TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bölgemizde, dünyada sulh ve selamet istiyoruz, barış istiyoruz. Bu bölgede, coğrafyamızda dostluğun hakim olmasını istiyoruz. Ama Türkiye'ye karşı düşmanca tavırlar içerisinde olanlara da her şekilde hazırlıklı olduğumuzu ve asla Türkiye'nin düşmanlarına fırsat bırakmayacağımızı bir kere daha ifade etmek istiyoruz.” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un himayesinde, Türklerin Anadolu’dan Rumeli'ye geçişinin ve Gelibolu'nun fethinin 672. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Çanakkale’nin Lapseki ve Gelibolu yakalarında etkinlikler düzenlendi.
Lapseki’nin Çardak beldesinde Gazi Yakup Bey’i anma törenin ardından beraberindekilerle Nusret Mayın Gemisi’yle boğaz geçişi gerçekleştiren Kurtulmuş, Gelibolu’ya gelişinin ardından mehter takımıyla birlikte tören alanına geçti.
Tören alanına gelişinde 57. Piyade Alayı ve komando birliklerini ve vatandaşları selamlayan Kurtulmuş, daha sonra Atatürk Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen Türklerin Anadolu'dan Rumeli'ye Geçişinin ve Gelibolu'nun Fethinin 672. Yıl Dönümü Kutlaması ile Gazi Süleyman Paşa’yı Anma Programında vatandaşlara hitap etti.
Bu anlamlı günde Çanakkale’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, boğaz geçişinin de fevkalade anlamlı ve önemli olduğunu belirtti.
18 Mart Çanakkale Deniz Savaşı’nın kaderini belirleyen, en önemli aksiyonları gerçekleştiren Nusret Mayın Gemisi’yle yapılan boğaz geçişinin aslında tarihle bugünü birleştiren önemli bir geçiş olduğunu ifade eden Kurtulmuş, geçiş sırasında eşlik eden savaş gemilerinin, savaş uçaklarının ve helikopterin Gelibolulu, Lapsekili, Çardaklı kayıkçı gemilerinin tarihi bir duygu yaşattığını söyledi.
Kurtulmuş, TBMM’nin himayelerinde ilk kez gerçekleştirilen etkinliğin bundan sonra da devam etmesi ve gelenekselleşmesi temennisinde bulundu.
Türklerin Anadolu'dan Rumeli'ye geçişinin tesadüf olmadığını, bundan alınacak çok derslerin bulunduğunu ve bu geçişle fetihler silsilesinin başladığını aktaran Kurtulmuş, Osmanlı Beyliği’nin o dönemki tarihsel adımına dikkati çekti.
Osmanlı’nın diğer beyliklerle uğraşmak yerine yönünü Batı’ya çevirdiğini dile getiren Kurtulmuş, “Gazi Süleyman Paşa ve Yakup Bey ile arkasında isimlerini bilmediğimiz nice Akıncılar buraya adım attıkları anda İstanbul'un fethinin de gerçekleşeceğini cümle aleme göstermiş oldular. Osmanlı Beyliği'nin hemen kuruluşunun başında, daha doğru dürüst bir devlet bile oluşmamışken Batı’ya yönelerek Rumeli'yi fethetmeye başlamış olması fevkalade önemli bir tarihi adımdır, bugün de bize önemli bir ders, önemli bir ibrettir. Öyle olduğu için hep yön daha ileriye olmuş, hep ufku Batı’ya doğru olmuştur.” diye konuştu.
Osmanlı’nın doğuda kökleri olan ama batıya kapalı olmayan; doğudan gelen ama yönü batıya dönük olan bir devlet olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları söyledi:
“Osmanlı, yönü batıya dönük olurken de kendi köklerinden asla uzaklaşmayan, medeniyet değerlerini asla inkar etmeyen, her ikisini birleştirebilen önemli bir cihan devletiydi. Eğer 500 obalık bir beylikten üç kıtaya yayılan milyonlarca kilometrekarelik bir cihan devleti çıktıysa hiç şüphesiz bunun ardındaki en önemli varlık ne toptur ne tüfektir ne askeri güçtür ne ekonomik güçtür. Bunun önündeki ve arkasındaki en önemli güç, büyük bir vizyona sahip olmasıdır. İşte bu vizyon içerisinde hareket ettikleri için hep önlerinde yeni ufuklar açıldı, hep yeni fetihler gerçekleşti, hep daha ileri adımlar atıldı, dünyanın başkenti olan İstanbul fethedildi. İstanbul'un fethedilmesi sadece Konstantinopolis'in ele geçirilmesi değil, İstanbul'un fethedilmesi; milletler meydanında Osmanlı'nın baş pehlivanlığa yükselmesidir. Aynı şekilde Viyana'ya ve daha ileriye gidilmiş olması Osmanlı'nın Avrupa ve Batı vizyonunun yansımasıdır.”
