Resulullah aleyhisselam döneminde yaşamamak bir kayıpmış gibi görünse de sahabelerin bizler adına sorduğu sorular ve aldığı cevapların bizlere kadar ulaşması o dönemde yaşamamanın dezavantajını giderecek gibi gözüküyor…
Belki de bizler sahabeler kadar çok önemli ve hassas konular hakkında sorular soramayacaktık… Fakat her bir sahabe, sordukları sorularla bu dinin tamamlanmasında çok önemli rolü üstlenmişlerdir… Kendimizi bir anlık Allah resulü aleyhisselam karşısındaymışız gibi hissetmeye çalışalım… Belki de bir daha kendisini göremeyeceğiz ve kendisinden bir nasihat talep etmek istiyoruz… Sizce bu talebimiz nasıl bir soru içinde olabilir?
Düşünüyorum, düşünüyorum ve asla şu güzel sahabe gibi bir soru yönelteceğime inanamıyorum;
Süfyan b. Abdullah es-Sakafi (r.a) naklediyor. Diyor ki: "Ya Resulallah! Bana İslam hakkında öyle bir söz söyle ki, senden sonra bu konuda hiç kimseye bir şey sormayayım." Resulullah Efendimiz (a.s) buna az, öz ama kapsamlı bir cümleyle şöyle cevap veriyor: "Allah'a iman ettim de! Sonra da dosdoğru ol!"[1]
Bu soruyu soran sahabenin islama olan düşkünlüğü, resulullah aleyhiselamı görünce gereksiz soruları sormaması, kalan ömrünün bereketli geçmesini düşünmesi, ileriyi düşünerek soru yöneltmesi, efendimizin vereceği cevaba güven duyması ve daha birçok ders ve ibretler…
Resulullah aleyhi selamın da çok güzel talebeler yetiştirmesi, iyi bir ahiret inancının aşılanmasıyla;'Peki, sizler ne yaptınız? Sizi gören talebeleriniz size bu türden sorular soruyor mu?' gibi mesajları alabiliyorsak bu hadisi az da olsa anlamışız demektir.
Resulullah aleyhi selamın verdiği cevap hayatın her alanını kapsayacak büyüklükte… Önce 'Allah'a iman ettim de..!'
İmanın yeri kalp olmasına rağmen bunu dilinle de zikret… Bu imandan sonra da 'Dosdoğru ol..!'
Bu güzel sahabe 'Ya resulullah…! Hangi anlamda ve kime karşı dosdoğru olacağım?' demiyor…
Biliyor ki;
1- Allah'a karşı dosdoğru olacak.
2- Resulüne karşı dosdoğru olacak
3- Sahabelere karşı
4- İbadetlere karşı
5- Ailesine karşı
6- Çevresindeki insanlara karşı
7- Çevresindeki canlılara karşı…
Subhanallah…!
Tek cümleyle verilen nasihatin büyüklüğün bakın… Sünnet vahiydir derken işte bunu kastediyorduk… Hayatının bir kısmı çobanlık ve çok az bir kısmı ticaretle geçen bir insan böylesine mükemmel söz söyleyemez…! Belli ki O'nun konuşmaları vahiyleydi…