1435. Hicri yılın Ramazan-ı Şerifinin sonuna geldik. Bizleri başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem azabından kurtuluş olarak ifade edilen bu mübarek zaman dilimine ulaştıran ve kendi rızasına uygun olarak Ramazan'ı, Kadir Gecesi'ni ve Bayram-ı Şerif'i idrak edenlerden eyleyen Allah'ımıza hamd olsun.
Daha evvel yine bu sütunda kaleme aldığım bir yazımda ifade ettiğim gibi, tarihçiler, siyasi analizciler ve gazeteciler 2014 / 1435 yılının Ramazan ayını tarihin en kritik kilometre taşlarının döşendiği, stratejik kararların alındığı ve insanlığın ve elbette Müslümanların geleceğini etkileyen çok önemli olayların gerçekleşmeye başladığı bir zaman aralığı olarak kaydedecekler.
İlk kıblegahımız Mescid-i Aksa'yı kalbinde taşıyan Filistin'imizin, özellikle Gazzemizin yaşadığı zulüm fırtınası bu günlerde tarihinin en şiddetli halini aldı. Tüm bu olup bitenlere karşı çağdaş Batı!, sessiz hatta destekçi; ümmet çaresiz ve seyirci. Oysa Mescid-i Aksa ve genel olarak Filistin bizim en önemli kıymet ve kutsallarımızdan birisi. Mescidi Aksa aynı zamanda Yüce Allah'ın yeryüzündeki ilahi ayetlerinden bir ayettir. Çünkü İsra suresinin birinci ayetinde şöyle buyurulmaktadır:
"Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir." Burada dikkat edilirse, Resulullah (s.a.s.)'ın Mescidi Haram'dan Mescidi Aksa'ya yürütülmesinin sebebiyle ilgili olarak "kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için" denmektedir. Allah dileseydi Resulullah (s.a.s.)'ı Mescidi Haram'dan da miraca yükseltebilirdi. Ancak kendisine birtakım ilahi ayetlerin gösterilmesi amacıyla önce Mescidi Aksa'ya getirilmiş ve oradan miraca yükseltilmiştir. Demek ki, burası da Allah'ın yeryüzündeki ilahi ayetlerinden bir ayettir. Dolayısıyla buraya asıl sahip çıkmaları gerekenler Müslümanlardır.
Filistin diyarının mübarek kılındığına dair de ayrıca hadisler bulunmaktadır. Bunlardan birinde şöyle buyurulur: "Allah, Ariş ile Fırat arasını mübarek (bereketli) kılmış ve özellikle Filistin'i mukaddes kılmıştır."
Resulullah (s.a.s)'ın cariyesi Meymune (r. anha): "Ey Resulullah! Bize Mescidi Aksa hakkındaki hükmün ne olduğunu bildir" dedi. Resulullah (s.a.s.) da şöyle buyurdu: "Oraya (Mescidi Aksa'ya) gidin ve içinde namaz kılın." -Hadisin ravisi dedi ki: "O zaman burası Daru'l-Harb'di (yani Müslüman olmayanların hakimiyeti altındaydı)."- (Resulullah (s.a.s) sözlerine daha sonra şöyle devam etti): "Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamazsanız kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin."
Mescid-i Aksamızın bulunduğu topraklar yanıyor, bizler ise bırakın bu yangını söndürmeyi, O'nun kandillerinde yakılmak üzere zeytinyağı bile götürmekten aciziz.
Şimdi, Mescid-i Aksa'nın nöbetini tutan, muhafızlığını yapan yiğit Filistinli kardeşlerimiz üçüncü ve inşallah son İNTİFADA'yı başlattılar. Bu İNTİFADA'nın artık yerel ve bölgesel olmaktan çıkıp küresel çapa erişmesini diliyor ve öngörüyorum. Her geçen gün ümmet bilinçleniyor ve Müslüman olmayan merhamet, insaf ve vicdan sahibi insanlar bu haklı davaya daha fazla destek olmaya başlıyor. Bu dünya barışı adına da büyük bir adım.
Bir Filistin Marşı'nda dinlemiştim. EL İNTİFADA MUSTEMİRRA. Bu küresel hak arayışı ve ayaklanma, bu mübarek beldeler özgürleşinceye kadar sürecek. Selam olsun Kur'an ile, sapan ile direnen, Mescid-i Aksa nöbeti tutan sınırın arkasındaki gençlere ve çocuklara ki onların taşları roket gibidir, ve Hayber'i hatırlatır zalim, kan içici Siyonistlere. Kudüs'ün bu mağrur çocukları, bu beldeyi islam'ın ve Kur'an'ın nuru ile aydınlatırken kendilerine küresel dostlar ve müttefikler de bulacaklar.
İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ...
* Mustemirra: devam edecek