2024 “10 KASIM”INDAKİ TAABBÜD VE BEYİN YIKAMA
• 11 Kasım 2024 târihli Hürriyet’in manşeti: “Saygı, minnet ve özlemle anıyoruz… Ata’ya hüzün mektupları… 10 Kasım 1938 günü Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm haberini alan vatandaşlar, hissettikleri acıyı yazdıkları mektup ve şiirlerle dile getirdi. Hüzün dolu bu mektup ve şiirler, 86 yıl sonra günyüzüne çıktı.” İlber Ortaylı’nın iddiâsı: “Kendinden emindi, kibirli değildi…”
• 11 Kasım 2024 târihli Sabah’ın manşeti: “Sevgi, minnet ve özlemle Ata’yı andık… Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 86. yılında sevgi, minnet ve özlemle anıldı. Saatler 9’u 5 geçtiğinde yurdun dörtbir yanında hayat durdu. Sirenlerin çalmasıyla tüm Türkiye özlemle Atatürk’e olan saygısını gösterdi. 7’den 70’e yüzbinlerce vatandaş Anıtkabir’e Ata’nın huzuruna koştu. Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Başkan Erdoğan söz verdi: ‘Şahsınızın ve şehitlerimizin emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni her alanda yüceltmek ve büyütmek için var gücümüzle çalışıyoruz.’ 85 milyon tek yürek…”
• 11 Kasım 2024 târihli Hürriyet’in manşeti: “Kuşaktan kuşağa büyüyen sevgi… Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, her yıl olduğu gibi ebediyete intikalinin 86. Yılında da hiç dinmeyen bir özlem ve sevgiyle tüm yurtta anıldı. Ellerinde Türk bayrakları ile sabahın ilk saatlerinden itibaren Anıtkabir’e gelen her yaştan vatandaş Atatürk’ün mozolesi önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Saat 09.05’te devlet erkânı Anıtkabir’de Ata’nın huzurundaydı. Aynı anda tüm Türkiye Ata’sı için ayaktaydı. Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde yapılan Kabine toplantısı sonrası konuştu: Gazi’nin ömrü ve sağlığı en azından bir 10 yıl daha ülkeyi yönetmeye el verseydi bambaşka bir Türkiye görecektik. Maalesef Gazi’nin vefatıyla bu fırsatı kaçırdık…”
• 10 Kasım 2024 târihli Cumhuriyet’in manşeti: “Hep bizimlesin! Aramızdan ayrılışının 86. yılında büyük Atatürk’ü anıyoruz… İlkelerinin izindeyiz… Tam bağımsız, laik, demokratik, anayasal Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük Atatürk, ilk günkü gibi Aydınlanma Devrimleriyle hepimize ışık olmayı sürdürüyor. Her yıl olduğu gibi yine onu sonsuzluğa uğurladığımız saat 09.05’te tüm yurtta yaşam duracak, milyonlar Anıtkabir’e koşacak. Yurt genelinde anma programları düzenlenecek. Atatürk’ü özlem ve saygıyla anarken ilkelerinin izinde yüründüğü bir kez daha haykırılacak… Atatürk ve karşıdevrim… Atatürk’ün önderliğinde yapılan devrimler, tarihte benzeri olmayan toplumsal dönüşümlerdir. Dünyadaki en etkin sosyal bilimciler bu değişimleri 20. yüzyılın en önemli toplumsal hareketi olarak değerlendiriyorlar. Bu devrimler yaşamaktadır… Tenişçi Zeynep Sönmez: Atatürk’ün sayesinde şampiyon oldum…”
Perinçek: “Atatürk’ün önderliğinde doruğa ulaşan Millî Demokratik Devrimimiz tamâmlanma aşamasındadır”
Gerek evvelki neşriyâtımızda, gerekse işbu çalışmamızda yer yer temâs ettiğimiz vechiyle, Marksistler, başında beri, “Feodaliteyi tasfiye ederek Burjuva Demokratik İhtilâlini (Millî Demokratik Devrimi) gerçekleştirmekte olan Kemalist Rejimi” desteklemekte ve Sosyalizme dâir fikirlerini de Kemalizm şemsiyesi altında yaymaktadırlar. (1970’li senelerde Kemalizmi bir tarafa bırakıp doğrudan Komünist ihtilâlciliği yapmakla berâber, 12 Eylûl 1980 Darbesinden sonra evvelki tavırlarına döndüler…) Maocu Kemalist “Sahte Vatanperver”, 10 Kasım 2024 târihli Aydınlık’ın Mustafa Kemâl’in bir fotoğrafıyle berâber manşetten neşrettiği “Atatürk Zamanı” başlıklı makâlesinde, “Atatürk’ün önderliğinde doruğa ulaşan Millî Demokratik Devrimin artık tamâmlanma merhalesinde” olduğunu îlân ediyor:
“Türkiye’miz, büyük karara, büyük çözüme gidiyor. Üretim Devrimi’nin eşiğindeyiz. Bölücü terör yurt içinden ve sınır ötesinden temizlenecek, vatan bütünlüğü sağlanacaktır. En son büyük önder Atatürk’ün önderliğinde doruğa ulaşan Milli Demokratik Devrimimiz tamamlanma aşamasındadır.
