Türk Ajansı Kıbrısın (TAK) haberine göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığından, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) AB Konseyi Dönem Başkanlığı'na ilişkin açıklama yapıldı.
GKRY'nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı görevini üstlenmesiyle birlikte sergilediği tutumun "AB'nin Kıbrıs meselesinde yıllardır sürdürdüğü çarpık ve taraflı yaklaşımın yeni bir tezahürü" olduğu vurgulandı.
Açıklamada, "Kıbrıs Türk halkının sistematik biçimde yok sayılması, yalnızca siyasi bir adaletsizlik değil, aynı zamanda AB'nin iddia ettiği kendi temel değerleriyle açık bir çelişkidir." ifadesi kullanıldı.
"Aralık 1963 tarihi itibarıyla 1960 yılında Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumlarının eşit ortaklığı temelinde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Rumların silahlı saldırıları ile meşruiyetini yitirmiş, anayasal düzen ortadan kalkmıştır." denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Bu tarihten itibaren haksız ve hukuksuz şekilde sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti' olarak muamele gören, esasen bir Rum devletidir. Hal böyleyken AB, kendi değerleri ve mevzuatına aykırı bir şekilde Rum devletini 2004 yılında üye kabul etmiş ve Kıbrıs meselesi bağlamında taraf olmuştur. AB bu hatasını düzeltmek yerine, GKRY zaman içerisinde Birlik içerisindeki konumunu tahkim etmiştir."
Açıklamada, Kıbrıs Türk tarafının geçmişte defalarca iyi niyetini ve anlaşma iradesini ortaya koyduğu kaydedilerek Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün müzakereye açık bir talep olmadığı ve çözümün vazgeçilmez temeli olduğu belirtildi.
Ada'da ve Doğu Akdeniz bölgesinde kalıcı bir barış ve istikrarın sağlanması için AB'nin "yirmi yıl önce yaptığı hatanın sorumluluğunu üstlenmesi" gerektiği vurgulanan açıklamada, "AB yetkililerinin tarihi ve güncel gerçeklerden uzak söylemleri, Kıbrıs Türk halkını yok sayan ve Kıbrıs konusundaki maksimalist Rum tezlerinin savunuculuğunu yapan yanlı tutumu sürdükçe, Kıbrıs Türk halkı nezdinde itibar görmesi mümkün değildir." ifadesi kullanıldı.