Hicretin beşinci yılında Müstalik oğulları kabilesinin reisi müşrik Haris bin Ebi Dırar Müslümanlar üzerine harekete geçmek niyeti ile etrafına adam toplamaya başlamıştı. Peygamberimiz bu durumu işitince, derhal bin kadar askerle bu kabile üzerine sefere çıkmıştı.
Şaban ayında başlayan bu sefer, İslam ordusunun kesin zaferi ile sonuçlanmış, İslam aleyhine ortaya çıkabilecek zararlı bir girişim daha başlamadan imha edilmişti. İslam ordusu içinde yer alan Münafıklar, bu galebeden çok rahatsız olmuşlardı.
***
Sefer dönüşü İslam ordusu Müreysi Kuyusu başında konaklamış, ihtiyaçlarını tedarik ediyordu.
Hz. Ömer'in ücretle tuttuğu seyisi Cehcah bin Mes'ut ile baş münafık Abdullah bin Übey'in dostu Sinan bin Veber, kuyu başında suyu kullanma sırası yüzünden münakaşaya tutuşmuşlardı. Cehcah, münakaşa sırasında Sinan'a vurunca Sinan:
– Yetişin ey Ensar cemaati! diye bağırmıştı. Bunun üzerine Cehcah da:
– Yetişin ey Muhacir cemaati, diye seslenmişti.
Ensar ve Muhacirlerden çevrede olanlar geldiler. Onların gelmesi ile, münakaşa birden büyüdü. Müslümanlar Mekkeliler Medineliler diye iki kampa ayrılıp birbirine girecek vaziyete geldiler.
Muhacir ve Ensar'ın ileri gelenleri yetişip Müslümanları uyarıcı konuşmalar yaptılar.
Bu sırada Peygamberimiz de, kavgayı duymuş, olay yerine gelmişti.
– Ne oluyor, diye sordu.
Bir Muhacir'in, Ensar'dan birine tokat vurduğunu, bu yüzden Muhacir ve Ensar arasına soğukluk düştüğünü, Müslümanların ikiye bölünüp karşı karşıya geldiklerini söylediler. Allah Resûlü:
– Bırakın şu cahiliyet davasını, bölücü davranışları... Çünkü o kötü bir adettir. Mü'minleri bölen kimse, cahiliyet davası güttüğünden cehenneme atılır, buyurdu.
– Ya Resûlallah oruç tutsa, namaz kılsa, Müslüman olduğunu söylese de mi, diye soruldu. Peygamberimiz:
– Oruç tutsa, namaz kılsa, Müslüman olduğunu söylese de... buyurdu.
Peygamberimizin bu ikazından sonra Sinan, Cehcah üzerindeki hakkından vaz geçti. Olay da böylece yatışmış oldu.