Klavuz karga ise

Değerli okurlarım dünyamız her geçen gün biraz daha yaşanmaz hale getiriliyor. ABD’ye klavuzluk yapan siyonist Gazze kasabı Netanyahu, Ebstein kartı ile sarı gavuru mana mana oynatıyor. Bir gün ak dediğine ertesi gün kara diyen Trump işte tam böyle bir kıskaçta. Papağanların yaptığı gibi sahibi ne derse onu tekrarlıyor.

Böylece kendi bitik itibarını değil ABD halkının da itibarını yerle bir eden Trump gavuru düştüğü gayya kuyusunda debelendikçe debelenirken hem Rusya hem Çin durumdan vazife çıkarmanın hazzını yaşıyorlar.

Komşumuz İran’ı Venezuela ve Küba zannedecek kadar da ufku dar olan bu adam dünyamızın jandarması durumunda olunca huzursuz olmamak mümkün değil.

Dini liderini öldürmekle İran halkının diz çökeceği zannına kapılacak kadar bilgi cahili bir adamın bukalemun gibi savrulması akla acaba sorularını getiriyor. Adam öyle uçuk cümleler kullanıyor ve öyle savruluyor ki durdurana aşk olsun.

En son yumurtladığı cümle “İranlılar beni dini liderleri olarak görmek istiyor”.

Katil Netanyahu, Epstein tasması ile bağladığı sarı gavuru istediği yere savurarak sarhoş ettiği için Trump gavuru akşam başka sabah başka gazel okuyadursun, İran halkı birbirine kenetlenmiş ve şehir meydanlarında toplanarak birlik ve beraberlik mesajları veren et ve kemik olmuş durumdalar.

İran bitti tükendi artık ayağa kalkamaz diyerek sabah akşam dünyayı kandıran yalan papazı Trump’ın hezeyan boyutuna varan saçmalıklarına sade İran halkı gülmüyor tüm dünya hem gülüyor hem de tedirgin bir şekilde izliyor.

Bu arada İran’ın eli armut toplamadı. Sadece İsrail, değil körfezdeki tüm ABD üstleri savaş gücünü yitirmiş(!) İran füzeleri ile yerle bir edilmiş ve korkak siyonist piçleri fareler gibi yer altındaki mahzenlerde ölümü bekliyor.

Ölümü öldürmüş bir millete atom bombası kullanmak da dahil hiçbir gücün diz çöktüremeyeceğini anlamayan sarı gavur şimdide kara harekatı için hazırlık yapıyormuş.

Yeni bir Vietnam ve Afganistan hezimeti özlemiş olmalı diyesi geliyor insanın.

İkiz kuleleri bahane ederek 2001 yılında ABD’nin başlattığı haçlı seferinde zinde dünyayı da arkalarına almış olmanın rahatlığı olmasına rağmen ABD ve koalisyon güçleri Afganistan bataklığına saplanmış ABD çareyi kaçmakta bulmuştu. Arkasına bakmadan bir sürü ajanını da orada bırakarak kaçmıştı.

İran’da da daha beterini yaşayacağına inanıyorum.

Çünkü dünya halkları ve devletleri ABD’nin İran’da işlediği cinayetlerin hiçbir hakka hukuka dayanmadığı gerçekliği ile yüzleştiği için bu orantısız acımasız savaşın karşısında durdular ve sarı gavura destek olmadılar.

ABD umut bağladığı ayrılıkçı Kürtler, Araplar ve İran’ın içinde köpürttüğü azgın azınlıkla bu işi başaramayacağı anlaşılınca ülkemiz ve Azerbaycan’ı savaşa sokma senaryoları başarılı olmayınca, tek başına İran’a kara harekatı yapma hayali içinde. İran’ın mazlum ve masum insanları ile girişeceği kara savaşı ABD’nin 1980 deki İran elçiliğine yaptığı kara harekatı gibi hezimetle sonuçlanacak ve tarumar olacaktır.

Geleceği varsa göreceği de vardır diye düşünüyorum.

Sabera zafera…

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.