Mütehakkim Zümrenin bir temsîlcisi olarak Münci Kapani
Münci Kapani, 19. asırda ve 20. asrın ilk yarısında, Yahûdi ve Sabataî Cemâatlerinde umûmiyetle müşâhede edildiği vechiyle, kalabalık bir âileye mensûbdu; İzmir Karşıyaka Belediye Reîsi Tahir Kapani ile Emine Mediha (Osmanoğlu) Kapani’nin sekiz çocuğundan biriydi: Muazzez (Kantar), Mefharet (Yemişçi), Âtıfet (Karabuda), Hüseyin Kapani, Sabahattin Kapani, Osman Kapani, Münci Kapani ve Güner (Pamir)…
Kardeşlerden Âtıfet Karabuda’nın eşinin, kayınbirâderi Münci Kapani ile berâber Hürriyet Partisi saflarında faâliyet gösteren Sıhhat Vekâleti Müsteşarı Dr. Nail Karabuda olduğunu yukarıda kaydetmiştik. Bir kazâda hayâtını kaybeden Güner Hanım’ın eşi de, bir yüksek bürokrat idi: Turizm ve Tanıtma Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Mehmet Ali Pamir… (Güner Pamir ve Münci Kapani’nin vefât îlânları, Milliyet, 7.4.1966, s. 2 ve Milliyet, 29.6.1993, s. 19)
Mütehakkim Zümrenin bir temsîlcisi olan Prof. Dr. Münci Kapani’nin ve kız kardeşinin vefât îlânları…
***
Muâsır Türkiye’yi şekillendiren âilelerden biri olan Kapani’lerin çok dikkat çekici bir akrabâlıkları, Deniz Kuvvetleri Kumandanı, Büyük Elçi, Senatör, 1973-1980 devresinin “Cumhûr” Reîsi Oramiral Fahri Korutürk ile… (“Korutürk” soy adı, ona da, “Tek Adam”ın yâdig̃ârı…)
Bâbıâlî K̃âtiblerinden Osman Sâbit Efendi ile Emîne Nesrin Hanım’ın oğulları olan ve ilk tahsîlini Tefeyyüz Nümûne ile Reşâdiye Nümûne Mekteblerinde yapan Fahri Sâbit Korutürk (İstanbul, 1903 – a.y., 12.10.1987), İstanbul Meb’ûsu Salâh Cimcoz’un kızı, Ressam Emel Cimcoz ile evlenmiş (26 Şubat 1944), bu izdivâcdan üç çocuk dünyâya gelmiştir: Osman, Salâh ve Ayşe Korutürk…
Psikolog Ayşe Hanım’ın eşi, Şerif ve Nimet Arzık’ın oğulları Ahmet Arzık…
Osman ve Salâh Korutürk Hâriciyeci oldukları gibi, Salâh Bey’in eşi (Hüsamettin ve Zehra Tanyar’ın kızları) Zergün Hanım da aynı câmiaya mensûb… (; 9.12.2019; Hürriyet, 13.3.2013 –Fatih Şahintürk’den naklen-; Atilla Çetin, T. D. V. İslâm Ansiklopedisi, 2002: 26/214-215)
Osman Korutürk ise, Münci – Margaret Kapani çiftinin tek çocukları olan Suzan Kapani ile evleniyor ve onların da tek çocukları oluyor: Selçuk Korutürk…
http://www.gazetekadikoy.com.tr/genel/modadan-hic-kopmadim-h1501.html; 22.10.2019)
Prof. Dr. Münci Kapani’nin dâmâdı Osman Korutürk…
Mustafa Sürmeli’nin röportajı:
http://www.gazetekadikoy.com.tr/genel/modadan-hic-kopmadim-h1501.html; 22.10.2019)
***
Saint Joseph Fransız Lisesi mêzûnu, Büyük Elçi, CHP İstanbul Millet Vekîli Osman Korutürk, Eylûl 2011’de Mustafa Sürmeli’ye verdiği mülâkatta, birkaç cümleyle de âilesinden ve evliliğinden bahsediyor:
http://www.gazetekadikoy.com.tr/genel/modadan-hic-kopmadim-h1501.html; 22.10.2019)
F. Korutürk’e nazaran, “Kemalizm üzerine oturtulmuş Anayasa nizâmından" şaşmamak lâzımmış!
Devletin zirvesini yedi sene işgâl̃ eden Fahri Korutürk’ün zihniyet ve siyâseti, onun, Memleketi Komünist ihtilâl hareketinin kasıp kavurduğu, kendilerinin ise bu gidişâta mâni olmak için sadra şifâ tedbîrler almadıkları, bilakis bu hâlleriyle 12 Eyl̃ûl̃ Darbecilerine zemîn hazırladıkları bir zamânda, meş’ûm 27 Mayıs İhtilâlini tes’îd sadedinde verdiği aşağıdaki beyânâtından anlaşılabilir:
Son Havadis, 28 Mayıs 1976, ss. 1 ve 7)
Bu zümrenin belki tamâmına hâkim olan ikiyüzlü zihniyet bu beyânâtta da tezâhür ediyor:
Meşrû seçimle iş başına gelmiş bir Hük̃ûmeti entrikalar ve silâh zoruyle devirir, Engizisyon muhâkemelerini tâk̃îben, Başvekîl ve iki arkadaşını darağacında sallandırır, kendilerine muhâlif saflarda yer alan yüzlerce siyâsetciyi zindânlara atar, birçoğunun ölümüne sebeb olur, Memleket çapında kıyımlara girişir, on binlerce insanı mağdûr ederler, l̃âkin bu zulüm siyâseti “Hürriyet Bayramı” olarak tes’îd edilir, l̃ânetli ihtilâl “mes’ûd” bir hâdise olarak takdîm edilir!
(-Süleyman Demirel tarafdârı- Son Havadis, 28.5.1976, s. 1)
Prof. Dr. Münci Kapani’nin dünürü, VI. “Cumhûr Başkanı” Fahri Korutürk’ün Kemalist İdeol̃ojinin tezâhürü olan bir beyânâtı… Memleketimiz, bir asırdır, bu zihniyetteki insanların elindedir…
***
Hem “Müslümanız” derler, hem de Siyonist-Sovyet Rejiminin ve Maocu Çin’in jenosidci siyâsetiyle milyonlarcası imhâ edilmiş, kalanları da mezâlim idâreleri altında inliyen Türkistanlılara ve Âzerîlere sâhib çıkmak, onların haklarını müdâfaa etmek, onlarla işbirliği imk̃ânları aramak suç olur! Kezâ, İsl̃âm Âlemine beslenen sevgi ve onlarla dünyâ çapında dayanışma isteği de!
Bir taraftan Demokrasi, İnsan Hak ve Hürriyetleri, v.s. edebiyâtı, dîğer taraftan Memleketi totaliter bir ideol̃ojiyle kayıdlayış! Zorbaların eseri olan bir Esâsiye Kânûnunu, bütün vatandaşların riâyet etmesi mecbûrî bir mîyâr olarak dayatma! Üstelik, bunun, “Atatürk İlke ve Devrimleri”, yâni Kemalist Totaliter İdeol̃oji “üzerine oturtulmuş” bir Kânûn metni olduğunu pervâsızca îlân ederek!
Bu Münâfık düzenin panzehri, Hak̆îkatten başka ne olabilir? Müdellel, mevsûk Hak̆îkat! Sâdece Hak̆îkat!