K-POP tehdidinin arkasında küresel kirli bir plan var

Güncelleme: 11.09.2019 11:20

Son zamanların en tehlikeli projelerinden, dünya gençliğine şırınga edilen sapkın bir kültür ülkemiz gençliğini de içine alarak ciddi bir büyüme trendine girdi. Türk gençliğini de rüzgarına katan Kore pop tehlikesi büyüyor. K-POP denilen bu rüzgar bilhassa gençlerin ahlak ve düşünce yapısını bozuyor  Bu kültür emperyalizmine kapılan gençler ailelerin elinden kayıp gidiyor. Tehlike karşısında nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini Uluslararası Sosyal medya Derneği (USMED) Başkanı Said Ercan ile konuştuk.

Röportaj - Zeynep TUFANÇ

Sayın Ercan, gençlerimizi tehdit eden BTS ve K-POP nedir ve neyi amaçlıyor?

BTS tarzı gruplar idol gruplar. 90lar’ın sonunda Kore ekonomisini kurtarmak için devletin bizatihi eliyle başlatılan ve ekonomik olarak devletin desteklediği kültürel bir emperyalizm projesidir. K-POP ticari bir düşüncedir. K-POP kültürel emperyalizmin, Güney Kore merkezli bir projesidir.

K-Pop ve BTS tarzı gruplar gençlerimizin ilgi alanlarına bu kadar derinlemesine nasıl girdi ve etkileyici konuma geldi?

Çocuklar bunları dinleyerek gruplaşıyor. Güney Kore’de Türkiye deki gibi maskülen bir erkek tarzı yok. Oradakiler daha soft karakterler. BTS ve bu tarz grupların kullandıkları sözler genelde “kendini sev” mealinde. O yaşlardaki çocuk zaten bir arayış içerisinde. Durum böyle olunca da çocuklarımız koşulsuz sevgi ve değer gördüklerini düşünerek o tarafa eğilim gösteriyorlar. Türkiye’de hakikaten çok kötü müzik yapan gruplar da var. Durum böyle olunca çocuklar K-Pop’u bir sığınak olarak görüyor. Bu müzikler ilk etapta onları psikolojik olarak rahatlatıyor, bir süre sonra ise farkında olmadan bağımlı hale geliyorlar.

SAPLANTILI FAN İLİŞKİLERİ

Şöyle vahim bir durum var ki, çocuklar konserlerde grup üyelerinin kaç kere hapşırdığını bile sayıyor. BTS’de 7 karakter var bunlardan her biri gök kuşağının bir rengini temsil ediyor. Mesela üyelerden birinin büyük annesi ölüyor, Türkiye deki fanlar yas tutuyor. Çocukları bir yerden sonra ele geçiren, robotlaştıran bir durum oluşuyor. Hatta birçok fan gruplarından “onlar olmazsa biz yaşayamayız” şeklinde mesajlar atılıyor. Bu saplantılı fan ilişkisi içinde, K-POP bunun getirilerine bakıyor. Lisanslı ürünlerini satıyor, bir çok gencimiz para biriktirip Kore’ye gidiyor, hatta bazıları geri dönmüyor. Buradaki sorun, müziğin dinlenmesi değil, gençlerin kullanıldığı sistematik yozlaşma.

Bu grupların arkasında onları yönlendiren bir güç mü var, nasıl bu kadar hızlı büyüyor yayılabiliyorlar?

K-POP önce yavaştan bir sempati kazanmaya başladı. Özellikle doğu toplumlarında buralardan dünya çapında gruplar çıkmaya başladı.  Bazen proje olduğundan sizin de haberiniz olmaz. Grup UNICEF ’e çağırıldı, orada konuşma yaptı. ABD’deki Ellen Şhow’a 2 defa çıktı. Ellen gruba “hayranlarınızla aranızda mahrem bir ilişki var mı” diye sordu ve soru Güney Kore’de olay oldu. Fakat buna rağmen 2. kez çağırıldı. Grammy ödülünü vermek zorunda kaldılar. Bu da bende şu düşünceyi uyandırdı, evet bir el bu gruba değiyor. Grubun Türkiye’de milyonlarca takipçisi var. Bunlar henüz ergen çocuklar olduğu için çok fark edilmiyor.

Bu hastalıklı  projenin amacı nedir? 

Dünyada belli güç odaklarının insan nüfusunu azaltma projesi var. Yapay zekânın ortaya çıkışı ve kullanım alanı da bununla ilgili. İnsan üremesini azaltmak istiyorlar. Bu projeler açıklandı. Batıda ilk önce Justin Biber‘i kullandılar. Sosyal medyaya yön vermek istiyorlar, ardından One Direction grubu ile yaptılar bunu. Grupta Zain Malik diye Müslüman bir çocuk vardı. Hatta ben bile o çocuk orada diye sempati duymaya başlamıştım. Bu çocuk geçtiğimiz aylarda bir açıklama yaptı ve “Ben artık herhangi bir dine inanmıyorum” dedi. Hepsi birer kültürü bozma ve yok etme çalışması. Günümüzde gençlerine Z nesli deniyor. Yönlendirilmeye çok açıklar. Artık bilgi güç değil, bilgiyi kullanmak güç, internet bağlantısı olmayınca çocukların hayatları duruyor.

