Yaklaşık 1 yıl aradan sonra, sevgili Ali Adakoğlu dostumuzun büyük mücadelelerle, cesaretle ve adanmışlıkla çıkarmaya başladığı; basınımızın bağımsız, sivil ve entelektüel nefesi MİLAT Gazetemizin okuyucuları ile buluşmanın memnuniyeti ile yeniden BİSMİLLAH…Nasip olursa İKİDOĞU İKİBATI isimli köşemizden sizlerle haftada iki kez Perşembe ve Pazar günleri hasbihal etmeye gayret edeceğim…
2003 yılının Kasım ayı ortalarıydı. AK Parti'nin iktidara gelişinin henüz 1. Yıldönümüydü. Ne olduysa oldu, birden bire İstanbul'da, 5 gün arayla gerçekleştirilen ikiz bombalamalar Türkiye ve dünyayı sarstı. 15 Kasım sabahı İstanbul'da iki si-nagog, beşgün sonra ise İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosluğu ile HSBC bankasının İstanbul'daki Genel Müdürlüğü'ne yönelik bombalı saldırılar, Türkiye tarihine en büyük terör eylemleri olarak geçti. Saldırılarda 50'nin üzerinde insan öldü, 700'ü aşkın kişi yaralandı.
Tam da bu esnada, 28 Şubat post-modern darbesinin ortaya çıkardığı ara rejim sonrası iflas eden bir ekonomi, güvenilmez bir siyasi ortam ve bozuk bir sosyo-psikolojiden oluşan Türkiye'nin yönetimini kelimenin tam anlamıyla enkaz olarak henüz devralmışolan Başbakan, bu kanlı ve dramatik terör saldırıları sonrası partisinin grup toplantısında meseleyi kısaca özetlemiş, İslami terör kavramını reddettiğini belirttikten sonra dikkatlerden kaçmayan ve hala kulaklarımda çınlayan şu cümleyi kurmuştu: "Devletimize ya da hükümetimize terör yoluyla verilmek istenen mesaj varsa, o mesajı elimin tersiyle ittiğimi ve ayaklarımın altına aldığımı tüm dünyaya haykırıyorum".
2003 yılının Kasım ayında yaşadığımız çifte terör saldırılarından tam 10 yıl sonra; AK Parti'nin 3.dönemde en güçlü bir biçimde seçmenin %50'sinin desteği ile iktidara geldiği, 2 yerel seçim zaferi yaşadığı, partisinden cumhurbaşkanını mecliste seçtirdiği ve bir sonraki yerel seçime dolu dizgin gittiği istikrarlı bir süreçte 31 Mayıs Gezi Parkı eylemleri başlatılarak ülke durduk yere bir kaos ve anarşi ortamına çekilmek istenmiştir. Bu satırların yazarı, tıpkı 10 yıl önce çifte terör saldırıları ile Başbakan'a ve hükümetine terör yoluyla verilmek istenen kanlı mesaj gibi bir mesajın bir benzerinin iktidarda 3.dönemini ve 11.yılını güçlenerek doldurduğu bir dönemde verilmek istendiğine inanıyor.
Bu kaotik eylemlerin, bir sonraki yerel ve genel seçimlerin tartışmasız galibi olacağı; muhalefetin bu silik ve düşük performanslı haline bakıldıkça çok rahatlıkla öngörülen, bununla da yetinmeyerek Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı'nı da seçtireceği gün gibi açık olan Başbakan'a, hükümetine, partisine, seçmenine ve aslında topyekun millete kanlı bir mesaj çekme denemesi olduğunu düşünüyorum.
Başbakan, tıpkı 2003 Kasım'ında kendisine mesaj vermek isteyenleri çok iyi teşhis edip meydan okuduğu gibi, 31 Mayıs İstanbul İsyanı ismini koyarak Washington'da pişirilip her geçen gün biraz daha düzlüğe çıkan, aydınlanan, ferahlayan ve nefes almaya başlayan yurdumuzda da kotarılmak istenen bu yasadışı eylemlerle başta kendisi olmak üzere masum ve mazlum milletimize verilmek istenen mesajı da kimin gönderdiğini çok iyi biliyor ve özellikle milyonlarca kişinin iştirak ettiği Milli İrade'ye Saygı mitinglerinde ifşa ediyor.
Karanlık odakların, kirli ellerin, dışmihrakların ve insanlık düşmanı lobilerin kurduğu tezgah ve tuzaklar; vermeye çalıştıkları kan kokan mesajlar artık Türkiye'de karşılık bulmuyor ve bu mesajlar iletilemeden yazıldıkları yere "tekrar de-nemeyin" denilerek iade ediliyor.
Başbakan Erdoğan ve daha birçok yet-kili, sahalarının uzmanı ekonomistler, diplomatlar; sahnelenen çirkin oyunu gören sorumluluk sahibi vatanperver yayın organları ve yazarlar bu eylemlerle alakalı çok güzel tespitlerde ve çözüm önerilerinde bulundular. MİLAT okurlarıyla yeniden buluştuğum bu yazımda ben, 2003 İstanbul Saldırıları ve 2013 İstanbul İsyanı ve mesajları arasında bir benzerlik ve paralellik olduğu tespitini yapmaya çalıştım.
Bir sonraki yazımda, bu illegal eylemlerin telaffuz edilmeyen sebepleri, zamanlaması, aktörleri, piyonları, asıl amaçları, ekonomik sonuçları ve dışdünya yansımaları hakkındaki analizimi sizlerle paylaşacağım…