Mirac gecesi ile uğurladık Allah'ın ayını. Pazar günü de Peygamberimizin (sav) ayına gireceğiz, yani Şaban ayına.
İnsan her gün yeni bir dünyaya doğar. Her yeni doğuşlar, yeni oluşumlara, yeni fırsatlara gebedir, yeni fırsatlar sunar insana, dünyada yaratılış amacına dönmesi, yaratılış amacını idrak etmesi, yaratılış amacına uygun yaşamını şekillendirebilmesi için, insana sürekli fırsatlar sunulur, taki son uyanışın bir daha gerçekleşmeyeceği ana kadar.
Son nefesle birlikte yeni bir dünyaya çekip götürüleceğimiz esrarengiz yolculuk anına kadar. O anın sevinçle, kalp huzuru içerisinde olması, insana verilen fırsatların yerli yerinde değerlendirilebilmesine bağlıdır.
Rahmetli Mahmud Es'ad Coşan hocaefendinin "Ya Rabbi bana öyle bir ömür sürmeyi nasip et ki, son nefesimde ömrümü düşündüğüm zaman pişmanlık duymayayım" duası gibi dualar ederek yaşamımızı şekillendirmeliyiz. Fırsatları değerlendirme açısından yaşamı ve ölümü yurt dışına gidip gelenler daha iyi anlayacaklardır. Bir ülkeden başka bir ülkeye geçiş yaparken, pasaport kontrolünden geçilir. Aklı başında olan hiçbir insan yoktur ki pasaport kontrol noktasına elinde pasaportu, bileti ve gerekli yükte hafif pahada ağır eşyaları olmadan gitsin. Giderse başına nelerin geleceğini tecrübe ederek öğrenecektir. Dünyanın en zengin adamı bile olunsa pasaport ve bilet olmadan bu noktadan öteye geçmesine müsaade edilmez.
Pasaport kontrol noktasından geçişimizin kolay olması, rahat bir şekilde yolculuğumuzun devam edebilmesi bu yolculuğa hazırlıklı olmamıza bağlıdır. Öbür dünyanın pasaport kontrol noktası olan kabir için de böylesi bir hazırlık dönemi vardır. İkisi de birbirine benzer. Bir farkla, ilkinde hatalar tecrübe edilerek öğrenilebilir, eksik evraklar varsa tedarik edip tamamlanabilir, diğerinde ise bunların hiçbirine fırsat verilmeyecektir.
Yani tecrübelerden ders almak için kabiri beklemenin hiçbir faydası olmayacaktır. Fırsat varken, sağlığımız yerinde iken, imkanlar hala önümüzde dururken farkındalık boyutumuzu ateşleyelim. Peygamber Efendimizin (sav) yoluna girelim, izini takip edelim, dünyanın değersizliğini ve aynı zamanda ahireti kazanmak için paha biçilmez bir fırsat olduğunu şimdiden anlayalım.
İşte bu kutsal günler de farkındalık boyutumuzun ateşlenmesi için çok güzel fırsatlardır. Recep ayı bitiyor ve Şaban ayı başlıyor. Artık bizim de Isra'mızın, Miracımızın başlama vakti gelmiştir.
Miraç Peygamber sevgisinin zirve noktasıdır.
Hayat sıkıntılarla doludur, sınavların biri biter diğeri başlar. Son nefese kadar da bu devam edecektir. Aslolan sınavlara karşı Hakkın yanında yer alıp, yalpalamadan "sabır" diyebilmektir.
Hayatı "sabır" olan, dinimizi en doğru bir şekilde bize getiren o yüce şahsiyetin "Ey Sevgili" ile hitap edilmesine sebep olan özelliklerini bir bir araştırmalı, hayatımızı ona göre şekillendirmeliyiz. Yeni tabirle "idol"ümüz haline getirmeliyiz. Ona kendimizi uydurabilmek için, çıldırmalıyız adeta. Rasulullah (sav) efendimizin sevgisi cayır cayır yakması lazım kalbimizi, adı anıldığı zaman sevgiden tüylerimizin diken diken olması lazım...
Kınayanın kınamasına aldırmadan, kovanın kovmasına takılmadan, hedefe kilitlenmeli Peygamberin (sav) güzel gördüğünü güzel görmeli, çirkin saydığını da çirkin saymalı. Topyekun bir yaşam modeli haline getirmeliyiz. İbrahim gibi tek başımıza kalsak bile hakikat savaşçısı olmalıyız.
Hz. Peygamberi hayatımızın tam ortasına oturtmalı. Ulaşılması gereken en yüce yaşam standardı haline getirmeli. Doğumundan ölümüne kadar bütün hayatını satır satır okumalı, ilmik ilmik hayatımıza dokumalıyız. İşte ancak o zaman bize de isralar, miraçlar sunulacaktır.
Dünya'da bir tek varoluş amacımız var, o da, Yüce yaratanı bilmek ve ona kulluk etmektir. Bu kulluğu da en güzel şekilde öğretecek olan "en güzel örnek şahsiyet" diye tasvir edilen Peygamber Efendimizdir (sav). Onun yaşamını yaşamımız bilerek, onun düşüncelerini düşüncelerimiz bilerek, onun davranışlarını davranışlarımız kabul ederek, onun dünya görüşünü dünya görüşümüz olarak içselleştirerek, kısaca Hz. Peygamberi hayatımızın bir parçası değil, özü ve merkezi haline getirerek gerçek bir kul olabilir, bu dünyada bulunuş amacımızın farkındalığına erebiliriz.
Rabbim hepimizi İsra ve Miracın hakikatine eren kullarından eylesin...