Muhalefet, AK Parti'yi Neden Anlamalı?

0

Uzun süreden beri Türk siyasetini takip ediyorum. Politikanın handikapları, med-cezirleri çok fazla. Belki de bunlar, siyasetin omurgasız tarafları… Örneğin, bir dönem sağ partilerin birisinde at koşturan bir siyasetçi, başka bir dönem sol siyasi yelpazede kendine yer bulunabiliyor. Veya milliyetçi siyasal çizgide politika üreten birisi, sosyalist çizgide görünmeye başlıyor. Yadırganması gereken bir durum, artık, sıradanlaşmaya başladı. Siyaset, sahiciliğini yitiriyor olsa gerek.

Sakın, söylediklerimden kutuplar arası geçişlere karşı olduğum anlaşılmasın. Geçişler, tabii ki mümkündür. Ancak her geçiş, açıklama veya özeleştiriyi zorunlu kılar. En azından, geçişin temel saikinin ne olduğu toplum ile paylaşılmalıdır. Geçiş, omurgasızlık olarak anlaşılabilir. Geçiş ve omurgasızlık arasındaki denklem, anlamlı parametreler üzerine kurulmalıdır.

Omurgasızlık ve Kurnazlık Arasında Siyaset…

Tüm bunları neden söylüyorum? Son dönemde ÖDP lideri Alper Taş'ın açıklamaları oldukça dikkatimi çekti. Taş'a göre; AKP'yi sandıkta yenmenin yolu, CHP'nin, HDP'nin ve sosyalistlerin yan yana geldiği bir seçim ittifakıymış. HDP ile sosyalistlerin ittifak çabasını anlayabiliyorum. İkisinde de var olan sosyalist damar, ittifakı ve ittifak arayışını meşru gösterebilir. Ancak HDP ile CHP'nin ittifak çabasını anlamakta zorlanıyorum. Irkçı ve Kemalist kodlara sahip bir parti ile Kürt siyasi hareketi hangi anlam düzleminde bir araya gelecek? Hangi anlamlı saik, CHP ile HDP'yi aynı çatı altında buluşturabilir?

Fırat'ın Kurnazlığı

Ya, 2015 Genel Seçimlerinde HDP'den aday adaylık başvurusunu yapan Dengir Mir Mehmet Fırat'ın açıklamalarına ne demeli? Cumhuriyet Gazetesi'ne yapmış olduğu açıklamada Fırat şöyle diyor: "2008 itibarıyla ben siyaseti noktalamak istedim. Ama bugünkü şartlarda Türkiye'nin giderek kutuplaştırıldığı, her şeyin ama her şeyin manevi değerlerin dahi, istismar, siyasete alet edildiği, toplumun düşman kamplar şeklinde ayrıştırıldığı, demokratik birey hak ve özgürlüklerin saygılı eşitlikçi paylaşımcı bir hukuk devleti olma vasfını giderek yitiren bir ülkeyle karşı karşıyayız. Ben şu andaki mevcut CHP'nin ana muhalefet partisi olarak ve MHP'nin bu gidişe dur diyebileceğini zannetmiyorum, göremiyorum." Bundan dolayı, HDP'den tekrar siyasete soyunmuş Fırat.

AK Parti muhaliflerinin eleştirilerini, hep aynı söylem düzeneği belirliyor; kutuplaşma, hukuk devletinin yokluğu, özgürlüklerin kısıtlanması, dinin siyasete alet edilmesi ve istismar... Yani, güneşin altında yeni bir şey yok.

AK Parti Anlaşılmalı; çünkü

Siyasi yelpazede AK Parti'yi alt etmenin yolu, öncelikle, AK Parti siyasetini doğru analiz etmekten geçiyor. AK Parti eleştirisini, kutuplaşma veya hukuk devletinin yokluğu söylemi üzerine kurmak doğru sonuçlara ulaştırmaz. Eğer muhalefet, AK Parti ile mücadele etmek istiyorsa öncelikle, toplumsal değişim ve dönüşümü doğru anlamaya çalışmalıdır. Toplumsal değişim ve dönüşüm odaklı bir strateji geliştirmelidir. Çünkü AK Parti şemsiyesi altında bu ülkede, toplumsaldan siyasala doğru olan radikal bir dönüşüm yaşanıyor. AK Parti, insana kendi tarihini inşa edebilecek gücün ve imkanın bizzat kendisi olduğu inancını ve özgüvenini aşılamaktadır. Bundan dolayı AK Parti, sessiz devrimini gerçekleştirirken toplumda karşılık bulmaktadır.