Cesedi sahile vurmuş yüzükoyun yatan Aylan, mültecilerin batırılmasını isteyen Avrupa'nın suratına kocaman tokat… Çocuk sevgisi bilmeyen batı ciğerlerin kurusun, çirkin medeniyetin başını yesin… Asırlardır insan değilsin, asırlardır şirin görünmeye çalışan canavarsın… İnsanlık sermayen olmadığı için iflasın yakındır zira öyle çok ah alıyorsun ki…
İnsanlık, zalim Esat ile barbar batının arasında sıkışmış kalmış; aşağı tükürsen alçak Esat, yukarı tükürsen vahşi Avrupa… Esat zulmünden kaçan çocuklar, duyarsız ve botları tekneleri batıran batı yüzünden sahile vuruyor… Deniz bile hazmedemiyor vahşeti duyarsızlığı insanlığın yüzüne kusuyor… Ah obur batı ve kötülüklerin anası olan İsrail hiç doymuyorsunuz… Sizin aç gözlülüğünüz Ortadoğu üzerinden silindir gibi geçiyor…
Mülteci değil, Müslüman istemeyen Avrupa, alçaklığın dibine vururken, Türkiye iki milyon mülteciye milyarlar harcayarak, tüm dünyadan daha fazla cömertlik sergiliyor ve fazlasıyla yapılması gerekeni yapıyor... Barbar Avrupa, ruhsuz Amerika, kör birleşmiş milletlerin ekabir takımı, sadece yemeği, sömürmeği bildiği için, sahile vuran insan ve özellikle çocuk cesetlerinden daha da iştaha gelip, hedeflerine yaklaştıklarının çirkin sevincini yaşıyorlar… Ama yanılıyorlar; İslam alemi dirilişte…
Diriliyoruz inşallah
Devletin beyninde Kur'an okundu; ruhlara Allah kelamı şırınga edildi... Şehitler kadehle değil, Kur'an'la yad edildi… Ak Saray, ak ve pak; millet sevgisi ile vatan sevgisi ile bayrak sevgisi ile… En önemlisi Allah sevgisi dirilmiş… Biz Allah'ı seven baş özlemişiz… Biz sıcak duvarlar arkasında bizi seven, millete hizmetkar olan lider özlemişiz… Önceden çok uçurumlar vardı köşkle millet arasında, soğuk duvarlar arkasında…
Devletin beyninde Kur'an okundu, devlet zafer sevincine yurtdışındaki kahraman askerleri de canlı bağlantıyla dahil etti ve sınırdaki nöbet tutan Mehmetçiği… Biz böyle devlet, böyle baş ile zulmün ve küfrün hakimiyetine son verilişine sevinçlerle şahit olacağız…
30 Ağustos Zafer Bayramı Törenlerini izlerken, göğsüm sevinç doluyor; gözlerimde minik bulutlar… Ülkemin üzerinden ölü toprağı sıyrılmış; uçak bizim, tank bizim, silah bizim, roket bizim sevdalı devlet adamları bizim… Ne çok özlemişiz biz olmayı… Can çıkmadan ölmüştük… Gözlerimiz yolda kalmıştı son şanlı zaferden sonra… Tüm değerlerimiz gurbete çıkmıştı… İtilip kakılan, hor görülen ve kimliksiz ortalarda kalmıştık… Şükürler olsun Allah'a; bize yine bizi karşımıza çıkardı... Meğer gerçek biz çok farklıymış ecdadı aratmayan… Bizde, bizi biz eden Lidere, dualar ve sevgimizle kalkan olacağız…
Diriliyoruz inşallah… Düştüğümüz yerden kalkıyoruz, yüzde yüz yerli üretirken kendi kimliğimize bürünürken… Yüzümüz mazlumlara çevriliyor, hakikatlere çevriliyor; küffar çok yanlış yerlere baktırmış uzun yıllar… Diriliyoruz, bu dirilişe öfkeli olanlar çok… Cumhuriyet öfkeli, Hürriyet öfkeli, Zaman ve Sözcü çok öfkeli… Paralel, ehli iman haricinde herkesle kol kola: Erdoğan gitsin de ülke batarsa batsın sevdası içindeler…
Bu güne kadar onların sevdiğini millet sevmedi, şimdi milletin sevdiğini onlar sevmiyor...
Okyanus havası ile kafası dumanlı olan Ekrem, tehditler savuruyor Ak Saraydaki milletin hizmetkarına, cumhurun imanlı başına… Nefret hareketinin yüreğinde dilinde meğerki hiç sevgi yokmuş, kardeşlik yokmuş… Başkalarına kardeşler, başkalarına sevgi dolular…