Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (313)

(https://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Saka; 12.4.2026)

Hasan Saka ve Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri… 2. Cihân Harbi sonrası adım adım ve nihâyet 10 Şubat 1947 Pâris Muâhedesiyle Oniki Ada Yunanistan’a peşkeş çekildiği zamân, Trabzon Meb’ûsu Hasan Saka (Trabzon, 1885 – İstanbul, 29.7.1960, Zincirlikuyu Mez.), “Millî Şef”in Recep Peker Hük̃ûmetinde Hâriciye Vekîli idi. Bu makâmı, 10 Eyl̃ûl̃ 1947’de Başvekîl olarak yeni hük̃ûmeti teşkîl edinciye kadar işgâl̃ etti. Başvekîlliği 9 Ocak 1949’a kadar devâm etti. Müteâk̆iben, CHP’nin TBMM Grup Reîsliğini deruhde etti. Hasan Saka’nın tam olarak ne zamân tekrîs edildiği bilinmiyor. (Seyhun Tunaşar, Mimar Sinan, 2002/126: 39) (1910’lu seneler olabilir.) 1929’da kendisine, -Şükrü Kaya, Tıb Dr. Tevfik Rüştü Aras ve Mehmet Cemil Uybadın ile berâber- 33. Derece tevcîh edildi. 1930’da, 19-30. Derecelere göre çalışan Etiler Areopajı’nın ilk Reîsi ihtihâb edildi. (-Üstâd-ı Âzam- Kemalettin Apak, Ana Çizgilerile Türkiyedeki Masonluk Tarihi, İstanbul, 1958, ss. 59, 147)

***

Tevfik Rüştü Aras hakkında birkaç tesbît: Sabataî, Farmason, Komitacı, Kemâlperest, Marksist, v.s.

Sabataî Cemâatinin hemen ilk sırada zikredilecek güzîdelerinden ve Kemalist Totaliter Rejimin kuruluş devrinin belki en mühim dört liderinden (Mustafa Kemâl, İsmet İnönü, Şükrü Kaya, Tevfik Rüştü Aras) biri…

Sabataî Cemâatine yakınlığı ve siyonist Âleminden gördüğü büyük yardım sâyesinde Sabataîlik hakkında birinci dereceden bir kaynak kitab têlîf etmiş olan Prof. Dr. Cengiz Şişman, onun, 1920’li, 30’lu senelerde, Hâriciyeyi Cemâatdaşlarıyle doldurduğu gibi fevkalâde şâyân-ı dikkat bir tesbîtte bulunur:

“1926’dan sonra, Dönmeler, mümkün mertebe siyâsetten uzak kalmıya çalıştılar [???]; bunun mânîdâr bir istisnâsı, Hâriciye Vek̃âletine gösterdikleri al̃âkadır. Mesel̃â Tevfik Rüştü Aras, 1923 il̃â 1939 senelerinde [Kemalist Rejimin] ilk Hâriciye Vekîli olarak hizmet etti ve bu esnâda pek çok Dönmeyi Hâriciyeye aldı. (After 1926, the Dönmes tried to stay away from politics as much as possible, with a significant exception in their interest in the Ministry of Foreign Affairs. For example, Tevfik Rüştü Aras served as the first minister of Foreign Affairs between 1923 and 1939 during which he recruited many people of Dönme origin to the office.)” (Prof. Dr. Cengiz Şişman, The Burden of Silence: Sabbatai Sevi and the Evolution of the Ottoman-Turkish Donmes, New York: Oxford University Press, 2015, p. 287; Şişman ve kitabı hakkındaki değerlendirmemiz, Mustafa Kemâl’in Havradaki Resmî Cenâze Âyini ünvânlı çalışmamızdadır: Yeni Söz, 4.8 – 1.10.2022, her gün tam sayfa 58 tefrika.)

