Yağmura kavuşan tohum, toprağa izni ilahi ile kudretin imzalarını atar… Allah için öğrenilen ilim cehaletten kurtuluşa imza atar… Namuslu dil, hakikatleri haykırarak, kulaklara imza atar vs. Kainatta muazzam imzalar vardır; Hak ve hakikatleri ilan eden, Allah'ın birliğini ve kudretini haykıran… Hiçbir imzada üçkağıt yoktur; sadece gerçekler içindir, Allah'ın sanatını haykırmak içindir… Efendimiz (sav)'in izinde olan vicdanlı aydınlar bulundukları yeri aydınlatır ve daima doğrulara imza atar… Evet, gerçek aydınlar, ezeli güneş olan Kur'an ile aydınlanır ve etrafına ayna olurlar…
Hele aydın olmak, hakikatlere sırt dönmek hiç değildir... Aydın olmak, Allah'tan uzaklaşıp, şeytana yaklaşmak değildir... Aydın olmak, ülkeyi elin gavuruna satmak değildir... Aydın olmak, bütün yeniliklerden, araştırmalardan, laboratuarlardan uzak durup, hayrımıza olmayan, sadece şer olan şeylere imza atmak değildir. Aydın olmak, bu ülkenin milli ve manevi değerlerine inadına düşman ve küfreden olmak değildir. Aydın olmak, elin adetine, ahlaksızlığına hayran kalıp, bu topraklarda yaşanan güzelliklere iğrenmek değildir. Aydın olmak, Allah'a ve Kuran'a savaş açıp, ne kadar şer odakları varsa muhabbet edip, küffarla birlikte hareket etmek değildir. Aslında aydın olmak, iki kere ikinin dört etmesine inanıldığı gibi, bu dünyanın harap edilip, hesap meydanı kurulacağına inanıp, şerefle dünyanın, imanla ahiretin paçasını şeytandan kurtarmaktır…
Aydın olmak için tüm karanlıklara; küfre, şeytana, ihanet şebekelerine sırt dönmek lazım... Aydın olmak için ruhundan hakikatlere kocaman pencereler açmak lazım. Aydın olmak için Allah'ın varlığına sarsılmaz bir imanla inanıp, Kur'an ve sünnetten irtibatı kesmeden pişmeye, öğrenmeye devam etmek lazım… Aydın olmak için uhrevi ve dünyevi gerçeklerle aklı aydınlatmak lazım…
Türkiye bunu da gördü; 1100 akademisyen, terörist PKK'nın temizlenmesinden rahatsızlık duyan merkezlerin kaleme aldığı, terör propagandası gibi metne imza attı... Gerçekte oyun olan 11 Eylül'ü plan gördükleri için, Amerikalı aydınlar hesap vermiş, bizim akademisyenler ise vatanına sahip çıkan ordumuzu, polisimizi ve milletine şefkat gösteren devletini suçlayarak hesabın umurlarında olmadığını gösteriyorlar…
Şer ve kargaşa için hayranlık duyan, bizim bir takım karanlık meşaleli aydınlarımız, beslendiği yerler için bu ülkenin kalkınmasını, teknoloji sahibi olmasını hele faizden uzaklaşmasını asla istemezler… Bu ülkeye zarar verecek her oluşumu rahatlıkla sevebilirler… Yasin'ler, katledilen bebekler, harap edilen camiler, evladı koparılan analar ilgilendirmez hiç üzülmezler, sadece Allah'sız ite köpeğe acırlar, terörist PKK için imza toparlarlar…
Teröre gönül kucağı açıp, bebeklerin acısına, anaların, yuvaların acısına kulak ve vicdan tıkamak aydın eder mi? Bakın siz ne zaman aydın oluyorsunuz, yani karanlıklaşıyorsunuz; bu millet doğrulmaya başlayınca, Allah'a ve Kur'ana yaklaştıkça birden aydın kriziniz tutuyor…
Ah bir itiraf etseydiniz asıl derdinizin İslam olduğunu… Sizdeki Mukaddes kitap Kur'an düşmanlığı ve ödlek olmanız değişik yerlerden saldırmanızı salık veriyor… Yanlış şeyler okudukça, öğrendikçe bu milletten uzaklaştınız karanlıklara büründünüz…
Kısaca: Toplanan 1100 imzanın manası: Müslüman Türk ve Kürt milletinin değerleri bizi ilgilendirmiyor. Hele hele İslam'ın yeniden Neşv-ü nema bulmasını asla istemiyoruz, yeniden Kur'an bayraktarlığına soyunmanız bizi çıldırtıyor, silahta sanayide bilimde kendinize yetmeye başlamanız efendilerimizi çok ama çok rahatsız ediyor demektir... Müslüman'ın huzuru, kardeşliği tesis etmeğe gayreti sükûneti seçmesi kara meşaleli aydınları çıldırtır... İmzalarla içeriyi karıştırıp, dışarının akbabalarını davet etmektir amaç…
Bu ülkenin, istisnalar hariç, karanlık aydınları, insanların hem dünyasını hem ahiretini tehlikeye atıyorlar… Hiçbir olumlu adımları olmadığı halde bütün değerleri yok etmeğe çalışmaktalar… Bir türlü güneşi kucaklamayan karanlıklar, aydınlığa kavuşamıyor… İman olmayınca, öğrendikleri ve öğrettikleri daima karanlıkta bırakıyor…
Hiç unutulmamalı: Allah inancı olmayan ve Kur'an ile aydınlanmayan aydın hep karanlıktır...