YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Beyhan

Güvenli bölge Ve ABD’nin bölge stratejisi

11.09.2019 00:02

Geçen haftaki yazımızda Türkiye’nin güvenli bölge oluşturma konusunda ABD’yle neden başarılamadığını maddeler halinde belirtmiştik. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Malatya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada: ‘’Bizim güvenli bölgeden anladığımızla ABD’nin anlayışı aynı değil’’ ifadesi yazımızı teyit etmiş oldu.

Dolaysıyla Türkiye’nin ABD’yle Suriye’de güvenli bir bölge oluşturmanın imkânsız olacağını düşünüyorum. ABD’nin bölgeye ilişkin politikalarını derinlemesine incelediğimizde anlıyoruz ki, ABD’nin kafasında Suriye stratejisi yok geniş bir coğrafyayı kapsayan bölge stratejisi var. Altını çizerek belirtmeliyim ki, ABD’nin Suriye politikası bölge stratejisini gerçekleştirmek için sadece bir araçtır.

Peki, ABD’nin bölge stratejisi nedir?

ABD’nin Afganistan’dan Akdeniz’e uzanan bir hattı kontrol etmek isteyen bir stratejisi vardır. Emekli olan Cumhuriyetçi bir senatör, 2019’un Ocak ayında Fox TV’de özetle şöyle demişti: ‘’ABD’nin geniş menfaatleri ve İsrail’in güvenliği Afganistan’dan Akdeniz’e uzanan güvenli bir hatta yatmaktadır.’’

Daha önceki yazılarımda İsrail’in öncülüğünde ABD’nin de ev sahipliğinde tertiplenen toplantılarda: ‘’Bağımsız Kürdistanı destekliyoruz’’ açıklamalarını değerlendiren yazılar yazmıştım. Şimdide ABD’nin Taliban temsilcileriyle görüşmüş olması akıllara emekli senatörün belirttiği ‘’Afganistan’ı Akdeniz’e bağlama stratejisi mi yatıyor?’’ Sorusu geliyor.

ABD niçin Afganistan’ı Akdeniz’e bağlamak istiyor?

Bu sorunun cevabını ABD’li siyaset bilimci Z. Brzezinski ‘’Büyük satranç tahtası’’ adlı kitabında şöyle veriyor: ‘’ Avrasya’yı dünya hâkimiyetinde önemli kılan, jeopolitik bir eksen olmasıdır. Avrasya’ya sahip olan dünyayı yönetir’’

ABD dünya hâkimiyetinde kendine rakip olarak Avrasya bileşenlerini görüyor. Avrasya bileşenlerinin motoru ise, Çin ve Rusya’dır. Eğer ABD Afganistan’dan Akdeniz’e uzanan hattı kontrol altına almayı başarırsa Çin’i Batıdan Rusya’yı Doğudan kuşatmış olacaktır.

Peki, ABD’nin bu stratejisinin gerçekleşme ihtimali var mı?

ABD’nin her stratejisi mutlaka gerçekleşir diye bir kural yoktur elbette. Ancak Afganistan’ı Akdeniz’e bağlayan coğrafyaya baktığımızda, Suriye, Irak, İran ve Afganistan’ı görürüz. Bu bağlamda bu ülkeleri bir zincirin halkalarına benzetirsek arada bir tek İran halkasında ABD’nin askeri üsleri olmadığını fark eder meselenin ciddiyetini daha iyi kavramış oluruz.

ABD’nin Türkiye’nin Suriye’de güvenli bölge oluşturmak için neden sıcak bakmadığının perde arkasında Afganistan’ı Akdeniz’e bağlayan geniş bir bölge stratejisi yatıyor.

Peki, çözüm nedir?

En başta Türkiye kendi içinde kısır politik tartışmaların dışına çıkarak iç barışı güçlendirecek kuşatıcı bir dil geliştirmelidir. Dışarıda da Suriye’de güvenli bölge oluşturmaya çalışırken karşı çıkan İran’ı uyarmalıdır. Çünkü ABD’nin bölgedeki stratejisi en başta İran’ı bölecektir. ABD’nin bölme stratejisine karşı, Türkiye sonuçları iyi hesaplanmış birleştirme stratejisi geliştirmelidir. İran ve Pakistan başta olmak üzere bu konuyu tüm bölge ülkeleriyle müzakere etmelidir.

Daha öncede belirttiğim gibi mesele ciddi ve derindir.

Son Haberler

  • 1

    Başkan Erdoğan Trump ile görüştü

  • 2

    Bakan Kurum'dan iklim değişikliği mesajı

  • 3

    Başkan Erdoğan kritik toplantıya katıldı

  • 4

    Galatasaray ikinci yarıda üstünlüğü koruyamadı

  • 5

    Sosyal medya provokatörlerine operasyon

Günün Manşetleri

PKK'ya Tunceli'de büyük darbe!
ABD'den F-35'lerle ilgili çarpıcı mesaj
Mardin'de hain tuzak!
İran'dan petrol tankeri açıklaması
ABD'de kimyasal tehlike! 3 kişi öldü
TEKNOFEST'te ödüller sahiplerini buldu
Sözde eğitim kampı! İşte zulüm böyle görüntülendi
Cumhurbaşkanlığı'ndan ABD kamuoyuna uyarı
TEKNOFEST'te tanıtıldı! Hayat kurtarıyor
60 bin kişiye gelir kapısı olacak
TYB İstanbul şubesinden İBB'ye tepki!
33 yılda 59 şehit verdiler
Gerginlik tırmanıyor! Ülke bayrağını yaktılar
180 bin kişi başvurdu! Hazine arazileri kiralanacak
Erdoğan New York uçuşu öncesi ABD'yi uyardı! Hazırlıklar tamam