K-POP’u BTS gibi grupları kullananların gücün nihai amacı nedir?

Güney Kore dünyada intihar oranı en yüksek 2. Ülke. Bizim ülkemizdeki çocuklar “Bunlar bize, psikolojimize iyi geliyor diye dinliyoruz“ diyor. Peki oradaki çocuklara niye faydası olmuyor? Bu gruplar Çin’de Japonya’da yasak. Kendilerine benzer kültürlerde, aynı dili konuştuğu ülkelerde bile yasak. Onlar önlem alırken biz niye gençlerimizi savunmasız şekilde bırakıyoruz? Öte yandan baktığımızda bu gruplar  “bütün cinsiyetlere eşit mesafedeyiz“ diyor. Grubun erkek üyeleri kadınsı bir görünüşte. Güney Kore için normal olabilir, bizim için değil. K-POP sektörünün çok kötü bir tarafı daha var. Bu çocuklar köle gibi çalıştırılıyor. Aşk yasak, anne baba ile görüşme sınırlı, insan fıtratına uymayan dayatmalara maruz kalıyorlar. Evlenmeyen, düşünmeyen; sadece tüketen ve güzellik kaygısında olan bir toplum ortaya çıkarmayı hedefliyorlar.

Anne ve babalara bu tehdide karşı ne tavsiye edersiniz?

Anne babaların şunu görmesi lazım, telefonu eline verdiğiniz taktirde çocuklar konuşmuyor, artık susuyorlar. Anne babalar lütfen çocuklarla vakit geçirsin. Haftada bir gününü, bir saatini çocuğuna versin ki hatıralar olsun çocukta. Ben bunu konferanslarımda hep söylüyorum. Çocuklar bağımlı değil anne babalar bağımlı. Hakikaten bu yavrularımıza değer verdiğinizde onlar da sizi çok seviyor ve değer veriyorlar. Sosyal medyada çok güzel gençlerle tanıştım. Onlarla muhabbet ediyorum. Onları anlamaya çalışıyorum, şakalaşıyorum. Şimdi anne baba bir şekilde çocuğunu buraya itiyorsa, sorun da odur. Sabahlara kadar bu grupları araştıran çocuk, sabah kalkıp okula gittiğinde derse nasıl adapte olsun?

Gençlerimizi ve aileleri bu akımlara karşı bilinçlendirmek için neler yapılmalı?

Kültür Emperyalizmi dünyada yürüyen bir şey. Fakat geldiğimiz noktada gençlerimizi uyarmak zorundayız. K-POP’u gündeme getirerek ailelerin haberlerinin olmasını sağladık. Biz bir şey söylediğimiz zaman, “size ne aileleri müdahale etsin” cevabını alıyoruz. Fakat biz gündeme getirene kadar ailelerin de haberi yoktu. Gençlerimizde bağımlı kişilik geliştiği için, K-POP ile ilgili oluşturduğumuz farkındalığın sürmesini istiyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Televziyon, gazete ve medya kuruluşlarında bunları anlatıyoruz ve bu şekilde devam etmemiz gerekiyor.

K-POP tehdidine karşı bize ne gibi görev ve sorumluluklar düşüyor?

Biz gençlerimizin vatana millete hayırlı evlat olmasını bu ülke için üretmesini istiyoruz. Sosyal medyada üç çeşit kullanıcı vardır. Üreten, tüketen ve yön veren. Biz ilk etapta üreten ve daha sonrasında yön veren toplum olmak istiyoruz. Şimdi Türkiye’nin etki alanında yaklaşık 500 milyonluk bir dil ailesi var. Bugün Türkçe konuşarak Çin’e kadar gidersiniz. Öte yandan Türkçe konuşarak Almanya’ya kadar gidersiniz. Bugün baktığımız zaman Barış Manço’nun, Neşet Ertaş’ın, Kemal Sunal’ın yerini dolduramadık. Halbuki dünyanın en eski kültürlerinden biriyiz .

K-Pop tehdidinin detaylarını ve bu tehlikeye karşı neler yapılması gerektiğini USMED Başkanı Said Ercan’a sorduk.

Örnek Hayatlar'da bilinmeyen detaylar

TYB İstanbul Dönem Açılışı'nı ‘Kudüs'ün Işıkları'yla Yapıyor

Tuna Nehri içini dökecek

'Altın Elbiseli Adam' Ankara'ya geliyor
Cemil Meriç'in kütüphanesindeki eserler Cumhurbaşkanlığına bağışlandı

‘Bağlılık Aslı' sinemaseverlerle buluşacak

Diyanet'in çocuk yayınları HARİKA

K-POP tehdidinin arkasında küresel kirli bir plan var