Bu toprakların Türklerin geçmişle geleceğini birleştiren önemli, mübarek topraklar olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Bu topraklar nasıl 672 sene evvel Türklerin Rumeli'ye geçişine sahne olduysa aynı şekilde 18 Mart'ta Birinci Dünya Savaşı'nın sonrasında da yine bu sefer Batılı emperyalist güçler tarafından ‘Haydi siz kim oluyorsunuz? Orta Asya'dan gelmiş olan parya millet gidin ait olduğunuz yere Orta Asya steplerine’ denilerek milletimiz Çanakkale'den, bu topraklardan sökülüp atılmaya çalışılmıştır. Ama bir avuç imanlı insanın ‘ya Allah’ diyerek ayağa kalkmasıyla bu topraklardan emperyalistler tekrar püskürtülmüş, onlar ait oldukları yerlere geri dönmüşlerdir. Bu büyük zafer milletimizin imanının, tarih şuurunun, vatan aşkının, millet sevdasının çok tabi bir sonucudur.” şeklinde konuştu.
Çanakkale Savaşı’ndaki güç dengesine de işaret eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Varla yok arasında, imanla inkar arasında, varoluş mücadelesiyle yok etme gayreti arasında bir büyük savaşı; iman, var olma iradesi ve Kurtuluş Mücadelesinin o aziz kahramanları kazandılar, hepsinin ruhu şad olsun. Gazi Yakup Bey ve alperenleri, Gazi Süleyman Paşa ve yoldaşları buraya gelirken bir avuç insandı. İnanın ki karşımızda temsilini gördüğümüz 57. Alay da bir avuç askerden ibaretti. Karşılarında ordular vardı. Buraya bizi getiren mayın gemisi devrin mütevazı gemilerinden birisiydi. Boğaza 26 tane mayını ancak bırakabilmişti. Karşısında ise dünyanın en büyük savaş gemileri vardı. Ama sonuçta Malazgirt'in ruhu, Gazi Süleyman Paşa'nın ruhu, Osmanlı'nın fetih ruhu ve Anadolu'nun var olma ruhu bir araya gelerek mücadele etti ve kahramanca direndi. Biz bu büyük tarihsel sürekliliği bundan sonra da devam ettireceğiz.”
“Milletçe kenetlenmek tarihten aldığımız güçle kökü mazide olan bir atiyi kurmak mecburiyetindeyiz”
Kurtulmuş, bugünün dünyasında tarih şuurundan yoksun milletlerin bu coğrafyada ayakta durmasının mümkün olmadığını vurgulayarak değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Dünyanın her yerinin nasıl büyük bir ateş çukuruna döndürüldüğü, hele bizim coğrafyamızın Akif'in tabir ettiği gibi dünyanın bütün devletlerinin güçleri tarafından parsellenmeye çalışıldığı bir dönemde, Türk milleti olarak bir olmak, beraber olmak, birlikte olmak ve güçlü olmaktan başka bir şansımız yoktur. Birbirimize yaslanmak, birbirimize güvenmek ve birbirimizden güç almak mecburiyetindeyiz.
