Önce durum tespiti yapmaya çalışalım. Kürt nüfusunun yoğunluk oluşturduğu bölgelerde ciddi bir kent krizi yaşanmaktadır.
Yani PKK ve HDP'nin desteğiyle devam eden çatışma sürecinde sıkışmış ve kentler yaşanabilir olmaktan çıkmış durumdadır.
Bunun ne tür sonucu olur. Devletin olayları şiddetle bastırmasının kaçınılmaz olarak getirdiği bezdirici bir durum olabilir. Ama halk biliyor ki bu durum çatışmaların kentlere taşınmasının doğal bir sonucudur.
Ve halk biliyor ki yıllarca dağda çatışmalar vardı ve kentlerin yaşanabilirliği yok olmamıştı. Günlük hayat devam ediyordu.
Peki halkın arasından yapılmakta olan çatışma sürecinin nasıl bir siyasal sonucu olur? Ve bu durumun yeni seçim ile nasıl bir ilgisi vardır? Şöyle ki:
Halkın büyük bir kısmının kentlerden batıya doğru kaçıyor. Bunun için kentlerini güvenli ortam olmaktan çıkaranlara sempatisi azalır. Bu kesin. Bu birinci veri.
İkinci veri de şu: Yakın zamanda araştırma şirketlerinin ve piar çalışmalarını takip eden çevrelerin raporlarına bakılırsa HDP'nin Türkiye genelinde ve Güney Doğuda oy kaybı yaşadığı dillendirilmektedir. Gerekçe şu: HDP Türkiyelileşme iddiasıyla 7 Haziran'da yüzde 13'lere varmışken Eylül 2015 başlarında şiddet çağrısı ile başlattığı yeni konsept onu tekrar bölge ve etnik parti kimliğine dönüştürdü. Bu dönüşüm HDP'nin 1 Kasım seçimlerinde oylarının daha da düşmesine neden oldu.
Bu çatışma konseptine verdiği desteğin dozunu bu gün daha da arttırdığına göre oylarının daha da düştüğünü öngörmek zor değildir.
Çünkü HDP'yi büyüten barış söylemi ve tutumudur, çatışma taraftarlığı her zaman oy kaybettirir.
Üçüncüsü veri de HDP vekillerinin bir kısmının söylemleri ve eylemleri "teröre destek olmak" bağlamında değerlendirildiği için savcılar harekete geçmiş durumdadır.
Öncelikle kamuoyunda ve siyaseten "mahkum" olan vekillerin yargı sürecinde de suçlu bulunması büyük olasılık taşıyor.
Böylece HDP vekillerinin bir kısmının millet vekilliklerinin yargı yoluyla düşürülmesi durumunda Güney Doğuda zorunlu olarak bir seçime gidilmesi gerekmektedir.
Dördüncü ve son önemli gerekçe de şudur: Ak Parti bilindiği gibi parti kapatmayı zorlayan yasal değişimi yapan bir partidir. O nedenle HDP'nin kapatılması yerine teröre destek veren vekillerin vekilliklerinin düşürülmesi yolunda destek vereceği öngürülebilir.
Bu durumda yeni seçimde HDP'nin oyu düştüğüne göre oyları ve vekil sayısı artma olasılığı sadece Ak Parti için düşünülebilir.
MHP ve CHP bölgede yok sayıldığına göre ve HDP de oy kaybı yaşadığına göre Ak Partinin bu mini seçim ile Anayasal çoğunluğu yakalama şansı var gibi görünüyor. Ak Parti'nin böyle bir çoğunluğu yakalamaması durumunda bir önceki hükümette olduğu gibi Anayasa çalışmalarının sonuçsuz kalması olası görünüyor. Çünkü HDP'nin de CHP'nin de MHP'nin de ön şartlı Anayasa görüşmesi yine çalışmaları tıkayacak gibi görünüyor.
Bütün bu veriler bir araya getirildiğinde yaz aylarında bir seçimin olması muhtemel hatta zorunlu görünüyor.