Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (316)

‘Öz yurdumuzda garîb, öz yurdumuzda parya!’

“Güney Afrika Cumhuriyetinin Başkenti Johannesburg, son günlerde yeni bir skandalla çalkalanıyor. Bütün gazetelerde hep aynı manşet: ‘Eski Türk Dansözü Leyla, milyoner sevgilisini bırakıp, milyoner kocaya kaçtı.’ Johannesburg gazetelerinin sözünü ettikleri, ‘eski Türk dansözü Leyla’, eski İzmir Valisi [doğrusu: Belediye Reîsi] Faruk Tunca’nın kızı Leyla Tunca’dan başka kimse değildir. İlh…” (Milliyet-Magazin, 8.7.1973, ss. 16-17) Bu ziyân olmuş hayâtın sonrası, mechûl̃ümüz… Ve işte size, “Ata”larının izinden ayrılmıyanların inşâ ettikleri “Mütefessih Türkiye”! Bir Türkiye ki bize “Öz yurdumuzda garîb, öz yurdumuzda parya!” dedirtiyor…

(Milliyet, 6.5.1965, s. 5)

Habîs rûhları neşriyâtlarına da böyle ak̃sediyor! Hamiyetsiz, Kemalizm afyonuyle uyuşmuş cem’iyetten çıt çıkmıyor!

***

“Fevkalâde güzel kadın… Londra gece klüplerinin ünlü Türk strip-tease yıldızı… Mevsimine göre sevgili değiştiren sosyete kadını… Berâberinde 150 kat elbise ve kürkle İstanbul’a geldi…”

⬧ Altı ay sonra, Leylâ Tunca, Milliyet’in sütûnlarını yine işgâl̃ ediyor… Bu seferki bahâne: Londra’dan İstanbul’a “150 kat elbise ve kürkle” gelmiş… Bu arada, “Çinli sevgilisini unutmuş”… “İngiltere’de çalışan Türk strip-tease artisti, Mandy Davis’in sevgilisiyle her zaman evlenebilirim” demiş…

Erol Simavi’nin metresi Gönül Yazar’la yanak yanağa bir resim refâkatinde neşredilen haber, ahlâksızlıklarıyle berâber, düşük kadının “Türklüğünü” tebârüz ettiriyor:

“Londra gece klüplerinin ünlü Türk strip-tease yıldızı Leylâ Tuncer, bir İngiliz pasaportu ile önceki gün İstanbul’a gelmiştir. 21 [doğrusu: 19] yaşındaki genç ve fevkalâde güzel kadın, beraberinde getirdiği 150 kat elbise ve kürkleriyle İstanbul’da görünmek istediğini söylemiş, gelişinin gerçek sebebini açıklamamıştır.

“Londra gece klüplerinde bir yıl çalışıp sosyeteye giren ve mevsimine göre sevgili değiştiren Leylâ, son nişanlısı milyoner Çin’liyi iki ay evvel bırakmış ve eski kiralık kız Mandy Rice Davis’in sevgilisi Baron Cervello’yu kendine âşık etmiştir. İlh…” (Orhan Türel, Milliyet, 16.11.1965)

Uğruna cinâyet işlenen “sarışın dilber”

⬧ Leylâ Tunca, şimdi 20 yaşındadır… Daha evvel g̃ûyâ evleneceği Çinli erkek, onun yüzünden kâtil olmuştur! Bu da bir “mezîyet”! Uğruna cinâyet işlenen bir âşüfte! Bu, Milliyet’in birinci sayfasında beş sütûnluk resimli bir haberdir (“Sevgili” kelimesinin ne kadar müstekreh bir şekilde kullanıldığına dikkat edilmelidir):

“Leylâ Tunca yüzünden Londra’da cinayet işlendi… Tunca’nın Çin’li sevgilisi, genç kızı başka bir erkekle aynı yatakta yakalayınca rakibini sevgilisinin gözü önünde bıçaklayarak öldürdü…

“Leylâ Tunca’nın Hong-Kong’lu eski sevgilisi Lee Chan, sarışın dilberin yeni sevgilisi İtalyan asıllı Enzo Pavyari’yi Tunca’nın yatak odasında yakalamış ve bıçaklayarak öldürmüştür. Ansızın odadan içeri giren Lee, Pavyariyi, Tunca’nın gözleri önünde altı yerinden bıçaklamıştır. İlh…” (Haber, bu minvâl üzere, tafsîl edilerek, yedinci sayfada devâm ediyor…) (Demir Baran Sarol, Milliyet, 4.1.1966, s. 1)

7 Şubat 1966 târihli Milliyet’te de, bir resmiyle berâber, “Strip-Tease artisti Leylâ Tunca’nın bu sabah başlayacak olan [mezkûr] cinayet dâvâsında hazır bulunmak üzere dün uçakla Londra’ya gittiği” haberi vardır… 17 Şubat 1966 târihli nüshada, Gönül Yazar’la dostluğu da bahis mevzûu edilerek, aynı mâhiyette bir haber daha…

Milliyet’in Leylâ Tunca’yı rekl̃âm etmek için yeni bir bahânesi: Bacaklarını teşhîr ederek “Makaryos’un adamlarını delirtmiş”!

