YAZARLAR

Tüm Yazıları Muhammed Özkılınç

Şehit İmam Hasan el Benna (2)

15.02.2020 00:01

Hasan El-Benna (rh.a) arkasında bırakmış olduğu “İhvan-ı Müslimin” ve engin davet birikimi ile 21.yy Müslümanlarına rehber ve örnek olmuştur. Bu gün dünyanın neresinde, İslam’a davet faaliyeti gösteren bir cemaat ve cemiyet varsa, bir şekilde İmam el Benna ve talebelerinden istifade etmiş ve etmeye devam etmektedirler. Çünkü imanın kurduğu cemaati, şahıs merkezli bir yapı değil, Kur'an ve Sünnet merkezli olup evrensel, şümullü ve şura esasına dayanan bir cemaattir.

“İhvan-ı Mislimin”  sömürgeci güçlere karşı bir mücadele bir cihad mektebi olmakla birlikte, nefislerin ve toplumun ıslahı noktasında da en kapsamlı bir medrese hükmündedir. Bu cemaat, hamasi sloganlarla gürültü çıkaran insanlar yığını değil, İslam’ın ilke ve prensiplerini baz alan, “Devr-i Saadeti” örnek alan, “Nebevi Metodun” ta kendisidir.

Şehit İmam Hasan el Benna “Bizim davetimiz, güneşten daha parlak, sabahtan daha aydınlık ve güneşten daha açıktır “ sözleriyle, İslam davetinin açık ve net olduğunu vurgulamış, insanları bu davete icabet etmeye çağırmıştır.

İmam el Benna, İslam coğrafyasının; fikri, ahlaki, iktisadi, kültürel ve fiili işgal altında olduğunun farkındaydı. Bu nedenle de İslam düşüncesinin fikri anlamda tahrif edilmesine de karşı durmuş, davetini saf ve öz bir İslam düşüncesi üzerine bina etmiştir. Birçok konferanslarında, sözlü ve yazılı beyanlarında şu konulara dikkat çekmiştir:

“Biz, kaynağı İslam olan davetimizin ölçüsüne uymayan her türlü düşünce ve ideolojiden uzağız. Çünkü davetimiz; genel ve her düşüncenin iyi tarafını dışarıda bırakmayacak şekilde kapsamlı olduğuna, mutlaka o düşüncenin iyi yönüne dikkat çektiğine inanıyoruz.

Müslüman Kardeşler’in en büyük endişesi, İslam halklarının taklitçiliğe düşmeleridir. Faydasız, yetersiz ve değil İslami, insani değerleri dahi tehdit eden, batının çürük ve kokuşmuş düzenlerden medet ummalarıdır. Her Müslüman milletin bir anayasası bulunmaktadır. Bunun, Kuran-ı Kerim ahkâmına dayanması icap etmektedir.”

Hilafetin ilgası ve ulus devlet anlayışının hâkim olmasıyla parçalanan İslam coğrafyasında unutulmaya başlayan Ümmetçi düşünce, İmam el Benna’ın davetiyle yeniden hayat bulmuştur. Bu konuda şu sözleri, tarihi bir öneme sahiptir:

“Biz, vatanseverliğin sınırını inanç olarak kabul ediyoruz; onlar ise toprak parçası ve coğrafi sınırlar kabul ediyorlar. Bize göre ‘LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDUN RASULULLAH” diyen her Müslüman’ın yaşadığı toprak parçası vatanımızdır. Bizim katımızda her vatan toprağının saygınlığı ve yüceliği vardır. Orayı sever ve sayarız; gelişmesi için gayret gösteririz.”

İhvan-ı Müslimin, İslam’ı ifrat ve tefrite sapmadan vasat ümmet anlayışıyla alan bu hareket, ümmeti ayağa kaldıracak yegâne İslami hareketti. İşte bu nedenle küresel ve yerel düşmanlar, bu gün olduğu gibi, bu hareketi durdurmak için seferber oldular. Şunu çok iyi biliyorlardı ki; İslâm âlemi gerçek manada Kur’an’a sarılıp tek kuvvet haline gelirse, dünya stratejileri ters dönecek, diktatör rejimleri yerle bir olacaktı.