Yukarıdaki pasajın ilk cümlesi, hilâf-ı hak̆îkattir: Onlar, hiçbir zamân siyâsetten uzaklaşmadılar; bilakis hep siyâsetin merkezinde yer aldılar. Bu hâl̃, 19. asrın ikinci yarısından günümüze kadar böylece devâm ediyor. Sâdece TBMM âzâları arasındaki Sabataîleri nazar-ı dikkate almak bile bu vâkıayı tesbîte k̃âfîdir…

Tevfik Rüştü Aras’ın resmî tercümeihâli

“Kemalist Türkiye”nin sayılı bânîlerinden biri olan Tevfik Rüştü Aras’ın aşağıdaki resmî trecümeihâli, ana hatlarıyle, 20. asır başlarındaki bir Sabataînin, Avrupaî tahsîl ve Cemâat tesânüdü sâyesinde, Devlet kademelerinde ve siyâsî-ictimâî statüdeki tipik bir yükseliş grafiğidir. Buna Masonluğunu, Komitacılığını, Frenkvârî hayât tarzını ve Kemâlperestliğini de ilâve edersek, aynı zamânda, yine o devrin umûmî bir Sabataî profilini elde ederiz:

“Hasan Rüştü Bey’in oğludur. 1883’te Çanakkale'de doğmuştur. İlk öğrenimini İzmir'de, Lise öğrenimini Üsküp'de yapmış, İstanbul'da Nümune-i Terakki Mektebi’ne girmiş ve buradan birincilikle mezun olmuştur. Beyrut'ta Fransız Laik Mektebi’ne devam etmiş ve Beyrut Tıbbiye Mektebi’nden mezun olmuştur. Fransızca bilir. Bir süre İzmir'de Sedat ve İttihat gazeteleri başyazarlığı yapmıştır.

“2 Mayıs 1908’den 31 Ekim 1909'a kadar İzmir Gureba Hastahanesi doğum doktoru, 2 Şubat 1909’ dan 30 Eylül 1911 tarihine kadar Selanik Vilayeti Sıhhiye Müfettişi, 1 Ekim 1911’den 8 Kasım 1911’e kadar Genel Sıhhiye Müfettişi, 10 Aralık 1912 tarihine kadar Hıfzısıhha Emrâz-ı Sâriye Encümeni ve 10 Ocak 1912’de Meclis-i Umûr-i Tıbbiye-i Mülkiye ve Sıhhiye-i Umûmiye âzâsı olmuş, 1 Eylül 1912’den 31 Aralık 1912'ye kadar Üsküp Hilaliahmer Hastahanesi Baştabipliğinde, 1 Ocak 1912’den 1 Nisan 1913 tarihine kadar Çanakkale Hastahanesi Baştabipliğinde, 1 Mart 1913’ten 31 Mart 1913 tarihine kadar Sağlık Genel Müdürlüğü I. Müfettişliğinde, 1 Mart 1913’den 2 Şubat 1914 tarihine kadar Hıfzısıhha Şubesi Müdür Muavinliğinde, 2 Şubat 1914’ten 28 Şubat 1915'e kadar Teftiş Kurulu Başkanlığında, 1 Mart 1916’dan 28 Haziran 1917'ye kadar Genel Müfettişlikte, 28 Haziran 1917’den 28 Haziran 1918'e kadar Yüzbaşılık Rütbesi ile I. Ordu Hıfzısıhha Müşavirliğinde, 29 Haziran 1918’den 30 Haziran 1920’ye kadar Yüksek Sağlık Meclisi üyeliğinde bulunmuş ve 1920’de İstanbul'dan Eskişehir'e geçerek Kuvâ-i Milliye’ye katılmıştır.

1920’den 10 Ağustos 1923 tarihine kadar Menteşe [Muğla] Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapmıştır. 6 Kasım 1923’te Sağlık Bakanı, 15 Nisan 1923’te ikinci defa Sağlık Bakanı, 11 Ağustos 1923’ten 31.10. 1927’ye kadar İzmir Milletvekili, 29 Ağustos 1923’te Türkiye-Yunanistan Mübadele Komisyonu Başkanı, 4 Mart 1925’te Dışişleri Bakanı olmuş, 04.03.1925 - 11.11.1938 tarihleri arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştır.

