KİTAP MOLASI-I

0

Kitaplarla yaşama sevinci arasında, başka hiçbir ikilide bulunmayan ezelî bir bağ olmalı… Dünya koşusunun insanı çok yorduğu ve bedenini tahakküm altına aldığı zamanlarda bile, gözkapaklarının uğruna direniş gösterdiği, buna rağmen mesut olduğu en tılsımlı kuvvet çünkü onlar…

İsmine prensip dedim; karar dedim, ismine, kalite ihtiva etmeyenlerin çokluğu yüzünden "tavır" dedim fakat hediye edilenler arasında o kadar güzelleri vardı ki, yazmama konusundaki ısrarımı ancak kısa zaman öncesine kadar devam ettirebileceğimi hissettim. Hakkını ifadan noksan kalan kısa paragraflarla da olsa, zaman zaman okuduğum kitaplar hakkında bilgi vermeye çalışacağım kıymetli okurlarımıza…

Gezi; Rıdvan Canım'ın, Akçağ Yayınları'ndan çıkan "Hayal Şehirlerinin İzinde" isimli gezi notları, bu yaz sonunda armağan edildi kütüphaneme. 397 sayfalık eserin takdim kısmında "yolculuk" kelimesinin gönül dergahındaki yankılarını izah eden yazar, seyahatin ruhu zenginleştiren ve rahatlatan soylu bir eylem olduğunu söylüyor. Gezip gördüğü onlarca beldeyi, yazarlardan cümleler, şairlerden beyitlerle süsleyen kalem, gittiği mekanların dünyaya bıraktığı izler kadar, ruhuna kazıdığı ifadelere teşbih ve telmihlerle yer vermiş. Kitap, ülke ve şehirlerin coğrafî ve kültürel yapılarını, dinlerini, nüfus özelliklerini, resimler eşliğinde anlatıyor… İsveç; Stockholm, Göteborg, Uppsala, Fransa; Strasborug, Almanya; Offenburg, Sırbistan; Belgrad, Saraybosna; "rüyalarımın şehri"diye tasvir ettiği Mostar, Poçitel, Travnik, Hırvatistan, Karadağ, Sancak, Kosova, Makedonya, Arnavutluk; Elbasan, Berat, Tiran, Yunanistan, Kırım, Azerbaycan, Suriye, Şam ve daha pek çok beldeye imzasını bırakan, onlardan devraldığı güzellikleri kitabına alan Canım'ın yazdıkları arasında beni en çok etkileyen, Yahya Kemal'in kalem izlerini bağrında taşıyan Üsküp oldu; "Anlatılacak ne varsa Üsküp'te, Osmanlı'nın mahzun yadigarı… Karşıda bir şey yok!" Tayyi mekan yapmayı arzulayan herkesin okuması gereken bir kitap.

Şiir; Ahmet Doğru'nun Sütun Yayınları'ndan çıkan "Aşkın Kaleleri" isimli kitabı, vaktiyle Bestami Yazgan'ın editörlüğünde yürütülen; sonrasında Doğru'nun genel yayın yönetmenliğini üstlendiği Güneysu Dergisi'nin eski sayılarıyla birlikte ulaşınca elime bayrama uyanmış bir çocuk coşkusu yaşadı kalbim. Şiir demetinden mürekkep bu güzel armağanlar için teşekkürler… Aşkın Kaleleri, 78 sayfa ve beş bölümden oluşuyor. Kitaba ismini veren ilk şiir, Efendimiz için kaleme alınmış. Eserdeki şiirler daha çok kapalı anlatım tekniği kullanılarak yazılmış. "Aşkla aşılanan acı", "Ne kentine özgü, ne kendine has","Yaprağın yağmuru çaldığı saat" gibi kimi mısralarda yapılan ses ustalıkları yanında "mavişin deniz" tarzında yeni kelimeler kazandırma yoluna gitmiş şair edebiyata… Kitapta beni en çok etkileyen çalışmalar ise Meşale, Gün Çalımı, Yer Sakla Yüzünü, Ayinler Minberi başlığını taşıyor.

Roman; Gençosman Denizci'nin Hayat Yayınları'ndan çıkan "Buz Yürekler" adlı kitabı 312 sayfalık polisiye romanı. Yazarın akıcı ve anlaşılır bir dille kaleme aldığı bu ilk kitabı, tarihi eser kaçakçılığı ile birlikte esrarengiz cinayetlerin araştırılması üzerinde dururken beldeler ve yapıtlarıyla ilgili bilgi vermeyi, okura tarihî mekanlar arasında yolculuk ettirmeyi ihmal etmiyor. Marmara Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi mezunu Aslı Güney isimli doktora öğrencisi etrafında şekillenen hadiseler silsilesinde Hakan, Profesör David Clark, Feridun Bey, Mert Kalaycı gibi karakterler öne çıkarılıyor. Okurun dikkati, Rizeli bir polis memuru olan başkomiser Fatih'in akılcı ve stratejik hamleleri üzerine yoğunlaştırılıyor. Burada, daha önce pek çok kıymetli romancımızın yaptığı gibi yazarın Fatihle karakter noktasında bir yakınlık kurduğu göze çarpıyor. Okunası…

Selam ile.