KURBİYET MAKAMINDAN KURBAN BAYRAMINA\u2026

0

Kurbiyet, kalbime yakınlık manasını süren kutlu kelime; hayatın anlamını Hakka yakınlıkta bulanların mevkii kurbiyet makamı…

Kurbiyet dostluk… İddianın ispat menziline sürüklenmesi… İbrahim'i evladının canıyla imtihana tabi tutan teslimiyet terazisi… İsmail'in çocuk bedenini bıçak altında olgun kılan şuur ve şükür ehliyeti… Şakağına hüzün dayanmış tevekkül demi kurbiyet… Alnına su yazılan gönlün, ateşle yıkanması. Sonu selamete varan sabrın, çile denizini atlaması. Varlıktan çıkıp yokluğa koşan bir yolcunun, yoklukta varlığa kavuşması. Kurbiyet; kulun Allah'a yakınlığı… Akrebiyet ise Allah'ın kula…

Yakınlık olmasaydı İbrahim, O'ndan gelecek olanı O'nun yoluna kurban edeceğini söyleyebilir miydi Rabbine? Candan öte bir canı kurban fedakarlığı isteyebilir miydi Rabbi İbrahim'den, olmasaydı yakınlık?

Öyle sevgili bir birliktelik ki yoluna çıkan şeytanın telkinlerine rağmen, ruhu acıdan tarumar olmuş kulu ahdinden döndürmedi; iddiasını ispatlayan imtihandan sonra da onu, Sevgilinin ikramıyla ödüllendirdi. Bu yakınlığın son ucu, sadece bir peygambere değil, koca bir insanlığa bayram nasip edildi…

Bayramlar, Rabbin lütuflarını anmak için kıymetli vesileler olduğu gibi kardeşliğimizin yeniden tesisi ve birlik-beraberlik ruhunun dirilişi, ihtiyaç sahiplerine ulaşmak ve nimeti, onu armağan eden adına paylaşmak, akrabayı ziyaret, teknolojinin savaş açtığı gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak gibi nice erdemli duyguya kapı aralayan hayırlı zamanlardır. Gönül, mütemadiyen "eski" özlemiyle sızlarken, ruh ötelere hasret duyar. Bu düşündürücü dilemma içerisinde evlatlarımız da yarınlara dair nice güzide anı biriktirirler arifenin sabaha heyecanla koşan saatlerinden itibaren… Bizlerin infak ve yardım şuuruyla attığı bilinçli adımlarla şekillenir onların ruhlarına kazınacak bayram lafzı…

Bunun için evlatlarımızla paylaşalım ömrü yangınlarla geçen bir peygamberin, oğlunu Rabbi için kurban edecek mesafeye gelişini, bunun neticesinde Rabbin inananlara armağan ettiğini… Onlarla paylaşalım sevenin, sevilen için bir güzeli kurban etmesi gerektiğini; paylaşmaya değer olanı onların ellerine sunalım.

Bir de "bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı!" diyen şairi hayırla yad edelim de bu bayram, ruhuna Fatihalar gönderelim… Sonra bayrama mahzun bir gönülle giren eli kınalı, göğsü yaralı annelerin iflah olmaz yaraları için dua edelim, duayı hatırlatalım sevdiklerimize… O şerefli analar ki bu toprakların selameti için evlatlarını kurban ederek girdiler bayramın kapısından içeri… Yurdu nice bayramlar yaşayabilsin diye ırağa düştüler neşenin ruhaniyetinden…

Rabbim Muhammet(s.a.v.) ümmetine hayırlı ve hakiki bayramlar yaşatsın… Muhterem Osman Nuri Topbaş hocamızın duasında buyurdukları gibi; son nefesimizi ebedî bir bayram sabahı eylesin.

Selam ile

Nuray Alper