“11 Kasım 1938’de Bakanlar Kurulunun istifası üzerine Hariciye Vekilliğinden ayrılmış, 1939’da Londra Büyükelçisi olmuş ve 1942 Şubat ayında emekliye ayrılmıştır.

“Kırmızı - Yeşil İstiklâl Madalyası vardır. (“T.C. Dışişleri Bakanlığı”nın sitesinden: https://www.mfa.gov.tr/sayin-tevfik-rustu-aras_in-ozgecmisi.tr.mfa; 26.3.2026. Metnin doğru anlaşılması için, imlâsına kısmen müdâhale ettik ve ifâde kusûrlarını düzelttik.)

“Hariciye Vekili Tevfik Rüştü (Aras) Bey; Rus Sefiri Suriç ve Yunus Nadi (Abalıoğlu) Bey ile birlikte.” (https://arsiv.ttk.gov.tr/details?id=7759&materialType=F&query=Aras%2C+Tevfik+R%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC%2C+1883-1972.#gallery-1; 15.3.2026) Tipik bir Sabataî, Farmason, Kemalist…

***

Tevfik Rüştü’nün doğum yeri “Çanakkale” mi, yoksa “Üsküb” mü?

İsmet İnönü’nün dâmâdı Metin Toker’in haftalık Akis mecmûasının 15 Aralık 1962 târihli 442. sayısında, Tevfik Rüştü Aras hakkında, iki sayfaya yakın (ss. 31-32) bir makâle mündericdir. Mûmâileyh hakkında oldukça iyi bilgi edinmiş bir kalemden çıktığı belli olan makâlede, iki bilgi, bizi şaşırtıyor: Birincisi, Aras’ın doğum târihi, dîğeri de doğum yeri:

“Tevfik Rüştü Aras, 1890 yılında Yugoslavyanın Üsküp -şimdiki adıyla Skopje- şehrinde doğdu. Babası, Üsküpte Ceza Reisliği yapmış olan Hasan Rüştü Beydir. Tevfik Rüştü, Üsküp İdadisinden sonra Nümune-i Terakki mektebini bitirdi. İlh…”

Hâlbuki resmî tercümeihâlindeki doğum târihi 1883 ve doğum yeri de, Çanakkale’de bulunan Kal̃’a-i Sultâniye, şimdiki ismiyle Çimenlik Kalesi’dir.

Acabâ, müellif, bir hatâ mı yapmıştır, yoksa resmî tercümeihâline uymıyan mâl̃ûmâta mı sâhibdir?

Hâtırât’ını yazıyormuş

Makâle, Tevfik Rüştü’nün akrabâlık bağlarından, Hâtırât’ını yazmakta olduğundan ve emekli olduktan sonra, maddeten desteklemek maksadıyle kendisine husûsî sektörde tevdî edilen vazîfelerden bahseden kısımlarıyle oldukça câlib-i dikkattir:

“…Tevfik Rüştü Arasın, Evliyazade Makbule hanımdan bir kızı vardır. Emel adındaki kızı, Fatin Rüştü Zorlunun karısıdır. Fatin Rüştü Zorluyu çok seven kayınpederini en çok üzen hâdise, damadının asılmasıdır. Tevfik Rüştü Aras, ilk karısı Makbule hanımın vefatı üzerine, 1960 yılında [doğrusu: 20 Nisan 1961’de] Bahire hanımla evlendi. Hatıralarının büyük bir kısmını tamamlamış bulunan Arasın ailesine olan vasiyeti, hatıralarının ölümünden sonra yayınlanmasıdır. Ayrıca bir şart daha koşmuştur: Hatıraları, ancak ailesinin ve vârislerinin ‘o günün siyasî şartlarına göre’ uygun bulacakları bir zamanda neşredilecektir.

“Tevfik Rüştünün bir de torunu vardır: Fatin Rüştü Zorlunun, geçen yıl evlenen kızı Sevim [Sevin] Zorlu. Tevfik Rüştü Aras, Boğaz gezintilerinin dışında, son olarak, damadı Fatin Rüştü Zorlunun haksız iktisap dâvası ile ilgili duruşmasına gitmek üzere evinden çıkmıştır.