Bu toprakların tarih şuurunu iyi bir şekilde kavramak, gençlerimize, evlatlarımıza bu şuuru kavratmak mecburiyetindeyiz. Bu töreni, sadece bir sembol olsun diye yapmıyoruz. Bizim törene ihtiyacımız yok. Bu törenleri ihtiyacımız olan birliği ve ihtiyacımız olan tarih şuuruna sahip olmayı pratik olarak yaşamak için gerçekleştiriyoruz. Esasında Gazi Yakup Bey'den Gazi Süleyman Paşa'dan, Gelibolu'nun fethinden 57. Alay’a, Gazi Mustafa Kemal'e, Çanakkale mücadelesine bir hat çekiyor ve bu hattın verdiği ışıkla geleceğe doğru daha aydınlık, daha güçlü bir şekilde yürüyoruz. Bu şekilde milletçe el ele vermek, kenetlenmek, tarihten aldığımız güçle kökü mazide olan bir atiyi kurmak mecburiyetindeyiz.”
“Bu bölgede, coğrafyamızda dostluğun hakim olmasını istiyoruz”
Dün bu topraklarda Türklerin varlığına emperyalistler rıza göstermediği gibi bugün de rıza göstermediklerini söyleyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Bugün de isterler ki başımızda 50 bin gaile olsun. İsterler ki dışarıya bakıp hedeflerimizi büyütmek yerine içeriye dönüp aynen Osmanlı'nın dışındaki beyliklerin yaptığı gibi birbirimizle uğraşalım. Buna müsaade etmeyeceğiz. Emperyalizmin yolu; bölmek, parçalamak, ufalamak ve dağıtmaktır. Bizim tarihten aldığımız ders ve ecdadımızın bize gösterdiği yol ise birleşmek, bütünleşmek, bir arada olmak, daha güçlü olmaktır. Bu bilinçle, bu şuurla hareket edeceğiz. İnşallah nasıl bir asır evvel hasta adam diyerek boğazımıza çökmeye çalıştılarsa, nasıl bir asır evvel Çanakkale'nin koylarını işgal ederek İstanbul'a kadar gitmeyi hayal ettilerse inanın ki tarih bize öyle büyük bir imkan vermiştir ki bir asır evvel bize hasta adam diyenler bugün kendileri hasta adam haline gelmişler ve Türkiye'den medet umar hale gelmişlerdir.
Gücümüz arttıkça, birliğimiz kuvvetlendikçe, içeride işlerimizi gayet güzel hallettikçe, güçlü, büyük Türkiye hedeflerine yürüdükçe Allah'ın izniyle bu ülkenin, bu milletin önünde duracak başka hiçbir güç yoktur.
Dün bize hasta adam diyenler bugün Avrupa kıtasının güvenliğini nasıl sağlayabileceklerini derin derin düşünmektedirler. Dün bize hasta adam diyenler kendilerine bugün dışarıdan gelmekte olan tehditleri nasıl savunacaklarını kara kara düşünmektedirler. Batının en doğusunda, doğunun en batısında, tarihin her döneminde bir doğulu devlet ama hiçbir zaman batıya kapısını ve gözünü kapatmamış olan bir millet olarak Türkiye'ye her zaman daha çok ihtiyaçları var. Bu ihtiyacın farkındayız. Onlar da farkında. Biz bölgemizde, dünyada sulh ve selamet istiyoruz, barış istiyoruz. Bu bölgede, coğrafyamızda dostluğun hakim olmasını istiyoruz. Ama Türkiye'ye karşı düşmanca tavırlar içerisinde olanlara da her şekilde hazırlıklı olduğumuzu ve asla Türkiye'nin düşmanlarına fırsat bırakmayacağımızı bir kere daha ifade etmek istiyoruz.”
Kurtulmuş, geçmişteki büyük fetihler gibi aynı ruhla bu millete nice büyük zaferlerin, her alanda büyük galibiyetlerin nasip olması temennisinde bulundu.
2026 FIFA Dünya Kupası'nda pazar günü ilk karşılaşmasına çıkacak A Milli Futbol Takımı’na da başarılar dileyen Kurtulmuş, Dünya Kupası’ndan büyük bir zafer dönülmesi arzusunu da paylaştı.
Programdaki konuşmaların ardından Çanakkale Folklor Araştırma Derneğinin halk oyunları ekibi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Mehter Takımı gösteri sundu.
Tören boyunca Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı römorkörler denizde su gösterisi yaptı.
Törene, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, AK Parti MKYK Üyesi Fatih Şahin, eski milletvekilleri, 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak, kaymakamlar, belediye başkanları ve kurum müdürleri katıldı.