29 Ocak 1966 târihli Milliyet Leylâ Tunca’nın rekl̃amını yapmak için yeni bir bahâne bulmuştur: O, (Türk Jenosidcisi Papaz) “Makaryos’un adamlarını delirtmiş”! Nasıl mı? Uçakta yan yana seyâhat ederken, ona ve adamlarına bol bol (o murdâr) bacaklarını teşhîr ederek onları tahrîk etmiş! Bu meyânda, göz kamaştıran bir yığın lüks kıyâfetle İstanbul’a dönmüş! Birkaç sütûn işgâl̃ eden resimli haberden iki pasaj:

“…Londra’dan Atina’ya kadar beraber seyahat ettiği Makarios’la yanındaki adamlar [hakkında]: ‘…İnsanı gözleriyle yiyorlar. Kımıldasak, gözler bacaklarda. Ben de delirttim onları. O kadar ki Makarios bir ara içime düşen sekreterine ikazda bulundu…’ […]

“…3 vizon manto getirdi. Kıymetleri 60-80 bin arasında. 4 bavulu sade yeni ‘Courege’ tipi elbiselerle dolu. Bunların içine girsin diye 10 kilo zayıfladı. Otelde kalmıyor. Gazeteler rahatsız etmesin diye.” (Orhan Türel, “Laylâ Tunca: Makarios’un adamlarını delirttim”, Milliyet, 29.1.1966, s. 9)

“Yeni Skandallar Kraliçemiz”

⬧ Birkaç ay sonra, Leylâ Tunca, yine Milliyet’in neredeyse altıncı sayfasının tamâmını kaplıyor… Çırılçıplak, fakat en mahrem yerleri görünmiyen bir resminin refâkatinde… Bahâne: Başrolünü oynadığı “Milyonerin Kızı” isimli şehvet filminin rejisörü Türker İnanoğlu’nu Filiz Akın’ın elinden alıyormuş! Manşet:

“Leylâ Tunca – Türker İnanoğlu yakınlığı için… Filiz Akın: ‘Çocuğum var ve Türker’i de çok seviyorum’…”

Haberin başı:

“Yeni ‘Skandallar Kraliçemiz’, eski İzmir Belediye Başkanının ‘evlâtlıktan reddettiği’ dansöz Leylâ Tunca… Uğrunda Londra’da cinayetler bile işlenen Leylâ Tunca, şimdi de ünlü Yeşilçam Sokağı’nı birbirine katmakla meşgul. Film çevirdi, çevirecek dedikodularıyla kendisini ön plâna çıkarmasını ustalıkla başaran Leylâ Tunca, kendisinden daha da söz ettirmek için başka yollar peşinde.

“Prodüktör-rejisör Türker İnanoğlu ile yeni bir aşkın eşiğinde olduğunu açıktan açığa ilân eden Leylâ Tunca’ya karşı İnanoğlu’nun eşi ‘mazlum’ Filiz Akın bu konuda pek bir şey demiyor. Tek söylediği: ‘- Çocuğum var ve Türker’i seviyorum…’dur. İlh…” (Milliyet, 8.5.1966, s. 6)

Milliyet’te, “Türk” sıfatı yeni bir hakâret mevzûu: “Ünlü Türk lokumu Leylâ Tunca”!

⬧ Aradan altı sene geçiyor, Leylâ Tunca, 8 Temmuz1973 târihli Milliyet’in magazin ilâvesinde, birkaç resim refâkatinde, iki tam sayfalık röportajla rekl̃am ediliyor… Mes’ele nedir? “Leylâ Tunca bir milyoneri bıraktı, bir bankeri aldı…”

Bu haberde, “Türk” sıfatı yeni bir hakâret mevzûudur… Murdâr vücûdunun teşhîr edildiği fotoğrafının altında: “Ünlü Türk lokumu”!

Leylâ Tunca, lüks fâhişe hayâtına şimdi Johannesburg’ta devâm ediyor:

“Güney Afrika Cumhuriyetinin Başkenti Johannesburg, son günlerde yeni bir skandalla çalkalanıyor. Bütün gazetelerde hep aynı manşet: ‘Eski Türk Dansözü Leyla, milyoner sevgilisini bırakıp, milyoner kocaya kaçtı.’ Johannesburg gazetelerinin sözünü ettikleri, ‘eski Türk dansözü Leyla’, eski İzmir Valisi [doğrusu: Belediye Reîsi] Faruk Tunca’nın kızı Leyla Tunca’dan başka kimse değildir. İlh…” (Milliyet-Magazin, 8.7.1973, ss. 16-17)

Bu ziyân olmuş hayâtın sonrası, mechûl̃ümüz…

Ve işte size, “Ata”larının izinden ayrılmıyanların inşâ ettikleri “Mütefessih Türkiye”! Bir Türkiye ki bize “Öz yurdumuzda garîb, öz yurdumuzda parya!” dedirtiyor…

Makbule Evliyazade Aras

Tevfik Rüştü’nün ilk izdivâcı, 27 Nisan 1327 / 10 Mayıs 1911’de, [Hacı] Mehmet Bey ile Fatma Zehra Hanım’ın kızı, 1879 İzmir doğumlu Makbule Evliyazade iledir.

Makbule Hanım, 28 Eylûl 1960’ta vefât edince, Tevfik Rüştü, 20 Nisan 1961’de, Mahmut Bey ile Emine Hayriye Hanım’ın kızı, 1909 İstanbul doğumlu Hatice Bâhire Hanım’la ikinci izdivâcını yaptı. Bâhire Hanım, 18 Mart 1989’da vefât etmiş, Rumelihisârı Mezarlığı’nda, Tevfik Rüştü Aras’la yan yana defnedilmiştir. Hakkında, bundan başka, bir şey daha biliyoruz: Aras, 1968’de neşredilen Görüşlerim isimli makâle derlemesi kitabını, eşi Bâhire Hanım’a ithâf ediyor:

“Bu kitabımı sevgili eşim Bahire Aras’a ithaf ediyorum. Buradaki yazılarımın çoğunda bana yardım etti.”