Bugün dünya üzerinde yaklaşık 7,4 milyar insan yaşıyor. Ölen her bir kişiye karşılık üç kişi doğuyor. Her geçen bir dakika içinde 15 insan açlıktan ölüyor. Aç insan sayısı ile obezlerin sayısı birbirine oldukça yakın. Dünya her türlü çelişkinin kol gezdiği bir gezegen!
Tüm dünyanın geliri 73,6 trilyon dolar(2015). Çok değil daha 16 yıl önce 32,5 trilyon dolar olan toplam gelir bu süre zarfında %126 büyümüş. Dünya gelirinin tamamını üreten ülke sayısı 194(Vatikan'ı da katarsak 195).
Henüz ikibinli yılların başında Dünyanın en büyük ekonomisi Amerika Birleşik Devletleri (toplam dünya gelirinin yaklaşık %22 si ABD tarafından üretiliyor) iken bugün Çinin(2015 itibariyle Çin 17,3, ABD 15,8) gerisinde kalmış görünüyor. Diğer yandan Çin nüfus olarakta tam anlamıyla bir dev; Dünya üzerindeki her beş kişiden biri Çinli.
Tarım alanlarının(tarla, bahçe, çayır, mera) toplamı yaklaşık beş milyar hektar. Her yıl on milyon hektar toprak çölleşiyor, dörtbuçuk milyon hektar orman yok oluyor. Sanayi devrimleri artarda gerçekleştikçe yan etkileri hızla katlanarak insani, toplumsal ve ekolojik bir yıkıma yol açıyor. Isınan atmosfer, delinen ozon tabakası, yok olan tropikal ormanların biyolojik çeşitliliği, tahrip olan resifler, kuralsız avlanmalar nedeniyle yok olan balık türleri ve sonuç olarak zehirlenen hava, toprak ve su.
Bütün bunlara ne yol açıyor? Bu soruya tatmin edici cevap verebilmek için biraz gerilere gidip perspektifimizi genişletmemiz gerekiyor. Amerika'yı işgal eden beyazlar yalnızca yerli halkı katletmedi. İşgalciler kıtaya henüz ayak bastıklarında Kuzey Amerikada yaklaşık yetmişbeş milyon bizon yaşıyordu. Ondokuzuncu yüzyılın sonuna gelindiğinde geride sadece 541 bizon kalmıştı.
İnsanlık yararına kullanılacağı hayal edilen modern zamanların bilimi ve uygulaması olan sanayi emsali görülmemiş bir imha silahına dönüşmüştü bile. Çünkü savaşta sanayileşiyordu. 1963-73 yılları arasında Kuzey ve Güney Vietnam'a, Kamboçya ve Laos'a 13 milyon ton bomba atıldığı tahmin ediliyor. Yine bu bölge ormanlarının beşte birine 71 milyon litre kimyasal boşaltılarak 400 bin hektar toprak zehirlendi.
Doğanın sömürüsü insan sömürüsü ile paralel gidiyor. Birbirini tetikleyen süreçler kısır bir döngüyü üretiyor. Daha fazla kazanç hırsı ekolojik kötüleşmelere yol açarken beraberinde yoksulluk ve sefalete neden olarak birbirlerini besliyor. Bu konuda Afrika ülkesi Gana'da yaşananlar oldukça çarpıcıdır. Borçlarını ödemek için kakao üretimini artıran Gana, kakao fiyatlarının dünya piyasasında düşmesi sebebiyle yeniden borçlanmak zorunda kaldı. Planladığı geliri elde edemeyince Dünya Bankasının teşvikleriyle ormanlarını işletmeye açtı. Yaklaşık onbeş yıl içinde yıllık kereste üretimini 147 bin metreküpten 413 bin metreküpe çıkardı. Yok olan orman alanları beraberinde su kaynaklarının azalmasını getirdi. Sürecin doğal sonucu olarak sağlık sorunları arz-ı endam etti.
Neden sonuç ilişkisini doğru kurmak problemleri anlamamızı sağlarken genel kabul görmüş doğa bilimleri, sosyal bilimler, ekonomi vb. ayrımlar olaylar arasındaki ilişkileri kurmamızı engelliyor. Modern bilimsel zihniyet bir yandan parçalara bölerek anlamaya, kategoriler oluşturarak sınıflandırmaya çalışırken bütünsel perspektife körleşiyor.