Kültür Edebiyat Ne Alemde?

0

Kültürlü-edebiyatlı ve hatta çokça sanatlı bir toplum olduğumuz aşikar. Herkes okuyor ve yazıyor. Sayısı yüz binleri bulan kitaplar basılıyor, yüzlerce dergimiz var. Sergiler, tiyatrolar, gişe rekorları kıran sinema filmleri derken sanatsal faaliyetler ara vermeden devam ediyor.

Bırakın büyük şehirleri artık kendi halinde yaşayıp giden küçük ilçelerde bile kitap fuarları yapılıyor. Bazı yazarlar imza günlerine yetişmekten yazı yazamaz duruma geldiler.

Ödüller dağıtılıyor kültür edebiyat adına. Devletin en üst kademesinden başlayıp derneklere, vakıflara, belediyelere kadar birçok kurum ödül veriyor.

Bu kadar yoğunluğun olduğu bir ortamda yıllar var ki tartışmalar hiç bitmiyor. Nitelik- nicelik arasında akılp; "Bu kadar gürültünün ortasında ne olacak kültür, sanatın hali?" noktasında toplanıyor mesele.

Edebiyatın ve geniş anlamda sanatın görme bozukluğu sorunu var aslında. Uzağı görememe durumu ile karşı karşı karşıyayız. Takdir etmek denen o ruha hoş gelen, gönle huzur veren anlık mutluluğu kimseye yaşatmak istemeyen bir ruh hali sis bulutu gibi üstümüzde geziyor.

Hemen altını kurcalamak, görünenin ötesinde görünmeyen bir gizem aramak derdine düşülüyor. Daha da ileri gidilip ahbap ve çavuş muhabbetine geçilip oradan da körler ve sağırlarda nihayete erdiriliyor mevzu. Bu sadece ödüller anlamında değil; dergiler, yayınevleri, programlar, davetliler bağlamında da ortak kanaat gibi sunuluyor.

Kültür – edebiyat dünyamız tarihinin en canlı günlerini yaşıyor. Çamur atmadan olup bitene bir göz atılsa neler olup bittiğini de görecek aslında görmek isteyenler.

Eskader Ödülleri açıklandı. Listeye baktığımda mutluluk duyacağım isimlerin vardı. Ötesini kurcalamayı gereksiz görüyorum ben. Eskader, kültür-edebiyat alanında önemli çalışmaları bulunan, gayretli gönül insanlarının olduğu bir kurum. Mehmet Kahraman, Hayriye Ünal, Celal Fedai, Necip Tosun isimlerini ödül listesinde görmek beni mutlu etti. Hepsi de alanında önemli çalışmalar yapan isimler.

Eleştiri yapanlara sormak gerek. Kurumla mı problemin var yoksa isimlerle mi? İnceleme alanında Necip Tosun'un ödül alması çok doğal bir sonuçtur. Günümüz öyküsü dendiğinde ilk akla gelecek isimlerden biridir Necip Tosun. 2016 yılında da gösterdiği gayretlerin bir sonucudur onun aldığı ödül.

YTB ödüllerinde de ortak isimler var. Bu da şunu gösteriyor; siz iyi bir şeyler ortaya koyarsanız bu gayret herkes tarafından görülebilir. Mehmet Kahraman ismi bu listede de var. Işıklar Açık Kalsın kitabını okumadan eleştirmek tek kelimeyle aymazlıktır. Hayriye Ünal'ın şiir üzerine yazdığı yazılar mutlaka okunmalı. Sadece şair değil Ünal, şiir üzerine düşünen de bir isim.

Meseleyi ödül olarak düşünmemeli elbette. Çalışma her alanda var. Cevat Akkanat'ın hazırladığı 15 Temmuz Direniş Şiirleri Antolojisi'ni hiçbir bahanenin arkasına gizlenmeden okumak, tanıtmak yürekliliğini göstermeli 15 Temmuz direnişine destek veren herkes. Akkanat'ın hazırlığı içinde olduğu 28 Şubat Şiirleri Antolojisi'ne de gönülden destek vermek gerek.

Temmuz dergisinin memleketin dik duruşuna yakışır sayılar çıkarmasına, Mahalle Mektebi dergisinin Konya gibi geniş yürekli bir dergi oluşuna, Aşkar'ın aldığı ödüle, Süleyman Unutmaz'ın unutulmayacak şiirlerine, size gizemli bir dünyanın kapılarını açacak olan Hasibe Çerko öykülerine, İbrahim Tenekeci'nin aldığı ödüle, Şadi Kocabaş'ın ilk kitap heyecanına, genç şairlere kapılarını sonuna kadar açan Okur Kitaplığı'na, Hüseyin Akın'ın memleketi avucunun içi gibi görüp soluk soluğa çıktığı yolculuklara, Hece dergisinin özel sayılarına, Sezai Karakoç'un sözlerine, Bestami Yazgan'ın baskı üstüne baskı yapan kitaplarına, Handan Acar Yıldız'ın öykülerine ve daha nice güzelliğe kulak vermek bir zenginliktir.

Kendinizin dışındaki dünyaya göz atmakla bir şey kaybetmezsiniz ama çok şey kazanacağınız kesin.