Mü'minlerin müşriklerle yaptığı anlaşma

0

HUDEYBİYE barışından sonra, Mekke dönüşü, Fetih Sûresi nazil olmuş, Müslümanlara büyük bir fetih kapısının açıldığı müjdesi verilmişti.

Sahabilerden bazıları, bu müjdeyi akıllarına sığıştıramamışlar:

– Beytullah'ı tavaftan men olunduk. Kurbanlıklarımızın Harem içinde kesilmesine engel olundu. Müslüman olarak bize gelip sığınan kişileri de, Resûlüllah müşriklere geri verdi. Bu nasıl iş, ne biçim fetihtir? diye söylenmişlerdi.

Bu sözler, Peygamberimizin kulağına gidince, sahabilere şu konuşmayı yaptı:

– Bu, ne kötü bir sözdür. Evet Hudeybiye barışı en büyük fetihtir. Müşrikler sizin, kendilerine ait beldelere girip çıkmanıza ve işinizi görmenize razı olmuş, gelip giderken de güvenlik ve esenlik içinde olacağınızı garantilemişlerdir. Onlar, şimdiye kadar istemedikleri, hoşlanmadıkları şeyi, İslamiyeti, bu gidiş gelişler sayesinde sizler de görecek, öğreneceklerdir. Allah sizi bundan sonra muzaffer kılacak, gittiğiniz her yerden sağ salim ve kazançlı döndürecektir. Bu ise, fetihlerin en büyüğü değil midir?

Peygamberimiz bu sözlerden sonra, geçmişteki güvensiz günleri ashabına hatırlatmaya başladı:

– Sizler Uhud günü savaş meydanından uzaklaştığınızı, hiç kimseye dönüp bakmadığınızı ve o zaman benim, sizi arkanızdan çağırıp durduğumu unuttunuz mu?

Hendek günü de, onların hem üstünüzden hem altınızdan size geldiklerini, o zaman gözlerin döndüğünü, yüreklerin göğüslerde fırlayacak gibi olduğunu ve sizlerin neredeyse ümitsizliğe düştüğünüzü unuttunuz mu?

Allah Resûlü, bu ve benzeri sözlerle geçmişte yaşadıkları zorlukları Müslümanlara hatırlattı. Şimdi ise, bütün o korkulardan kurtulmuşlar, müşriklerden gelecek her türlü saldırıdan emin olmuşlardı. Bu, en büyük bir fetih değil miydi?

Sahabiler Peygamberimizin bu izahlarını dinleyince, ona hak verdiler:

– Allah ve Resûlü doğrudur. Bu anlaşma, gerçekten fetihlerin en büyüğüdür. Yemin olsun ki ey Allah'ın Resûlü, biz meseleyi senin gibi geniş düşünemedik aleyhimize gibi görülen bir-iki husus yüzünden infiale kapıldık, dediler...