Kültür-Sanat

Mezopotamya ve Pers etkileri ilk kez aynı sergide buluştu

Erzurum Müzesi’nde açılan “Anadolu’nun Zirvesinde Mezopotamya Esintileri” sergisi, MÖ 6500’den Pers dönemine uzanan 9 bin yıllık mühürleri gün yüzüne çıkardı. Mezopotamya ve İran etkilerini taşıyan eserler, Doğu Anadolu’nun tarih boyunca kültürel geçiş noktası olduğunu akademik verilerle ortaya koyuyor.

Fevzi AKARGÜL (ERZURUM)

Erzurum Müzesi’nde açılan “Anadolu’nun Zirvesinde Mezopotamya Esintileri” sergisi, binlerce yıllık mühürleri fotoğraflarla ziyaretçilerle buluşturdu. MÖ 6500’den Pers dönemine uzanan eserler, Doğu Anadolu’nun tarih boyunca kültürel geçiş bölgesi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

AKADEMİK İŞ BİRLİĞİYLE HAZIRLANDI

Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öncülüğünde hazırlanan sergiye, Erzurum Müze Müdürlüğü, Erzurum Restorasyon ve Konservasyon Bölge Müdürlüğü ile Ege Üniversitesi’nden akademisyenler katkı sundu. Müze koleksiyonundaki 122 mühür arasından seçilen 24 özel eser, fotoğraflar eşliğinde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergiyle ilgili açıklamalarda bulunan Ahmet Cuneydi Has, Doğu Anadolu’da mühürler üzerine bu ölçekte ilk akademik çalışmanın gerçekleştirildiğini belirterek, mühürlerin büyük bölümünün Mezopotamya ve İran etkisi taşıdığına dikkat çekti. Has, “Erzurum, tarih boyunca geçiş bölgesi olduğu için farklı kültürlere ait mühürleri bünyesinde toplamıştır” dedi.

PERS DÖNEMİ MÜHÜRLERİ TARİHSEL İPUÇLARI SUNUYOR

Serginin en dikkat çekici eserleri arasında Pers dönemine ait çivi yazılı mühürler yer alıyor. Uzmanlara göre bu mühürler; dini ritüeller, yönetim sistemi ve ekonomik yapı hakkında önemli bilgiler veriyor.

Ahmet Cuneydi Has, söz konusu eserlerin devlet otoritesi ve toplumsal düzenin anlaşılması açısından arkeoloji dünyası için büyük önem taşıdığını ifade etti. Sergide ayrıca Mezopotamya kökenli silindir mühürler de bulunuyor. Aynı yüzey üzerinde birden fazla sahnenin işlenmesine imkan sağlayan bu mühürler, dönemin sanatsal anlayışını ve sembolik dilini yansıtıyor. Çalışmanın ilerleyen süreçte katalog kitap haline getirilmesi ve bölgedeki mühür araştırmalarına akademik kaynak oluşturması hedefleniyor.

ANTİK DÜNYANIN “KİMLİK KARTLARI” OLARAK KULLANILDILAR

Sergilenen mühürler yalnızca birer sanat eseri değil; aynı zamanda antik dünyanın resmi kimlik ve otorite araçları olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, mühürler üzerindeki figürlerden dönemin sosyoekonomik yapısı, inanç sistemi ve devlet otoritesi hakkında önemli çıkarımlar yapabiliyor. Bir tanrı sahnesi dini inanışları yansıtırken, kral tasvirleri siyasi gücü ve propaganda anlayışını ortaya koyabiliyor. Antik çağda mühürler; resmi belgelerin korunması, depo ve ambar kapılarının mühürlenmesi, özel mülkiyetin belirtilmesi gibi amaçlarla kullanılıyordu. Aynı zamanda sahibinin statüsünü ve gücünü temsil eden bu nesneler, dönemin ticari yaşamında bir çeşit “imza” görevi de görüyordu.

ERZURUM MÜZESİ 80 YILLIK GEÇMİŞİYLE DİKKAT ÇEKİYOR

Sergiye ev sahipliği yapan Erzurum Müzesi’nin tarihi de kentin kültürel hafızasını yansıtan önemli bir süreçten oluşuyor. Müzenin temelleri 1944 yılında Yakutiye Medresesi’nde atıldı. Artan eser sayısı nedeniyle 1947’de Çifte Minareli Medrese’ye taşınan müze, burada yaklaşık 20 yıl hizmet verdi. 1964 yılında yeni bir müze binası yapılmasına karar verilirken, modern müze binası 1968 yılında hizmete açıldı ve yaklaşık 55 yıl boyunca Erzurum’un arkeolojik mirasını korudu. Deprem riski ve artan ihtiyaçlar doğrultusunda inşa edilen yeni Erzurum Arkeoloji Müzesi ise 19 Ağustos 2023 tarihinde kapılarını açtı. Depreme dayanıklı yapısıyla dikkat çeken müze, modern sergileme anlayışıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Dipnot: Erzurum Arkeoloji Müzesi, Rabia Ana Mahallesi Şahinbey Sokak No:2 Yakutiye/Erzurum adresinde bulunuyor. Müze pazartesi günleri kapalı olurken, haftanın diğer günlerinde 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.