Milliyetçi Akademisyenler Derneği (MAD), "Türk Vatanı Kıbrıs" başlığıyla yayımladığı kamuoyu açıklamasında, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirme ve çözüm önerilerini paylaştı. Açıklamada, Kıbrıs'ın Türkiye açısından yalnızca bir ada değil, Mavi Vatan'ın kalbi ve Doğu Akdeniz'deki stratejik varlığın temel unsuru olduğu vurgulandı.
Dernek, Kıbrıs'ın jeopolitik konumu nedeniyle tarih boyunca küresel güçlerin ilgi odağı olduğunu belirterek, adanın Asya, Avrupa ve Afrika'nın kesişim noktasında yer alması, Süveyş Kanalı ve enerji nakil hatlarına yakınlığı nedeniyle kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
"Kıbrıs, Türkiye'nin güvenlik meselesidir"
Açıklamada, Kıbrıs meselesinin yalnızca Türk ve Rum toplumları arasındaki yönetim paylaşımıyla sınırlı olmadığı belirtilerek, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik, güvenlik ve refah alanlarını doğrudan ilgilendiren stratejik bir konu olduğu kaydedildi.
Doğu Akdeniz'de son dönemde yaşanan askeri ve diplomatik gelişmelerin, Kıbrıs konusunda "jeopolitik realizm" temelinde hareket edilmesini zorunlu kıldığı ifade edildi.
ABD ve AB politikalarına eleştiri
Dernek açıklamasında, ABD'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne yönelik silah ambargosunu kaldırmasının ve adanın askeri üs olarak kullanılmasına yönelik adımların Türkiye'nin güney güvenlik hattını hedef aldığı savunuldu.
Avrupa Birliği'nin de Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirdiği öne sürülen açıklamada, federasyon temelli çözüm önerilerinin Türk tarafının kazanımlarını zayıflatmayı amaçladığı ifade edildi.
"Federasyon modeli artık çözüm değil"
Milliyetçi Akademisyenler Derneği, 2004 Annan Planı ve 2017 Crans-Montana süreçlerinin ardından federasyon modelinin fiilen tükendiğini belirterek, yeni müzakere süreçlerinde öncelikle KKTC'nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada, egemen iki devletli çözüm modelinin Kıbrıs için tek gerçekçi seçenek olduğu görüşü dile getirildi.
KKTC için ekonomik ve güvenlik önerileri
Dernek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda ekonomik olarak güçlendirilmesi amacıyla doğrudan uçuş, doğrudan ticaret ve turizm alanlarında yeni açılımlar yapılmasını önerdi.
Türkiye ile KKTC arasında deniz altından elektrik bağlantısı projesinin hızla tamamlanması gerektiği belirtilen açıklamada, yabancılara taşınmaz satışının ulusal güvenlik çerçevesinde sınırlandırılması çağrısı da yapıldı.
"Garantörlük tartışmaya açılamaz"
Açıklamada, Türkiye'nin 1959 Zürih ve Londra Anlaşmaları'ndan doğan etkin ve fiili garantörlük hakkının tartışma konusu yapılamayacağı vurgulandı.
Türk askerinin adadaki varlığının yalnızca Kıbrıs Türklerinin değil, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenliği açısından da stratejik önem taşıdığı ifade edildi.
"Haklarımızdan taviz verilemez"
Milliyetçi Akademisyenler Derneği, açıklamasını, Kıbrıs'ın Türk dünyasının ortak davası olduğu vurgusuyla tamamladı.
Açıklamada, Türkiye ile KKTC'nin egemen eşitlik ilkesinden taviz vermemesi, Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerin askeri, ekonomik ve diplomatik alanlarda kararlılıkla korunması gerektiği belirtildi.