Bunun için özellikle İngiltere, teşkilâtın dağıtılması için Mısır hükümetine baskı yapmaya başladı. Hükümet, teşkilâtın faaliyetlerini engelliyor ve kapatmak için bahaneler arıyordu. Bu arada Kral Faruk, bu büyük gelişmelerden dolayı meseleyi İngilizlerle beraber düşünmeye başladı. Filistin’de cihat eden İhvan-ı Müslimin mücâhitlerinin Mısır’a dönmesinden korkan Faruk, Müslüman Kardeşler’i tutuklatıp hapishanelere doldurdu.

Dışarıda sadece Hasan el Benna kalmıştı. Kral’ın maksadı onu öldürtmekti. İşte bu esnada Mahmud Abdulmecid, gizli istihbarattan beş kişiyi, Hasan el Benna’yı öldürmekle gönderdi. Derken Kahire’nin en büyük meydanında, Müslüman Gençler Teşkilatı’nın önünde, 12 Şubat 1949 tarihinde Hasan el-Benna hain bir pusuyla kurşunlandı. Yaralı halde hastaneye kaldırıldı ve 2 saat boyunca kan kaybına devam etti. Ancak doktorların müdahalesi kasten engellenerek kan kaybından ölmesi sağlandı ve şehid oldu.

“Evet, onlar öldürdüler. Onlar kuvvetli, İman el Benna ise zayıftı. Onlar silahlı, el Benna ise eli boştu. Evet, el Benna’yı öldürdüler. Şimdi onlar katil ve mücrim, şehit imam Hasan el Benna ise mutlu ve saadet içinde!” (Fethi Yeken)

EY ÇAĞDAŞ FİRAVUN'LAR Ölümü öldürenleri öldüremezsiniz Kâhinleriniz kim olursa olsun saltanatınızı yıkacak bir Musa mutlaka olacaktır Asıl firavunlar hakkı susturamadı siz çakma firavunlar hiç susturamazsınız ve susturamayacaksınız. Artı, Musalar hep rahmetle Firavunlarsa hep lanetle anılacaklardır.

Şehit İmam el Benna, Şeyh Ahmet Yasin, Muhammed Mursi, İzzeddin Kassam, Ali Haydar Bengi ve burada sayılamayacak kadar çok olan şehit arkadaşlarına selam olsun. Onlardan sonra onların yolunu sabır, azim ve sebatla sürdüren tüm dava arkadaşlarına da selam olsun. Subhaneke... Bihamdike... Esteğfiruke...

 

 

Son Haberler

  • 1

    Malatya ve Elazığ için 126,5 milyon lira nakdi yardım

  • 2

    Pompeo'dan çarpıcı İdlib açıklaması: Türkiye ile çalışıyoruz

  • 3

    Dünya şokta: Nefes almayan bir canlı keşfedildi

  • 4

    Halk Bankası'ndan flaş karar: ABD'deki davayı...

  • 5

    Suudi Arabistan'ı toz fırtınası vurdu

Günün Manşetleri

BM'den son dakika Libya açıklaması: İlk tur yarın Cenevre'de
Bakan Koca'dan koronavirüs açıklaması!
Başkan Erdoğan: Karabağ, Azerbaycan kadar bizim de meselemizdir
Trump'tan flaş koronavirüs açıklaması!
İran'ın 11 eyaletinde halka 'sokağa çıkmayın' çağrısı
Esed okullara misket bombasıyla saldırdı: Ölü ve yaralılar var
İstanbul için fırtına uyarısı
Fransız askerlerine Türk bayrağı sürprizi
İHH'dan İdlib'deki ailelere yardım eli
Mağaraya sığınan İdlibli aile sırtlanlara karşı nöbet tutuyor