle Kapalıçarşı’da faaliyet gösteren bazı döviz ve altın şirketleri üzerinden nakde, dövize, altına veya kripto varlıklara dönüştürüldüğü değerlendirildi.

Bu şirketlerin yüksek tutarlı nakit işlemlerin dikkat çekmeyeceği yapılar olarak kullanıldığı, döviz ve altın alım satımı görünümü altında suç gelirlerinin muhasebeleştirildiği, üçüncü kişilere yapılacak nakit teslimlerin telefon veya mobil uygulamalar üzerinden organize edildiği belirtildi.

Kapalıçarşı’daki bazı şirketlerin, suç gelirlerinin sistem dışına çıkarılması ve daha sonra kripto varlıklara dönüştürülmesinde kritik rol oynadığı değerlendirildi.

FOREX DOLANDIRICILIĞI: SAHTE YATIRIM PLATFORMUYLA BİNLERCE MAĞDUR

İddianamede Forex yatırım dolandırıcılığına ilişkin öncül suçlar da kapsamlı biçimde ele alındı. Yapılan değerlendirmelere göre mağdurlar, kendilerini yatırım danışmanı olarak tanıtan kişiler tarafından telefon, sosyal medya veya dijital platformlar üzerinden yüksek kazanç vaadiyle sahte yatırım sistemlerine yönlendirildi.

Başlangıçta küçük tutarlarda kazanç gösterilerek güven sağlandığı, ardından mağdurlardan daha yüksek tutarlarda para yatırmalarının istendiği, para çekmek isteyen mağdurlardan ise vergi, komisyon veya işlem ücreti adı altında ek ödemeler talep edildiği belirtildi. Bazı mağdurların ise kaldıraçlı işlem gerekçesiyle sistem üzerinde zarar ettirilerek ana paralarını kaybettikleri kaydedildi.

YASA DIŞI BAHİS GELİRLERİ DE SİSTEME DAHİL EDİLDİ

İddianamede, yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerinin de aynı aklama sistemine dahil edildiği anlatıldı. Yasa dışı bahis siteleri üzerinden toplanan paraların, üçüncü kişiler adına açılan banka hesaplarına veya paravan şirket hesaplarına aktarıldığı; bu hesaplardan parçalı transferlerle farklı kişi ve şirket hesaplarına dağıtıldığı belirtildi.

Bahis gelirlerinin çoğu zaman ATM, mobil bankacılık, internet bankacılığı, QR kod, cebe havale ve ödeme kuruluşları üzerinden dolaştırıldığı; ardından nakde, dövize, altına veya kripto varlıklara dönüştürülerek izinin kaybettirilmeye çalışıldığı kaydedildi.

E-PİN SEKTÖRÜ AKLAMA ARACI OLARAK KULLANILDI

Dosyada yer alan bir diğer dikkat çekici başlık ise e-pin ve dijital kod işlemleri oldu. İddianamede, e-pin sektörünün dijital, hızlı devredilebilir ve sınır ötesi işlem kapasitesine sahip yapısı nedeniyle suç gelirlerinin aklanmasında araç olarak kullanıldığı değerlendirildi.

Çalıntı kart bilgileriyle veya yasa dışı finansal kaynaklarla alınan dijital kodların bazı şirketlere düşük bedelle satıldığı, bu kodların yurt içi ve yurt dışı dijital platformlarda dolaşıma sokulduğu, elde edilen bedellerin kripto varlıklar veya banka hesapları üzerinden yeniden sisteme dahil edildiği belirtildi. Bu yöntemle fiziki para transferi yapılmadan yüksek tutarlı kaynakların ülke dışına çıkarılabildiği ifade edildi.

ÖDEME KURULUŞLARI VE SANAL POS TRAFİĞİ MERCEK ALTINDA

İddianamede ödeme kuruluşlarının suç gelirlerinin finansal sisteme dahil edilmesi ve katmanlaştırılmasındaki rolüne de geniş yer verildi.

