Büyük usta vefatının 36. yılında yad ediliyor

Güncelleme: 25.05.2019 18:45

Türk düşünce hayatında, fikirleri ve eserleriyle derin izler bırakan şair Kısakürek, yaşamı boyunca çok sayıda önemli esere imza attı.

"Kaldırımlar", "Çile", "Reis Bey" ve "Bir Adam Yaratmak"ın da aralarında bulunduğu yüze yakın esere imza atan şair, yazar ve düşünür Necip Fazıl Kısakürek, vefatının 36. yılında yad ediliyor.

Türk edebiyat tarihinde Baki'den sonra ikinci "Sultanu'ş Şuara" unvanına sahip Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, savcılık ve hakimlik görevlerinde bulunan hukukçu Abdülbaki Fazıl Bey ile Girit muhaciri bir ailenin kızı olan Mediha Hanım'ın çocuğu olarak 26 Mayıs 1904'te dünyaya geldi.

Çocukluğunu, dönemin hakimlerinden büyükbabası Mehmet Hilmi Bey'in Çemberlitaş'taki konağında geçiren Kısakürek, okumayı 5-6 yaşlarındayken dedesinden öğrendi. Büyükannesi Zafer Hanım'ın da etkisiyle okuma tutkusuyla tanıştı.

Kısakürek, mahalle mektebinde başladığı öğrenimine, Fransız Papaz, Amerikan Koleji ve Rehber-i İttihad okullarında devam etti. İlkokulu Heybeliada Numune Mektebi'nde tamamlayan şair, 1916'da Yahya Kemal ve Hamdullah Suphi Tanrıöver'in de öğretmenlik yaptığı Mekteb-i Fünun-u Bahriye-i Şahane'ye (Deniz Harp Okulu) girdi.

Öğrencilik yıllarında şiirle ilgilenmeye başlayan Kısakürek, "Nihal" isminde haftalık bir dergi çıkarmaya başladı.

Nazım Hikmet ile aynı okulda okudu

Şair Nazım Hikmet Ran ile aynı okulda eğitim gören Kısakürek, Lord Byron, Oscar Wilde, Shakespeare'in de aralarında bulunduğu önemli batılı yazarların eserlerini orijinal dilinde okudu.

Usta edebiyatçı, 1921'de Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Faruk Nafiz, Ahmed Kudsi gibi edebiyatçılarla tanıştığı Darülfünun Edebiyat Medresesi Felsefe Bölümü'ne girdi. İlk şiirleri, Ziya Gökalp'in kurduğu, Yakup Kadri ve arkadaşlarının çıkardığı Yeni Mecmua dergisinde yayımlandı.

Maarif Vekaleti'nin 1924'te açtığı sınavı kazanan Kısakürek, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla 20 yaşında Paris'e gitti.

Necip Fazıl Kısakürek, İstanbul'a döndüğü 1925'te, ilk şiir kitabı "Örümcek Ağı"nı, 1928'de ise "Kaldırımlar"ı yayımladı. Kaldırımlar, okurun büyük ilgisini ve hayranlığını kazandı.

Abdülhakim Arvasi ile 1934'te tanışan Kısakürek, bu tarihi kendisi için bir milat kabul etti. Bu tarihten sonra da Kısakürek'in eserlerinde tasavvufi düşüncenin izleri görülmeye başlandı.

Çile 1939'da yayımlandı

Kısakürek'in 1935'te yazdığı "Tohum" ile "Bir Adam Yaratmak" eserleri, Muhsin Ertuğrul tarafından İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahneye konuldu. İslamcılık ve Türklük vurgusunun ön planda olduğu Tohum, sanat çevrelerinden büyük ilgi görürken, halkın ilgisini çekmedi. 1937 yılında sahnelenen Bir Adam Yaratmak eseri ise büyük ilgi gördü.

Usta edebiyatçının 1936'da Celal Bayar’ın temin ettiği ilanlar yardımıyla çıkardığı ve 16 sayı sürdürdüğü "Ağaç" Mecmuası, dönemin önde gelen entelektüellerini çatısı altında topladı.

Yeni bir milli marş yazılması için 1938'de Ulus gazetesinin açtığı yarışmada kendisine yapılan teklifi kabul eden Kısakürek, yarışmadan vazgeçilmesi şartını öne sürdü. İsteği kabul gören Kısakürek, "Büyük Doğu Marşı" şiirini yazdı. Şiire verdiği "Büyük Doğu" adı, daha sonra çıkaracağı derginin de adı oldu.

Necip Fazıl Kısakürek'in 1934'te yaşadığı buhranlı dönemini anlattığı "Çile" şiiri 1939'da okuyucuyla buluştu.

Fatma Neslihan Baban ile 1941'de evlenen şairin, bu evliliğinden Mehmed, Ömer, Ayşe, Osman ve Zeynep isimli çocukları dünyaya geldi.

Büyük Doğu dergisinde ünlü isimlerin yazılarına yer verildi
İlk sayısı 17 Eylül 1943'te yayımlanan Büyük Doğu dergisi, İslami değerleri öne çıkarmasıyla dikkati çekti. Başlangıçta dönemin ünlü isimlerinin yazılarına da yer verilen dergide Necip Fazıl'ın, Adıdeğmez, İstanbul Çocuğu, BÜYÜK DOĞU, Fa, Tenkitçi, N.F.K., Ne-Mu, Ahmet Abdülbaki, Abdinin Kölesi, Bankacı, Be-De, Dilci, İstanbullu, Muhbir gibi takma isimlerle de yazıları yayımlandı.

