MHP Kurultayının Düşündürdükleri\u2026 (II)

0

Alparslan Türkeş'ten sonra partinin başına geçen Bahçeli'nin MHP'ye katkısı göz ardı edilemez. Öncelikle MHP'yi merkez sağda kalıcı olabilecek yeni bir seçenek yapmıştır. Çizdiği profil ve ortaya koyduğu siyaset ile hem partiyi normalleştirerek merkez sağın kitle partisine, hem de AK Parti sonrasında iktidar alternatifi olabilecek bir partiye dönüştürmüştür.

Bahçeli döneminde şiddete meyyal bir hareketten siyasi partiye dönüşüm sağlanmıştır. Bahçeli'nin ortaya çıkardığı MHP, aşırılıklardan arınmış ve merkez sağa daha da yakınlaşmış bir partidir. Kısacası, ortaya çıkan MHP; başkalaşmadan değişen, gittikçe normalleşen ve kitle partisi olmaya aday bir partidir.

Vesayet Odaklarının Yeni Adresi MHP'mi?

Tercihleriyle siyaseti ve milli iradeyi konsolide eden Bahçeli'nin MHP'sinin yeni bir hamle ile karşı karşıya olduğu belirtilmelidir. Meral Akşener, Sinan Oğan, Ümit Özdağ ve Koray Aydın dörtlüsünden oluşan muhalif kanat; bir taraftan Bahçeli'yi yıkmaya, bir taraftan da iflah olmaz AK Parti muhaliflerini kendi potasında eritmeye çalışmakta. Bu arada genel başkan adayı enflasyonu da yaşanmaya devam ediyor. Her gün yeni adaylar ortaya çıkıyor.

Ancak burada şunu sormalıyız; milli iradeden veya milliyetçi camiadan öte farklı vesayet odalarına sırtını yaslayan bir MHP, iktidar alternatifi olabilir mi? Akşener'in veya Oğan'ın başında olduğu bir parti, geleneksel kodlarına ve anlam haritalarına bağlı kalarak değişimi sağlayabilir mi? Sadece iktidar olma büyüsüne kapılan, ilke ve değerlerinden uzaklaşan bir MHP'nin bu topluma bir faydası olabilir mi? 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin yıl dönümünde, darbeye Kurmay Yüzbaşı olarak fiilen katılan Muzaffer Özdağ'ın oğlu Ümit Özdağ'ın Başkan olduğu bir MHP, nasıl bir partiye dönüşür?

Bu sorulara cevap vermeden önce, Türkiye'nin asıl sorununun muhalefet eksiği olduğu vurgulanmalı. Bundan dolayı, Türkiye'nin demokrasi serüveni topallayarak yürüyüşüne devam etmektedir. Bunun yanı sıra, muhalefet vesayet odaklarına yaslanarak meşruiyetini sağlamaya çalışmakta ve halk ile arasındaki makası da gittikçe açmaktadır. Koray Aydın'ın Akşener hakkındaki açıklaması da bu minval üzere değerlendirilmeli; "Bütün illerde, o illerde yaşayan cemaat mensuplarının tek aday üzerinde birleşmesi, onun mitinglerine ve toplantılarını yoğun organizasyonlar yapılması Meral hanımın üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Bu söylem olmaktan çıkmış, iller düzeyinde, bu hareketi temsil eden arkadaşlarımız nezdinde birtakım organizasyonları destekleme şekline dönüştüğünü biz de görüyoruz. Taban da görüyor."

Akşener ve Oğan'ın Açmazları…

Görünen o ki, vesayet düzeninin yeni direnme odağı Meral Akşener olmaya adaydır. "Çiller görünümlü" Akşener ve "Seküler yüzlü" Oğan gibi muhalif adaylar, değiştirerek partiyi dönüştürme istikametinde bir tutum sergilemekte ve partiyi çatı bir kuruluşa doğru evirme amacı taşımaktadır. İslam ülküsünden uzaklaşan veya paralel yapıya payanda olan bir MHP'nin sağlıklı siyaset üretmesi mümkün değildir.

Oysa yapılması gereken, milliyetçi veya ülkücü camianın beklentilerinin parlamentoya yansıtılmasıdır. Çünkü siyasi partiler, mevcut sosyal sınıfların veya grupların siyasal hayattaki temsilcisi veya dışavurumudur; asla vesayet odaklarının direniş odağı değildir. Eğer MHP''li muhalifler, vesayet odaklarının yeni adresi olmak istiyorsa CHP veya HDP'ye akıl danışsın, onlarla iş tutmayı denesin; çünkü onlar tecrübeli…

Lafı uzatmayalım; görünen o ki MHP'de olanlar, eski bir oyunun yeniden sahnelenmesidir.