Büyük Zafer'in 104. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen Zafer Haftası kutlamaları dolayısıyla Afyonkarahisar'a gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, Şuhut ilçesindeki Atatürk Evi'ni ziyaret etti.
Kurtulmuş, ziyaretin ardından Atatürk Evi'nin önündeki alanda düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Büyük Zafer'in hazırlıklarının yapıldığı son gecenin coşkusunun yaşandığı bir günde Şuhut'ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Tarihi, geçmişte olanları hatırlayarak ondan ders çıkarmak ve aziz milletin bundan sonraki yürüyüşünde çok güçlü şekilde yol almak için bir fırsat olarak değerlendiren Kurtulmuş, 104 yıl evvel Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Büyük Taarruz'un son detaylı çalışmasını yaparak, süvari birliklerinin seferini başlattığını ve Büyük Taarruz'un ardından Büyük Zafer'le birlikte Türk tarihinde çok önemli bir sayfanın açıldığını belirtti.
Milli tarih bakımından 25-26 Ağustos'ta iki önemli günün yaşandığını dile getiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"26 Ağustos, Sultan Alparslan ve ordularının Anadolu'nun kapılarını aziz milletimize açtığı büyük, kutlu bir zaferin yıl dönümü. 955 yıl önce gerçekleşen o büyük zaferin yıl dönümünü hep birlikte idrak edeceğiz. O zaferle birlikte Anadolu'nun her bir yeri aziz milletimize açılmış, ardından İstanbul'un ve Rumeli'nin fethiyle birlikte Avrupa'nın kapıları Türklere açılmıştır. Zaman zaman fetret dönemlerini yaşadığımız zamanlar oldu ama bu tarihimizin içerisinde en az Malazgirt Zaferi kadar önemli olan bir başka tarih de Anadolu'nun dört bir tarafını işgal eden düşmana karşı milletimizin 'Ya Allah' diyerek ayağa kalkması sonucu gerçekleştirilen Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Büyük Zaferi'dir.
Bu toprakları işgal edebileceğini zanneden emperyalistlerin o günkü maşaları, bu milletin ruhuyla tersyüz edilmiş ve geldikleri yere geri gönderilmişlerdir. Milletimizin tarihinde bütün zaferlerin hepsinde ortak bazı özellikler vardır. Bunlardan birisi bir olmak, beraber olmak ve hep beraber bütün oymaklarıyla, bütün kabileleriyle, bütün farklılıklarıyla tek vücut olmak, tek yumruk olmaktır. Böyle olduğu için Malazgirt Meydan Muharebesi kazanılmıştır, 30 Ağustos kazanılmıştır. İnşallah tekrar bu topraklarda hep beraber dirlik, birlik içerisinde, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde, aynı vatanın insani mirasçıları, aynı kültürün, aynı medeniyetin sahipleri, aynı geçmişin ortak kaderine sahip olanları ve aynı ortak geleceğin kaderdaşları olarak yolumuza devam edeceğiz."
Kurtulmuş, 30 Ağustos'un Türkiye'nin önünde yeni bir dönemin de başlangıcının işareti olduğunu vurgulayarak, "Terörün tamamıyla sona ermesiyle birlikte bir daha bu memleketin hiçbir yerinde şehitlerimiz, gazilerimiz olmayacak, bir daha bu memlekette analar ağlamayacak ve Allah'ın izniyle terör örgütleri ve bütün aparatları tarihten silinerek milletimiz bir ve beraber olarak kıyamete kadar yaşayacaktır." dedi.
"Tarih, geçmişte yaşananları saygıyla anmaktır. Tarih, geçmişteki büyük komutanları, isimsiz insanları hayırla yad etmektir ama tarihi anlamak ve ondan ders çıkarmak hepsinden daha önemlisidir." diyen Kurtulmuş, birliğin ve dirliğin bir arada tutulması gerektiğini ifade etti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"25 Ağustos 1922'de az ilerideki binada Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları son hesaplarını yaparken biliyorlardı ki bu memleketin her bir ferdi birdir, beraberdir. Ordudaki asker de tarladaki çoban da aynı idealin, aynı ülkünün peşindedir. Evindeki kadın da yaşlı amca da aynı idealin peşindedir. O ideal, güçlü ve büyük Türkiye idealidir. O ideal, bu memlekete namahrem elini değdirmemektir. O ideal, 'Korkma' diyerek bu milletten başka hiçbir gücün önünde eğilmeme iradesidir. Bu toplantılarımızla bu iradeyi tekrar idrak ediyor, özümsüyor ve sonraki nesillerimize aktarıyoruz. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu büyük kurtuluş mücadelesinin önemli kahramanlarını ve ismini dahi bilmediğimiz nice isimsiz kahramanları hayırla yad ediyoruz."
"Gelecek nesillere bugün olduğundan çok daha güçlü bir Türkiye'yi hep beraber bırakacağız"
O dönemde savaşan ordunun, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisinin emrinde olan bir ordu olduğunu anımsatan Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem bağımsızlık mücadelesini vermiş hem devletin kurulmasının adımlarını atmıştır. Bugün de burada çeşitli siyasi partilerden milletvekili arkadaşlarımızla beraber, o günkü iradeyi temsil etmek için buradayız. Ayrımız gayrımız yoktur. Milli iradenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bizzat milletin kendisidir, milletin kendisinde ne varsa onu temsil eden kutlu bir yuvadır. İnşallah ecdadın bize bıraktıklarına layık olarak yolumuza devam edeceğiz. İnşallah bu vatanı bağımsız bir ülke olarak kıyamete kadar yaşatma azminde olan şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıralarını her zaman yaşatacağız ve inşallah gelecek nesillere bugün olduğundan çok daha güçlü bir Türkiye'yi hep beraber bırakacağız. Allah yolumuzu açık etsin. Allah bu milletin düşmanlarına fırsat vermesin. Çevremizin ateş çemberine döndüğü bu bölgede Türkiye'ye Cenab-ı Allah, milletin iradesiyle birlik, dirlik içerisinde, çok istikrarlı bir şekilde daha güçlü günlere ulaşmayı nasip etsin diyorum."
Kurtulmuş, daha sonra Zafer Haftası kutlamaları kapsamında temsili atlı birlikleri Büyük Taarruz Karargahı'ndan İzmir'e uğurladı.
Programa, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti Afyonkarahisar milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya ve Hasan Arslan, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak ile vatandaşlar da katıldı.