Bakanlar Kurulu kararıyla 1944'te kapatılan dergi, 1945'te yeniden yayımlanmaya başlarken 1946'da bir kez daha kapatıldı. Dergi, 1947'de yeniden okuyucuyla buluştu fakat kısa süre sonra mahkeme kararıyla bir kez daha kapatıldı ve Kısakürek tutuklandı. Derginin sahibi görünen eşi Neslihan Hanım ile "Padişahlık propagandası yapmak-Türklüğe ve Türk milletine hakaret" etmekten yargılanan şair, bir ay 3 gün tutuklu kaldı.

Şair Kısakürek, 1949'da başkanı olduğu Büyük Doğu Cemiyeti'ni kurdu.

Eşi Neslihan Kısakürek ile 1950'de hapse giren şair, aynı yıl yapılan genel seçimlerden sonra seçimi kazanan Demokrat Parti'nin çıkardığı Af Kanunu ile serbest kaldı.

Büyük Doğu'yu yeniden çıkarmaya başlayan Kısakürek, dergide Adnan Menderes'e açık mektuplar yayımlayarak, partiyi İslam ekseninde geliştirmesini önerdi. Derginin çıkmadığı zamanlarda, Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Her Gün ve Tercüman gazetelerinde Kısakürek'in günlük fıkra ve yazıları yayımlandı.

Oğlu Mehmed'e, 1973'te Büyük Doğu Yayınevi'ni kurduran Kısakürek, "Esselam" isimli manzum eserinden başlayarak daha evvel çeşitli yayınevlerince basılmış eserlerinin düzenli yayınına başladı.

1980'de "Sultanu'ş Şuara" unvanını aldı

Milli Türk Talebe Birliği tarafından 1975'te mücadelesinin 40. yılı münasebetiyle jübile düzenlenen Kısakürek, 1976'dan 1980'e kadar 13 sayı "Rapor", 1978'de de "Son Devre Büyük Doğu" dergisini çıkardı.

Necip Fazıl Kısakürek, Türk Edebiyatı Vakfınca 1980'de Sultanu'ş Şuara (Şairler Sultanı) unvanını alarak şair Baki'den sonra, Sultanu'ş Şuara unvanına sahip ikinci şair olarak tarihe geçti.

1981'de Milli Kültür Vakfı Armağanı'nı alan Necip Fazıl Kısakürek'e 1982 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Üstün Hizmet Ödülü takdim edildi.

"Üstad" olarak anılan Kısakürek, hayatı boyunca Künye, Sabır Taşı, Namık Kemal, Çerçeve, Para, Vatan Şairi Namık Kemal, İdeolocya Örgüsü, Son Devrin Din Mazlumları, Halkadan Pırıltılar, Çöle İnen Nur, Maskenizi Yırtıyorum, Ulu Hakan II. Abdülhamid Han, Kanlı Sarık, Sonsuzluk Kervanı, At'a Senfoni, Sahte Kahramanlar, Her Cephesiyle Komünizm, Babıali, Ahşap Konak ve Reis Bey'in de aralarında bulunduğu çok sayıda esere imza attı.

Usta edebiyatçının "Bir Adam Yaratmak" eseri 1977'de Yücel Çakmaklı tarafından televizyona, "Reis Bey" adlı eseri ise Mesut Uçakan tarafından sinemaya uyarlandı. Oyun, 2002'de de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahneye konuldu. Kısakürek'in Reis Bey oyunu, 2012'de Devlet Tiyatroları, 2017'de ise Şehir Tiyatrolarınca sahnelendi.

Erenköy'deki evinde 25 Mayıs 1983'te vefat eden Kısakürek'in cenazesi, Eyüp Sultan Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Foto Galeri

Bir yanda çöl bir yanda okyanus

Kıran Operasyonu'ndan ilk kareler

Marmara Depremi'nin 20. yılı

Boğalar acemi kasapları affetmedi

Yerli uçan arabanın prototipi yayınlandı

Günün diğer manşetleri

İstanbul da etkilenecek
Memur-Sen müzakere için ek süre istedi
Aksayan hizmet yeniden başlayacak
Darısı diğer belediyelere
Barolar Birliği Başkanı'na Aforoz!
ABD'den tehlikeli hamle: Yasaklı füze denediler
Fenerbahçe gol şovla 123 hafta sonra zirveye yerleşti
AB'den İngiltere'ye anlaşmasız Brexit tehdidi
Meteorolojiden kuvvetli sağanak uyarısı
Bakan yardımcısı kazada hayatını kaybetti
Algı yapayım derken yine rezil oldu
İdlib'de Türk konvoyuna saldırı!
Mardin'e atanan kayyum şehit yakınlarını işe geri aldı
'Kıran Operasyonu' için düğmeye basıldı!
Bir yanda çöl bir yanda okyanus

Video

Uzun zaman sonra sahibini gören eşeğin tepkisi

Japonya uçan elektrikli otomobilini tanıttı

Daha önce böyle bir bisiklet gördünüz mü?

Sel mağduru esnaf İmamoğlu'na isyan etti!

Muğla'da korkutan yangın!

Benzer Konular

  • 1

    Gladyatörlerin kenti geçmişe ışık tutuyor

  • 2

    Amerikan Bağımsızlık Savaşı - Glory (Zafer)

  • 3

    ‘BEYAZ PERDEDE KARA KITA' - KARA NİSAN (SOMETİMES İN APRİL)

  • 4

    'Osmanlı'nın görüşü hakim olsaydı gezegen bu hale gelmezdi'

  • 5

    Diriliş Ertuğrul'dan 'Geleceğine Kan Ver' çağrısı