“Her insan topluluğunu önderleriyle birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defterleri sağından verilirse işte onlar amel defterlerini okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğramayacaklar.” (İsrâ, 17/71)
Kur’ân’ın bu ayeti insanın kaderini belirleyen en çarpıcı hakikatlerden birini ortaya koyar: İnsan sadece kendi amelleriyle değil, peşinden gittiği önderlerle de hesaba çekilecektir. Çünkü insanın yolu çoğu zaman tek başına seçtiği bir yol değildir; o yol, bir rehberin, bir liderin, bir düşüncenin peşinden yürünerek oluşur. İşte kıyamet günü Allah Teâlâ, insanları takip ettikleri önderlerle birlikte çağıracaktır.
Bu hakikat bize şu soruyu sordurur:
Bugün peşinden gittiğimiz insanlar, kıyamet günü bizimle birlikte çağrılmasını isteyeceğimiz kimseler mi?
Kur’ân’da bu mesele sadece bir ayetle değil, birçok ayetle hatırlatılır. Allah Teâlâ Firavun’un akıbetini anlatırken şöyle buyurur:
“Firavun kıyamet günü kavminin önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir.” (Hûd, 11/98)
Dünyada insanları peşinden sürükleyen zalim bir önder, ahirette de onları ateşe götüren bir önder olacaktır. Demek ki liderlik sadece dünyaya ait bir makam değildir; ahirette de sonuçları olan bir sorumluluktur.
Kur’ân’da cehennem ehlinin pişmanlığı anlatılırken de aynı gerçek dile getirilir:
“Rabbimiz! Biz efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik; onlar da bizi yoldan saptırdılar.” (Ahzâb, 33/67)
İşte kıyametin en acı sahnelerinden biri budur:
İnsanlar, dünyada körü körüne peşinden gittikleri önderleri suçlayacak; fakat artık hiçbir mazeret fayda vermeyecektir.
Peygamber Efendimiz ﷺ de bu hakikati çok açık bir şekilde ifade etmiştir:
Kişi sevdiğiyle beraberdir.” (Buhârî, Müslim)
Bu hadis, sadece bir sevgi meselesi değildir; aynı zamanda bir yöneliş meselesidir. Kimi seviyorsak, kimi örnek alıyorsak, kimin yolundan gidiyorsak kıyamette onunla beraber olacağız.
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur:
Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.” (Ebû Dâvûd)
Bu uyarı, insanın hayatında kime benzediğinin, kimi model aldığının ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Bugün insanlık büyük bir liderlik krizinin içindedir. İnsanlar Allah’a çağıran rehberleri değil; dünyaya, güce, paraya ve şöhrete çağıran önderleri takip etmektedir. Sosyal medya figürleri, ideolojik liderler, zalim siyasetçiler ve sahte kanaat önderleri milyonları peşinden sürüklüyor. Fakat bu önderlerin çoğu insanları Allah’a değil, nefislerine ve dünyaya çağırıyor.
Kur’ân ise gerçek önderlerin kimler olduğunu şöyle tarif eder:
Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık.” (Enbiyâ, 21/73)
Gerçek önder, insanları kendisine değil Allah’a çağırandır. İnsanları karanlığa değil hidayete götürendir. İnsanları zulme değil adalete yöneltendir.
Bu yüzden müminin en büyük sorumluluklarından biri şudur:
Kimin peşinden yürüdüğünü iyi seçmek.
Çünkü bir gün gelecek, mahşer meydanında bir nida yükseltilecek:
Falanca ümmet! Önderinizle birlikte gelin!”
O gün bazı insanlar Peygamberlerle, salihlerle ve hak yolunun rehberleriyle çağrılacak. Onların amel defterleri sağ ellerine verilecek ve sevinçle şöyle diyecekler:
Alın, okuyun kitabımı!” (Hâkka, 69/19)
Fakat bazıları da zalimlerle, sapkın önderlerle ve insanları Allah’ın yolundan uzaklaştıranlarla birlikte çağrılacak. İşte onların yüzleri karanlık olacak ve büyük bir pişmanlık yaşayacaklar.
Bu yüzden mümin için en hayati sorulardan biri şudur:
Ben kimin yolundan gidiyorum?
Eğer yürüdüğümüz yol bizi Allah’a yaklaştırıyorsa doğru yoldayız. Fakat yürüdüğümüz yol bizi Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o yolun sonu karanlıktır.
Geliniz, hayatımızın önderlerini yeniden gözden geçirelim.
Bizi Allah’a çağırmayan, bizi Kur’ân’a yaklaştırmayan, bizi ahireti hatırlatmayan önderlerden uzak duralım.
Çünkü kıyamet günü kimse başkasının yükünü taşımayacak; fakat herkes peşinden gittiği önderlerle birlikte çağrılacaktır.
Ne mutlu o kimselere ki mahşer günü Peygamberlerle, salihlerle ve Allah dostlarıyla birlikte çağrılacaklardır.
Ne büyük felakettir ki bazı insanlar da zalimlerle ve sapkınlarla birlikte diriltileceklerdir.
Öyleyse bugün karar verme günüdür.
Çünkü yarın kiminle çağrılacağımızı, bugün kimin peşinden yürüdüğümüz belirleyecektir.