Param, PEP, Klon, Föy/Mypayz ve diğer ödeme kuruluşları üzerinden gerçekleştirilen finansal hareketlerin incelendiği; bu yapılar aracılığıyla şirket hesapları, e-para hesapları, sanal POS altyapıları ve gerçek kişi hesapları üzerinden yoğun para trafiği oluşturulduğu değerlendirildi.

Suç gelirlerinin önce finansal sisteme sokulduğu, ardından farklı şirketler, gerçek kişi hesapları ve ödeme kuruluşları arasında dolaştırılarak kaynağından uzaklaştırıldığı belirtildi.

KRİPTO VARLIK TRANSFERLERİYLE YURT DIŞINA AKTARIM

İddianamenin önemli bölümlerinden biri de kripto varlık transferlerine ayrıldı.

Suç gelirlerinin bir kısmının gerçek kişi hesapları üzerinden kripto varlık hizmet sağlayıcılarına aktarıldığı, burada çoğunlukla USDT gibi stabil kripto varlıklara dönüştürüldüğü ve yurt dışı bağlantılı hesaplara transfer edildiği değerlendirildi.

Dosyada; merkez kripto cüzdanlar, kripto havuz sistemi, emanet cüzdanlar, ara hesaplar, yurt dışı kripto borsaları ve offshore finansal yapılar üzerinden suç gelirlerinin yurt dışına çıkarılmasına ilişkin yöntemler anlatıldı.

Bu kaynakların bir kısmının yurt dışı yasa dışı bahis sistemlerinin finansmanında kullanıldığı da iddianamede yer alan değerlendirmeler arasında yer aldı.

“M80” KODLU ALTYAPI VE ARKA PLAN MUHASEBE SİSTEMİ

İddianamede, suç gelirlerinin takibi için örgüt içerisinde ayrı bir muhasebe sistemi kurulduğu da belirtildi.

Sisteme giren paraların “M80” koduyla ifade edilen altyapı üzerinden takip edildiği, her bir tutarın ilgili kişi ve şirket hesaplarına sistematik biçimde tanımlandığı değerlendirildi.

Bu yapı sayesinde suç gelirlerinin hangi kaynaktan geldiği, hangi paravan şirket veya gerçek kişi hesabına aktarıldığı, hangi döviz bürosu veya kripto hesaba yönlendirildiği örgüt içi kayıtlarla takip edildi.

YERLEŞTİRME, AYRIŞTIRMA, BÜTÜNLEŞTİRME

İddianamede suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunun aşamaları da ayrıntılı şekilde ele alındı. Buna göre suç gelirleri önce paravan şirketler, ödeme kuruluşları, POS cihazları, banka hesapları ve döviz büroları aracılığıyla finansal sisteme yerleştirildi.

Ardından farklı şirketler, gerçek kişi hesapları, döviz işlemleri, altın alım satımı, e-pin işlemleri ve kripto transferleriyle katmanlaştırıldı. Son aşamada ise bu gelirlerin ticari faaliyet, döviz-altın işlemi, yatırım kazancı veya dijital ticaret geliri gibi gösterilerek yasal görünüm kazandırılmaya çalışıldığı değerlendirildi.

İDDİANAME AĞIR CEZA MAHKEMESİNE GÖNDERİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından tamamlanan iddianame, kapsamı, şüpheli sayısı, şirket yapılanmaları ve finansal hareketlerin büyüklüğü bakımından Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı aklama dosyalarından biri olarak değerlendiriliyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde takipsizlik kararlarının kaldırılmasıyla genişletilen dosya, iddianamenin tamamlanmasıyla birlikte ağır ceza mahkemesine gönderildi.

Yargılama sürecinde, iddianamede yer alan MASAK raporları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto transfer kayıtları, tape kayıtları, şüpheli ve tanık ifadeleri ile şirket bazlı finansal tespitlerin mahkeme tarafından değerlendirileceği belirtildi.