10 yıllardır sanat diye bize ahlaksızlığı yutturdular, yıllardır kurumlara sızarak bu milletin milli ve manevi ne kadar değeri var ise zil zurna sarhoş olanlar tarafından temsil ettirme gayesiyle değerlerimizi dejenere ettiler. Bizdenmiş gibi görünüp eksen kaybına uğrattılar bizi. Ne kadar çamur o kadar iz dediler, gül uzatanmış gibi görünüp, kalbimizin ortasına dikenleri sapladılar.
Fuzuli dedik, Ahmedi Xani dedik, Itri, Gazali dedik, Dicle dedik, Fırat, Sakarya dedik, hayır! Hayır! Voltaire dediler, Shakespeare dediler, Moliere, Mozart, Ren dediler… Ahlak dedik, yobazsınız dediler, namus dedik, ilkel dediler, aile dedik, çağdışı dediler, değerlerden söz ettik, emanet dedik, hayır! Hayır! Popülarite dediler, moderniteyi dayattılar… Paylaşma dedik, sömürge dediler, eşitlik dedik, ikinci sınıf muameleye tabi tuttular…
Kültürümüz dedik, ananeler, mederzadımız dedik, sancak dedik, Kudüs dedik, iman dedik, mana dedik, gaye dedik, irfan dedik, Hayır! dediler, biz biliriz dediler, biz bilir biz buluruz dediler… Şıwan dedik, Neşet Ertaş dedik, hayır! Hayır, küfür dediler, zulüm estirdiler, zil zurna sarhoş mukaddesatımıza el sürdüler, dil uzattılar
Kolumuzu kırdılar, kanadımızı kırdılar, özgüvenimizi tarumar ettiler, ataleti bize kültür bellediler, uyuşuk fertler olarak yaşamanın utancıyla eriyip gidiyoruz. Aşkı ve gazayı en ala umde sayamadık, yiğidin şanından olan gaza ve fetih nişanesini unutturdular…
Küfrün filizini saldılar içimize, kavgalarımızda sırt sırta durdular, son tahlilde son darbeyi indirmek için koca bir kültür uygarlığı saydığımız ülkülerimize…
Kültürün, şerefin, şanın, inşa etmek istediğin uygarlık yüreğin kadardır arkadaş yüreğin kadar…
Yüreğin kadarsın sen arkadaş yüreğin kadar, sıkamadığın elin sıcaklığını hissedemezsin, gidemediğin diyar asla senin değildir, suyunu içmediğin ırmaktan şifa bekleyemezsin… Selam vermediğin gönül sana nasıl ay ışığı salsın, unutma ki ancak yazdığın hecelerle ıslatabilirsin dava devranını…
Kültür mü?
Dur hele anlatayım sana, ben Kürt'üm, Arab'ım ben, Boşnak'ım ben, Pomak'ım, Türk'üm, Hindu'yum ben, hasretim, gurbetim, vuslatım ve hiçbiri değilim, hepsinden azadeyim, şahadetim ben, o mukaddes emanetim ben, ana yüreğiyim ben, aşkın askeriyim, ağıtların tınısı, coğrafyamın sızısıyım ben, benim ben Nusaybinli ananın duası, Yozgatlı ananın fatihası, benim ben barışım, maşukun hayretiyim, vatan toprağının namusuyum… Benim ben… Kardeşi kardeşe kırdıranın karşısında duran namus milliyetindenim, ahlak medeniyetindenim… Benim ben… Kardeşliğin mayası, aşkın halayıyım, zılgıtın şifasıyım…
78 milyonumun Roman'ıyım, Kürt'üyüm, Türküsüyüm, Arabı'yım, Alevi'si, Sünni'siyim, toprağına gölge düşürmeyecek o demin soluğuyum…
Kültür mü?
Kendine gelmenin adıdır kültür, kendini, ruhunu, şuurunu, manasını, maneviyatını hissetmenin namıdır niyazdır kültür… Sanat diye yutturdukları ucubeliklerini yüzlerine vurmanın cüretidir kültür… Yahudi sulbünden türeyenlerin bu coğrafyaya ait olmadıklarını onlara haykırmanın, onları bu mübarek topraktan def etmenin ışığıdır kültür…
De hele ey dengbej Şakır, oku ey ozan Arif, oku ki had bilsin ahlaksızlığın kitabını ahlaksızlığı yaşarak yazanlar…
Unutturdular unutturdular kültürümüzün en kadim mısrasını…
''Ne yapsalar boş''… Başaramayacaklar…
Kalbimizdeki merhamet çınarını yıkamayacaklar… İman kokulu ahlak fidanımızı deviremeyecekler… Kültürümüzü yok edemeyecekler…