“Mustafa Kemal Atatürk, Türk Milleti’nin imparatorluk birikimini ve tarih yapan olanca yeteneğini azami ölçülerde seferber etti. Bugün de milletimizin ve Üretim Devrimi’ne önderlik eden emekçi sınıfların yüksek yeteneğini seferber etme zamanıdır. Bugünkü aşamada Türk Devrimi’nin önderliği emekçi halkındır. Vatan Partisi bu görevin başındadır.
“Zorluklardan devrimle çıkma görevi”
“Zaman Atatürk zamanıdır. Gün Atatürk günüdür. Saat Atatürk saatidir. Bu nedenle Atatürk bir anı değil, önümüzdeki ışıktır.
“Önümüzde yine zorluklar var. Önümüzde yine zorluklardan devrimle çıkma görevi var. Bu nedenle önümüzde büyük devrimci Atatürk var.
“Türk Devrimi, son iki yüzyılda Rusya, Çin, Hindistan ve İran ile birlikte Asya çağının öncülerindendi. Şimdi Asya çağının son büyük atılımını yaşıyoruz. Önümüzde Asya’nın Atlantik emperyalizmine karşı kesin zaferi var. Türk Devrimi bu zaferin öncüleri arasında seçkin bir yere sahiptir. Atatürk, ‘Asyaî bir milletiz.’ demişti. Asyalıyız ve Asya çağının kapısını açan mücadelenin ön mevzisindeyiz.
“Bugün Atatürk’ü anmak, zorlukların üzerine yürümektir. Devrimci olmaktır. Asyalı olmaktır. Asya çağının kurucularından olmaktır.
“O, her zaman bilincimizde, her zaman yüreğimizdedir.
“Atatürk, her zaman bağımsızlık isteyen devletlerin, kurtuluş isteyen milletlerin, devrim isteyen halkların bilincindedir. (Doğu Perinçek / Vatan Partisi Genel Başkanı)”
Hayâtı hakîkatsizlik ve ihtilâlci (kendi tâbiriyle, “devrimci”) fesâd üzerine kurulu bir siyâsetci! En büyük hünerlerinden birisi, karayı ak, akı kara göstermek! 1 Mayıs 1977 Taksim Meydanı Fâciası, Sovyetciler ile Maocular arasındaki çatışma yüzünden doğan izdihâmın netîcesi iken, onu, “Kontrgerillanın”, “Derin Devlet”in, “CİA’nın” tertîbi olarak l̃anse ederek Maocu yoldaşlarını temize çıkarmıya çalışma hokkabâzlığı da ona âiddir. Kemalizmi Stalincilikle, Maoculukla mezceden odur. Müslümanlığın, Şefleri kadar, amansız hasmıdır. 1970’li senelerde, Ülkücüler ile Akıncıları çatıştırmak için çok uğraşmıştı. 2000’e Doğru mecmûasında Abdullah Öcalan’ın propagandasını yapmaktan çekinmemişti. Rusya’nın, Çin’in, Beşar Esad’ın, Kim Yong-un’un gönüllü sözcüsüdür. Jenosidci Çin rejiminin topyekûn yok etmiye çalıştığı Uygur Türklerinin ferâh fahûr yaşadığını iddiâ edecek kadar pişkindir!
Yukarıdaki fıkrasında, bu sefer de bir başka hokkabâzlığa kalkışmıştır: Garbperestliğin bayrakdârı Mustafa Kemâl’i “Asyacı” olarak göstermek! Kezâ, onlarca milletin esâret altında yaşadığı ve her fırsatta komşularına tecâvüz etmekden çekinmiyen Rusya ve Çin’in antiemperyalist olduklarını iddiâ etmek! Hayâtı hakîkatsizlik, fikrî hokkabâzlık ve fesâd üzerine kurulu bir şahıstan başka ne beklenir?
(Korkusuz, 11.11.2024, s. 1)
***
“Atatürk’ü sevmek, ibâdettir!”
• 10 Kasım 2024 târihli Milliyet’in manşeti: “Anmak kadar anlamak lazım! Atatürk’ü ebediyete göç edişinin 86. yılında saygı ve özlemle anıyoruz. Ancak anmak, sembollerle sevgiyi ifade etmek kolay ama anlamak, varılmak istenen hedefi kavramak zor…”
• 11 Kasım 2024 târihli Milliyet’in birinci sayfa haberi: “Tüm zamanların 10 Kasım rekoru… Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 86. yıldönümünde 1 milyon 92 bin 365 kişi Anıtkabir’e ziyarette bulundu. Bu sayı bugüne kadarki 10 Kasım’larda Anıtkabir’e yapılan en yoğun ziyaret olarak kayıtlara geçti…”
• 11 Kasım 2024 târihli Korkusuz’un manşeti: “Böyle sevgi hiçbir lidere nasip olmadı! Ölümsüzlük böyle bir şey! Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk vefatının 86’ıncı yılında, görülmemiş sevgi ve saygıyla anıldı… Biz Türkler ölümsüzlüğün sırrını, 10 Kasım 1938’de keşfettik! Dün saatler 09.05’i gösterdiğinde Türkiye’de zaman durdu. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 86’ıncı yılında büyük bir sevgiyle anıldı. Yollarda, köprülerde, metrolarda, sahillerde milyonlar saygı duruşuna geçti. Anıtkabir doldu taştı, Türk halkı Ata’sına bağlılığını tüm dünyaya ilan etti.”